Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 30 Nisan günü Aydın’a atanmasının ardından göreve hızlı başlayan Aydın Valisi Varol, bürokrasiye getireceği yeni hızla birlikte halkla iç içe yönetim anlayışını ve kentin ekonomi potansiyeline ilişkin bazı projeleriyle ilgili olarak Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Karakter olarak hızlı çalışmaya ve zamana çok kıymet verdiğini belirten Vali Varol, Aydın bürokrasisine yeni çalışma temposu getireceğinin de sinyalini verdi. Zamanın kendisi için çok kıymetli olduğunu vurgulayan Vali Osman Varol, “30 Nisan’ı 1 Mayıs’a bağlayan gece kararname çıktığında, daha sabah olmadan Kalkınma Ajansı’ndan Aydın ile ilgili tüm dokümanları istedim. O zamandan beri sürekli okuyor, rapor hazırlatıyor ve sunumlardaki tutarsızlıkları da bizzat düzelttiriyorum” dedi.

“Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Bizden İstediği Budur”
Deprem bölgesi Adıyaman’dan ayağının tozuyla kente gelir gelmez halkla kurduğu sıcak temasın ve doğrudan sokağa çıkmasının Aydın’da 1989-1991 yılları arasında görev yapan Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu’na benzetilmesini değerlendiren Vali Varol, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da aslında bizden beklediği ve istediği budur. Bu bir PR çalışması değil, esasen benim hayatımın çok doğal bir parçası ve yaşam şeklimdir. Şu anda bir yandan kurumları tanımaya da çalışıyoruz. Bir yönetici tanımadığı şehri yönetemez. İlerleyen süreçte rutine döndüğümüzde, Aydın’da beni sokakta daha da çok göreceksiniz” dedi.

“Hızdan Kastım Hizmetlerin Sahaya Yansımasıdır”
Hızlı çalışma temposuyla birlikte zamanı verimli kullanmaya verdiği öneme değinen Vali Varol, “Ben karakter olarak da hızlı çalışırım, zamana kıymet veririm. Bir de üstüne çok da olağanüstü bir bölgeden geldim, orada da çok hızlı çalıştım. Oradaki hız tam olarak burada olmaz. Netice olarak burası normal şartlarında devam eden bir vilayet ama yani burada gördüğüm hız da benim açımdan kabul edilemez. Arkadaşlara söylüyorum; Ben sizi biraz hızlandıracağım, siz beni biraz yavaşlatacaksınız ve ortada bir yerde buluşacağız. Kastettiğim hız, kamu hizmetlerinin ve yatırımlarının sahaya yansıma hızıdır. Bazı süreçleri daha akıcı hale getirerek engelleri kaldırmaya çalışacağız. Bu noktada küçük dokunuşlar yaptık. Daha da yapacağız. Bir taraftan da vatandaşımızın hassasiyet gösterdiği, üzerinde durduğu tarım, sanayi ve turizm özelinde bazı meseleleri de tüm paydaşlarla çözmeye çalışacağız. Gerek belediyelerimiz ve odalarımız, gerekse siyasetçilerimizle beraber ortaya iyi bir sonuç koymaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Aydın'ın Daha Çok Bütünleşik Olması Lazım”
Aydın’ın tarım, turizm ve sanayi alanında çok güçlü durumda olmasına rağmen merkezden yönetilen bütünleşik koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çeken Vali Varol, üzerinde çalışmaya başladığı projelerle ilgili de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Aydın’da şehrin merkezi konsantrasyonu olmadığını belirten Vali Varol, “Şehrin bir yönlendirmesi, koordinasyonu yok. İşte ilk dikkatimi çeken konulardan biri de budur. Baktığımızda ilin batısında turizm kendi halinde o işi götürüyor. Bakıldığında ilin merkezi ve doğusuysa başka bir işle meşgul. Nazilli'yi merkeze aldığımızdaysa onlar da ayrı kendi dertlerinde. Bu böyle olmaz, bunun birbiriyle daha çok bütünleşik olması lazım. Elbette bölgelerin kendine göre ekonomik dinamikleri olur ama bunu birbirine bağlayabilirsin. Örneğin turizmi sadece sahil, deniz, kum, güneş turizminden çıkarıp biraz daha deneyim turizmine, antik eserlerin de ön planda olduğu, kültürel varlık turizmine çevirmek de mümkün olabilir. Onları birbirine bağlamak da bu anlamda büyük önem taşıyor” diye konuştu.

“Bafa Gölü Turizme Kazandırılacak”
Dünyaca ünlü yılan balıklarına da ev sahipliği yapan doğal güzelliğiyle meşhur Söke Serçin’deki Bafa Gölü’nün turizm kapsamında tam olarak sürece katılmadığına vurgu yapan Vali Varol, “Bu çok enteresan. Baktığımızda Bafa Gölü’nün yüzde 65’i Aydın sınırlarında ama işte bizde olan kısmında pek bir atılım yok. Bafa Gölü gibi bir cennet tam olarak değerlendirilmemiş durumda. Turizme dönük sahilde çok yerimiz var diye adeta oraya hiç bakılmamış. Mesela oraya ne yapabiliriz? Bunların da üzerinde çalışıyoruz. Benim mesela motosiklet hobim vardır. Güney Ege’de Bafa Gölü gibi yerler motosiklet tutkunlarının cennet rotalarıdır. Ama burada rota açısından nereye gidebilirim dendiğinde seni yönlendirebilecek hiçbir şey yok. Trekking yapanlar son dönemde çok yaygın, örneğin bizim o özellikle belirli dağ bölgelerimizde kaya resimlerinin bulunduğu yerler var. Buralara mesela rotalar belirlenip insanlar oraya çekilebilir. Bu konuda bir çalışma yapılabilir” dedi.

Aydın’a ‘Zeytin Rotası’ Geliyor
Aydın’ın zeytin potansiyelini turizme entegre etmek amacıyla asırlık anıt ağaçları ve üretim yerlerini kapsayan doğa yürüyüşü tutkunlarına özel “Zeytin Rotası” nın ekibine verdiği ilk talimatlardan olduğunun da altın çizen Vali Varol, tarımda katma değeri artıracak projelerin de önemini vurguladı. ‘Zeytin Rotası’ ile ilgili başlatılan çalışmayla ildeki belirlenen bölgelerde yol boyunca zeytinin süreceği bir turistik rotayı açığa çıkaracaklarını belirten Vali Varol, “Üretim yerlerindeki asırlık anıt ağaçları kapsayan bu rota doğa turizmi kapsamında da kente artı değer katacağına inanıyoruz. Böylelikle turizmi Aydın için bu yönüyle de ele alacağız” ifadelerini kullandı.

Katma Değerli Üretime Vurgu Yaptı
Kuşadası’nda senelerdir atıl vaziyette kalması da zaman zaman gündemde yer eden Kuşadası Kongre Merkezi’ne canlılık kazandırılmasının üzerinde çalıştıkları konulardan olduğunu vurgulayan Varol, “Bunun yanında tarımda katma değeri artıracak projelere de büyük ihtiyaç var. Örnek olarak Aydın İnciri’ni ele alacak olursak; Bir inciri incir olarak sattığında bir para, onu işleyerek sattığınızda mesela bir çikolatayla birleştirip bar yaptığınızda on paradır. Fakat bunu aynı zamanda daha sağlık bir besin haline getirdiğinizdeyse elli paradır. Bu bakımdan Aydın’ın tarımsal ürünlerine dönük katma değeri artıracak atılımlara da önem verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Jeotermalle İlgili Çalışmalara Ağırlık Verilecek”
Jeotermalin enerjide kullanıldıktan sonra kalan 80-85 derecelik ısının tarım ve turizmde 4 farklı dalda daha fazla fayda sağlanabileceğini aktaran Varol, “Jeotermalle tarım da turizm de yapılır. Geçmişte ilimizde bu kapsamda da bazı projeler yapılmış. Biz yeni dönemde bu konulara da ağırlık vereceğiz. Türkiye ölçeğinde bakıldığında jeotermal enerjinin yüzde 62-63'ü Aydın’da üretiliyor. İlde çok sayıda jeotermal enerji üreten tesis var. Bizim dikkatimizi çeken bu tesisler ne kurulurken ne de sonrasındaki bakım onarımlarında, bunlara kullandıkları materyalleri sağlayan bir sanayinin de Aydın’da gelişmemiş olmasıdır. Aydın’daki tesisler doğrudan bu konuda dışa bağımlı. Oysa Aydın güçlü bir sanayiye de sahip. Bu nedenle jeotermal tesislerin parça ve boru tedariğinde dışa bağımlılığı bitirmek için Nazilli ve Aydın sanayisini harekete geçirerek bir AR-GE çalışması da başlatacağız” ifadelerini kullandı.





