Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim ortamlarının niteliğini artırmak amacıyla öğretmenlerin giyeceği önlüklere ilişkin yeni standartlar belirlendi. Bu kapsamda hazırlanan "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu" eğitim camiasında gündem olurken Türk Eğitim-Sen Aydın Şube Başkanı Veli Yıldırım konuyla ilgili Aydın Hedef Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Öğretmenlik mesleğine saygınlığın kıyafet üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yıldırım, eğitimcilerin çok daha önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Öğretmenliğin saygınlığı bir önlüğe bağlı değildir”
Öğretmenlik mesleğinin toplumdaki saygınlığının önlükle artırılamayacağını belirten Yıldırım, mevcut kılık kıyafet düzenlemelerine de dikkat çekti. Öğretmenlerin kıyafet konusunda zaten belirli kurallar çerçevesinde hareket ettiğini belirten Yıldırım, “Bir öğretmenliğin saygınlığını konuşursak eğer, öğretmenliğin saygınlığı bir önlüğe bağlı değildir. Eğer bir öğretmenin sorunundan bahsedeceksek öğretmenin şu anda önlük gibi bir sorunu yok. Bu kapsamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu var. Kanunun düzenlemesi olarak da kılık kıyafet yönetmeliği var. Bu kanun ve yönetmeliklerin geçmiş süreçleri çok eski tarihlere dayandığı için erkek öğretmenin bıyığından, saçlarından, çorapsız ayakkabı giymesinden; kadın öğretmenin makyajına kadar ayrıntılı bir düzenlemedir o. Bu kadar kanuna ve yönetmeliğe dayalı mevcut uygulama varken sendikaların da almış oldukları ki bizim sendikamızın da böyle bir eylem kararı var. Serbest kıyafet eylem kararı kapsamında şu anda devlet memurlarının hiç birisi o kanuna uymak zorunda değiller. Zaten benim öğretmen olduğum dönemde isteyen arkadaşlarımız bu önlüğü kullanıyordu” dedi.
Önlük konusunun eğitim gündeminde ilk sıralara taşınmasının asıl sorunların üzerini örteceğini savunan Yıldırım, “Bu konuyu gündeme taşımayı, sorunları görmezden gelmek ve hedef saptırmak olarak değerlendiriyorum. Siz bugün öğretmenin toplum nezdindeki saygınlığını arttırmak istiyorsanız önce güçlü okul modelini oluşturun. Okul yönetiminin şu anda öğrenciler ve veliler nezdinde itibarını korumak için yıllardır devam eden bir sürü uygulamalar var. CİMER denilen bir sistem var. Bilgi edinme sistemi, dedikodu ve şikayet sistemine dönüşmüş. Siz her asılsız şikayette öğretmeni sorgular, soruşturursanız; siz öğrencinin sınıf geçmesinden devamsızlığına, öğrencinin telefon ve dijital diğer araç gereçleri kullanmasından okula velinin geliş gidişine kadar, bütün alanlarda öğretmenleri veli ve öğrenci karşısında ezdirirseniz o zaman bu önlük düzenlemesini konuşmanın hiçbir anlamı yok. Biz burada eğer eğitimi ve eğitimcilerin gündemini konuşacaksak bence önlük gündemin içinde yer almaz” diye konuştu.

“Uygunsuz Kıyafetin Üzerine Önlük Giyince Uygun Mu Olacak?”
Son dönemde bazı öğretmenlerin sınıf içerisinde uygunsuz kıyafetlerle görüntülenmesinin kamuoyunda tartışmalara sebep olması ile ilgili de konuşan Yıldırım, tartışmalarla ilgili mevcut disiplin mevzuatına işaret etti. Yanlış uygulamalar için gerekli disiplin mekanizmalarının bulunduğunu belirten Yıldırım, “Yanlış örnek varsa disiplin yönetmeliğimiz var. Görevle ilgili, görevi yaparkenki hal ve hareketler, davranışlarla ilgili, yapılan iş ve işlemlerle ilgili usulsüz, uygun olmayan, yanlış olan, eksik olan, hatalı olan ne varsa zaten gerekli düzenlemeler var. Uygunsuz kıyafetin üzerine önlük giyince uygun kıyafet mi olacak?” sözleriyle değerlendirdi.
“Biz Okulların Güvenliğini Konuşalım”
Eğitim gündeminde önlüğün öncelikli bir konu olmadığını vurgulayarak öğretmenlerin gerçek sorunlarının konuşulması gerektiğini belirten Yıldırım, “Biz burada okulların güvenliğini konuşalım. Güçlü okul modelini konuşalım. Öğretmenin çalışma hayatı ile ilgili zorluklarını konuşalım. Atama, yer değiştirme yönetmeliği ile ilgili sıkıntıları konuşalım. Öğretmenin ödül ceza kriterlerini konuşalım. Öğretmen Meslek Kanunu'nu konuşalım. Okulların içeriği ile ilgili uygulamalardaki güvenli okul modelini konuşalım. Güvenli okul modelinden de sadece hiçbir yetkisi olmayan, sadece bahçede dolaşarak bir olay olduğunda kolluk kuvvetlerine bilgi verecek güvenlikten bahsetmiyoruz. Yasal düzenleme çevre güvenliği, okul içindeki uygulamalar, okuldaki öğretmenin ve okul yönetiminin veli ve öğrenci karşısındaki elinde neyi var yani? Şu anda baktığınız zaman bunun okul öncesinden başlayınız, ilkokul, ortaokul, lise fark etmiyor; okulda bir disiplin sorunu yaşandığında okul idaresinin, öğretmenin yapabildiği ne var? Hiçbir şey” ifadelerini kullandı.
“Öğretmenin Kendi Tercihi”
Beden eğitimi öğretmeninden laboratuvar öğretmenine kadar farklı branşların farklı çalışma koşullarında eğitimlerini sürdürdüğünü belirten Yıldırım, “Beden eğitimi öğretmenine önlük giydirerek mi spor yaptıracaksınız? Giymek isteyene de ‘Niye giyiyorsun, giyme’ demem. Bu tamamen öğretmenin kendi tercihi” diyerek düzenlemenin her branş açısından aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini aktardı.





