MHP ve DEM’in destekleriyle AK Parti hükümetinin büyük bir kararlılıkla Meclis gündemine getirdiği ve resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan “Çerçeve Yasa” Meclis’i olduğu gibi Aydın'ın milletvekillerini de böldü.

İktidar Bloğu: "İç Cephenin Güçlendirilmesi"

TBMM’deki AK Parti grubu ve onların en sadık destekçisi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) söz konusu yasa tasarısının arkasında dağ gibi dururken Aydın'ı temsil eden bu ittifakın AK Partili milletvekilleri de “terörün tamamen tasfiye edilmesi, bölgede kalıcı huzurun inşa edilmesi ve iç cephenin güçlendirilmesi" adına bu düzenlemeyi "tarihi bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Milliyetçi Cephe: "İhanetin Daniskası"

Buna karşın, muhalefet sıralarından yükselen sesler farklı oldu.
İktidara ve yasaya yönelik en sert eleştiri TBMM Adalet Komisyonu'nun tansiyonu yüksek oturumunda İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş’tan geldi. Yasaya doğruca “esas’tan” karşı çıkan Aydın Milletvekili Karakaş, bu çerçeve yasa hamlesini doğrudan "ihanetin daniskası" olarak nitelendirdi ve meşrulaştırılmaya çalışılan aktörlerin birer "bebek katili" olduğunu hatırlatarak "Bu durum, terör örgütü üyelerine yönelik örtülü bir aftan başka bir şey değildir" dedi.
Yeni Parti’nin Stratejik Açmazı:

"Eski CHP" Sendromu

Öte yandan, CHP’den büyük bir kütle halinde koparak ana muhalefet konumuna gelen YENİ Parti ise çerçeve yasaya karşı “esasla” ilgili bir tepki vermedi ama “daha çekimser bir strateji” izlemeyi tercih etti.
Genel Başkan Özgür Özel’in yasa teklifini "özensiz ve kötü hazırlanmış" olarak nitelendirmesinin ardından, partinin Aydın milletvekilleri de ortak grup kararına uyarak taslağa imza vermedi ve eleştirilerini yasanın “usul hataları” üzerine yoğunlaştırdı.

BÜLBÜL; İHTİYATLI, MESAFELİ

Kendi seçmeninden yasanın "iktidarın bir oyunu" olduğu yönünde büyük bir "destek vermeyin" baskısı alan Adalet Komisyonu üyesi olan YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yasaya karşı son derece ihtiyatlı bir mesafe koydu. Genel Başkanı Özel gibi söz konusu yasaya karşı temelden bir karşı çıkış göstermeyen Bülbül, bu denli büyük ve toplumsal dönüşümlere yol açacak reformların, alelacele hazırlanmış "iç içe geçmiş tekil teklifler" şeklinde parlamentodan geçirilmemesi gerektiğini savundu.

TEZCAN: “DEMIRTAŞ, KAVALA, ATALAY; AİHM”

Yeni Partili Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ise bir adım daha ileri giderek böyle bir çerçeve yasaya aslında hiç gerek olmadığını, mevcut mevzuatın zaten yeterli olduğunu savundu. Tezcan; Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay gibi sembol isimlerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması için yeni bir kanuna ihtiyaç olmadığını belirtti. "Mevcut hukuk normları bu adımların atılmasına zaten izin veriyor" diyen Tezcan, sorunun yasal eksiklikten değil “siyasi irade yokluğundan” kaynaklandığını vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ