Asrın felaketinin üzerinden günler geçti. Ancak yapılan yalan haberler ne yazık ki bitmiyor. Sosyal medyadan yayılan yalan yanlış haberler sadece burayı değil deprem bölgesini de oldukça fazla etkiliyor. Peki ne yapılmalı? Daha fazla önlem alınmalı.

Gerçekten olağanüstü günlerden geçtiğimiz şu günlerde bir de yalan haberlere ayıracak vakit yok. Bütün enerjimizi ve imkanlarımızı sadece deprem bölgesine ayırmalıyız. Ağır yara aldık. Tedavi etmemiz gereken, yarasına merhem olmamız gereken binlerce insan var.

Türkiye’de gerçekleşmemiş, deprem bölgesine ait olmayan görüntü ve videoları sanki o bölgede olmuş gibi yayınlayanlar mı dersiniz, olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenler mi derseniz. Ne ararsanız var. Nasıl mücadele edeceğiz? Dezenformasyonla mücadele yalnızca hükümet yetkilileriyle değil, teknoloji şirketleri, sivil toplum örgütleri, bilim insanları, medya kurumları, gazeteciler ve doğrulama platformlarının bir araya gelerek mücadele edilmesi gereken bir konu.

Yapılan araştırmalara göre, Özellikle salgın, doğal afet, seçim dönemleri veya toplumu yakından ilgilendiren önemli konularda dezenformasyonun daha fazla artış gösterdiği ortaya çıkıyor. Dezenformasyonla hep birlikte mücadele etmeliyiz. Günümüzde giderek artan yalan haber ve dezenformasyon tehlikesine karşı devletler, uluslararası kurumlar, teknoloji devi şirketler, bilim insanları ve gazetecilerin yanı sıra sivil toplum örgütleri ortak hareket ederek, daha büyük krizlere neden olmaması için adımlar atmalı. Daha etkin cezalar verilmeli.

DİĞER YAZILARI