“Örneğin dünyanın en büyük şirketlerine bakalım Google, Meta (eski adıyla Facebook), Amazon, Tesla hepsi de yazılım ve bilişim firmaları peki neden? “
Bir önceki yazımdan bir alıntı aslında konuma da bir başlangıç.

***
Bilgiye girmeden önce “Veri” kelimesini incelemek istiyorum. Veri (Data): Tek başına bir anlam ifade etmeyen, programlar tarafından işlenerek bilgiye dönüştürülen parçalardır.

***
Örnekleyecek olursak:
- Aydınlı (Veri)
- Kısa Saçlı (Veri)
- Kahverengi Gözlü (Veri)
- Erkek (Veri)

***
(Böyle birçok veri belirtilebilir. Ama bunların hepsi aslında bir bilgiye ulaşmak içindir.)
- aaaa bu bizim şey değil mi ya dilimin ucunda. Evet buldum bu bizim Mücahit (Bilgi)

***
Artık veriler birleşti ve anlamlı hale gelerek bir bilgi oluşturdu. Bilişimde bilgi ve veri arasında bir de enformasyon süreci vardır. Enformasyon ise verilerin anlamlı hale gelebilmesi için bilgi parçacıklarını oluşturur. Örneğin, bir şirkette satış rakamları veriyi, satış rakamlarının grafikleri ve raporlanması enformasyonu, rapordan sonra bu çeyrek %30 satışların arttığını söylemek ise bilgiyi oluşturur. Peki bilgiler neyi oluşturur o da bilgeliği oluşturacaktır.

***
Veri, enformasyon derken şimdi de bilgelik çıkarttı karşımıza dediğinizi duyar gibiyim merak etmeyin bilgelik kısmı daha sonraki konularımızda olacak.
Veri → Enformasyon → Bilgi → Bilgelik

***
İnsanlık tarihler boyunca aslında bu döngüyü kullanımmış. Örneğin Tarım; yağmurun yağacak olması (veri), hangi dönemler arasında daha çok yağdığını tespit etmek (enformasyon), yağmur yağma durumlarına göre ekim veya dikim kararı vermek (bilgi) olarak bu süreç dönmüştür. Ayrıca bu bilgi saklanarak ve üzerine eklenerek günümüze kadar ulaşmış durumda.

***
Tanımlamaları kısaca bu şekilde özetleye biliriz. Şimdi gelelim sorumuza Peki Neden?

***
Çünkü en büyük veri bu şirketlerin elinde ve bu verileri enformasyona dönüştürecek teknoloji yine bu şirketlerin elinde, enformasyonu bilgiye dönüştürme gücü de yine bu şirketlerin elinde.
- Eeee saadete gel Mücahit.

***
Yani en büyük bilgi bu şirketlerin elinde. Örneğin Google, eğer bir “Akıllı Telefon” kullanıyorsanız Google sizin nereye gittiğinizi, kimlerle görüştüğünüzü, neleri sevdiğinizi veya sevmediğinizi, neye ilgi duyduğunuzu sonuç olarak tüm benliğinizi biliyor aslında sizi, sizi en iyi tanıyan insandan daha iyi tanıyor ve burada artık işin içerisine bu bilgilerin güvenliği giriyor. Sizin tüm bilgilerinizi bu firmalar kullanıyor ancak nasıl kullanıyor, nerede kullanıyor, kimlerle kullanıyor siz bilmiyorsunuz.
Siz para vermeden hizmet alıyorsunuz onlarda hizmetin karşılığı olarak bilgileri, çünkü hiçbir hizmet bedava değildir. Belki de bilgileriniz sizin ödeyecek olduğunuz abonelik ücretinden daha değerlidir…

***
“Bilgi Farkındalığı ve Güvenliği: Bireysel” yazımda görüşmek dileğiyle.

***

DİĞER YAZILARI