Aydın Atak OSGB’nin Mesul Müdürü ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Semih Kalpalı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, iş kazalarının önlenmesi için güvenlik kültürünün işletmelerde yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Kalpalı, “Temel hedefimiz iş kazalarını önlemek, riskleri en aza indirmek ve güvenli çalışma ortamları oluşturmaktır” dedi.

“Hedefimiz Riskleri En Aza İndirmek”
Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelere hizmet verdiklerini belirten Kalpalı, “Kurumumuz, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelere danışmanlık hizmeti sunarak çalışanların daha sağlıklı, güvenli ve etkin bir şekilde çalışmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Temel hedefimiz iş kazalarını önlemek, riskleri en aza indirmek ve güvenli çalışma ortamları oluşturmaktır. Kurumlardaki görevimiz, işletmenin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bağlı olarak değişen sürelerde sahada bulunarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmektir. Az tehlikeli sınıflarda kişi başı yaklaşık 10 dakika, tehlikeli sınıflarda 20 dakika, çok tehlikeli sınıflarda ise 40 dakika süreyle sahada bulunuyoruz. Aynı şekilde işyeri hekimlerinin de çalışma süreleri tehlike sınıfına ve personel sayısına göre farklılık göstermektedir” diye konuştu.

“Kazalar Meydana Gelmeden Önlem Almak”
Sahada etkin ve bilinçli hizmet vermek için çalıştıklarını belirten Kalpalı, “Aydın Atak OSGB olarak yeni kurulmuş bir kurumuz, yaklaşık 6 aydır faaliyet göstermekteyiz. Ancak mesleki tecrübemiz 10 ile 15 yıl aralığına dayanmaktadır. Bu süreçte edindiğimiz deneyimle sahada daha etkin ve bilinçli hizmet vermeye devam ediyoruz. Yaptığımız işler sadece denetim ve danışmanlıkla sınırlı değil. Yüksekte veya erişimi zor alanlarda iple erişim teknikleriyle eğitim veriyoruz, IRATA sertifikam da bulunuyor. Bu kapsamda eğitimler gerçekleştirebiliyoruz. Ayrıca hijyen eğitimleri ve yangın eğitimleri veriyoruz, yangın tatbikatları düzenliyoruz. Ancak kurum olarak ilk yardım eğitimlerini kendi bünyemizde vermiyoruz. Sahada karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, çalışanların iş güvenliği konusundaki yanlış algılarıdır. Özellikle “bana bir şey olmaz” düşüncesi oldukça yaygın. Yüksekte çalışmalarda gerekli kişisel koruyucu donanımların kullanılmaması, dikkatsiz ve öz güvenli davranışlar ciddi riskler oluşturuyor. Aynı şekilde bazı işletmelerde, örneğin bir dolum istasyonunda çalışırken sigara içilmesi gibi son derece tehlikeli davranışlarla karşılaşabiliyoruz. Bizim temel amacımız, kazalar meydana gelmeden önce önlem almak ve riskleri ortadan kaldırmaktır” ifadelerini kullandı.

“Her İşletmeye Farklı Ekipler Görevlendirilmekte”
Alınacak önlemlerin maliyetinden çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Kalpalı “İşletmelerin iş sağlığı ve güvenliği konusuna yaklaşımı değişkenlik göstermektedir. Bu konuda gerçekten bilinçli, çalışanına değer veren ve iş güvenliğinin önemini kavramış birçok işletme bulunmaktadır. Bunun yanında ekonomik koşullar nedeniyle bazı işletmelerde bu hizmetlere yeterli düzeyde yatırım yapılamadığı da görülmektedir. Oysa iş kazalarının doğuracağı maddi ve manevi kayıplar, alınacak önlemlerin maliyetinden çok daha yüksektir. İş kaybı, iş günü kaybı ve üretim kayıpları düşünüldüğünde, iş güvenliği yatırımları aslında çok daha ekonomik bir çözümdür. Kurumsal yapımızda toplam 12 çalışan bulunmaktadır. Bunlar arasında 2 işyeri hekimi ve 7 iş güvenliği uzmanı yer almaktadır. Her uzman ve doktor, kendi üzerine atanmış iş yerlerine hizmet vermektedir. Yani her işletmeye farklı ekipler görevlendirilmekte, herkes kendi sorumlu olduğu iş yerinin saha çalışmalarını yürütmektedir. Böylece aynı işletmeye çok sayıda uzmanın gitmesi yerine planlı ve düzenli bir görev paylaşımı yapılmaktadır. Sonuç olarak, iş sağlığı ve güvenliği alanında temel hedefimiz; çalışanların güvenliğini sağlamak, iş kazalarını önlemek ve işletmelerde sürdürülebilir bir güvenlik kültürü oluşturmaktır” dedi.





