Türkiye’de milyonlarca çırak ve stajyeri yakından ilgilendiren tarihi bir karara imza atıldı. Yüksek mahkeme, çıraklık döneminde sadece mesleki eğitim almayıp, işyerinde fiilen üretim sürecine katılan kişilerin bu çalışmalarının "uzun vadeli sigorta kolları" (emeklilik primleri) için başlangıç sayılması gerektiğine hükmetti.
Bu emsal karar, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinde kapsam dışı kalan çıraklık ve staj mağdurları için adli yargı yolunu sonuna kadar açtı.

Fiili Emek Esas Alındı
Dava, 15 Ekim 1993’te henüz 17 yaşındayken Ahi Evran Çıraklık Eğitim Merkezi vasıtasıyla bir işyerinde çıraklığa başlayan bir vatandaşın adalet mücadelesiyle başladı. Davacı, bu tarihin emeklilik hakkı için sigorta başlangıcı kabul edilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurdu. Kurumdan ret yanıtı alması üzerine Ankara 33. İş Mahkemesi’nde dava açtı.
Yerel mahkeme ve ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, davacının o dönem "öğrenci statüsünde" olduğunu ve adına sadece kısa vadeli primlerin (iş kazası ve meslek hastalığı) yatırıldığını gerekçe göstererek davayı reddetti. Hukuki mücadeleden vazgeçmeyen davacı, dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ezber bozan bir yaklaşımla yerel mahkemenin kararını bozdu. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na atıfta bulunan Yüksek Mahkeme, resmi çıraklık merkezlerine kayıtlı olanların kural olarak sigortalı sayılmadığını kabul etmekle birlikte, çok kritik bir istisnaya dikkat çekti. Eğer çırak, işyerinde mesleki eğitimden ziyade bizzat üretimin bir parçası olmuşsa, durum hukuken değişir dedi.
Tanık beyanlarının birbiriyle uyuşması üzerine mahkeme, davacının salt mesleki eğitim almadığına, doğrudan üretim sürecine katılarak emek verdiğine hükmetti. Mahkeme, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu gün itibarıyla başlatılmasına karar verdi.

Mağdurlar İçin Yol Haritası
Kararı değerlendiren davacı avukatı Orhan Gür, 3 Mart 2023'te yürürlüğe giren EYT düzenlemesinde çıraklık ve stajyerlik dönemlerine ait bir hüküm bulunmadığını hatırlattı. Gür, bu emsal kararın ardından aynı mağduriyeti yaşayan binlerce kişi için şu adımları önerdi:
“Öncelikle SGK’ya başvurularak çıraklık başlangıcının sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talep edilmeli. Talebin reddedilmesi halinde, iş mahkemelerinde dava açılmalı. Çıraklık süresince sadece eğitim alınmadığı; fiziksel güçle bizzat üretim yapıldığı, dönem bordroları ve komşu işyeri tanıklarıyla mahkemede ispat edilmeli. Bu formülü uygulayan hak sahipleri, mahkeme kararıyla çıraklık başlangıçlarını tescil ettirerek erken emeklilik hakkına kavuşabilecekler.”





