Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; 6 Şubat 2023'te saat 04.17'de merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 7,7 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Toplam 11 ili etkileyen ve büyük yıkımlara sebep olan depremden yaklaşık 9 saat sonra, saat 13.24'te Elbistan'da 7,6'lık ikinci büyük bir sarsıntı daha yaşanmıştı. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), deprem bölgesindeki hayvanlar için seferber olmuş afetin ardından çaresiz ve savunmasız kalan hayvanlar için Hatay Antakya'daki Dostluk Parkı'nda sahra çadırı kurmuştu. Afetten kurtarılan hayvanlar tedavi edilerek sahiplerine ulaştırılmaya çalışmıştı.
CİNS KEDİ TALEBİ OLDU
Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Aydın İl Temsilcisi ve Aydın Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Şenay Tekinbaş, Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesinden 60 kedi getirdiğini belirten Tekinbaş, Aydın’a gelene kadar sahiplenme konusunda çok fazla talep geldiğini ancak kente vardıklarında ise vatandaşların çoğunun cins kedi beklentisi nedeniyle sahiplenmekten vazgeçtiğini aktardı. 3 kedi sahiplendirdiğini, 2’ni kendisinin aldığını dile getiren Tekinbaş, kalan 55 kediyi tedavilerinin ardından kontrollü olarak sokağa saldıklarını aktardı.
Nazilli’deki kardeş derneğin yaklaşık 200 köpek getirdiğini belirten Tekinbaş, benzer durumun orada da yaşandığını aktararak Aydın’daki vatandaşların kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade etti.

“SİMÜLASYON GİBİYDİ”
Deprem bölgesine gittiği ve orada yaşadıklarını aktaran Tekinbaş, “Depremin ardından HAYTAP ekibi olarak Hatay’da büyük bir çadır kurduk. Enkazdan kurtarılan hayvanları tedavi ederek sahiplerine kavuşturmaya çalıştık. Biz Aydın’daki ekip olarak 5’inci gün yola çıkarak ulaştık oraya. Durum cidden içler acısıydı, insanın orada gördüklerini unutması mümkün değil. Yaralı ve travma yaşamış hayvanlara derman olmaya çalıştık. Çip takma uygulamasının önemini o süreçte bir kez daha anladım. Çipi olan hayvanların ailelerine ulaşmak daha kolay oldu. Kavuşma anları hala aklımda, hatırladıkça etkileniyorum o günkü gibi. Bazıları ne yazık ki yaşam mücadelesini kaybetti. Onları da unutamıyorum, bir tanesini evime getirecektim ancak vefat etti. Sahaya çıkarak enkazdan onlarca hayvan kurtardık, bazen de vatandaşlar kendileri getiriyordu. Tost gibi olan apartmanlar vardı, ben orada 8 gün kaldım yaklaşık ve simülasyon gibiydi” diye konuştu.
“CİNS OLMADIKLARI İÇİN SAHİPLENİLMEDİLER”
Aydın’daki vatandaşların hayvanları sahiplenmediğinden söz eden Tekinbaş, “Sürecin sonunda sahiplerine ulaşamadığımız hayvanları kategorize ederek aramızda bölüştürdük. Sahibi olma ihtimali yüksek görülen cins hayvanlar merkez illere gönderildi. Ben ise sahibi olma ihtimali asla bulunmayan, genellikle sakat kedileri getirdim. Biz daha yola çıkmadan binlerce mesaj ve arama geliyordu. Yetişemiyorduk, Aydın’daki vatandaşlar ısrarcı bir şekilde sahiplenme talebinde bulunuyordu. Ancak buraya geldiğimizde durum tam tersine döndü. Vatandaşlar barınağa geldiklerinde cins hayvan göremeyince sahiplenmeden geri dönüyordu. Birçoğu ‘aa bunlar mı var sadece?’ şeklinde yorumlar yapıyordu. Muhtemelen cins kedi beklentileri vardı ve bir hevesle sahiplenmek için talepte bulunmuşlardı. Günün sonunda getirdiğim 60 kedinin yalnızca 3 tanesini sahiplendirebildim. 2 tanesini kendim aldım, evimde başka hayvanlar olduğu için daha fazla sahiplenemedim” ifadelerine yer verdi.

“EFELER’İN SOKAKLARINDA O KEDİLERİ GÖRÜYORUM”
Aynı durumun Nazilli’de de yaşandığını ileri süren Tekinbaş, “Çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım. O hayvanları öylesine büyük umutlarla getirmiştim ve onlara söz vermiştim kendi kendime. Onlara yeni yuva bulacaktım ve yaşadıklarını unutturacaktım. Gelmeden önce de bundan emindim çünkü çok fazla talep vardı. Elimde onlara bakabilecek imkanım olmadığı için bir süre sonra kısırlaştırıp tedavisini yaptırarak sokağa saldım. Efeler’deki sokaklarda o depremzede kedilerden birçoğunu hala görüyorum, tanıyorum. Enkaz dolayısıyla aldıkları yaralar ve sakatlıklarından hatırlıyorum onları. Nazilli’de de bir dernek var ve oradakiler de 200’e yakın köpek getirdi diye biliyorum. Onlar da cins değil, diğer türdeki köpekleri getirdiler. Aynı durum orada da yaşandı ne yazık ki. 200 köpekten yalnızca 5-6 tanesi sahiplenilmiştir belki. Ne yazık ki insanlar hayvan sahiplenirken cins olduğuna ve dış görünüşüne dikkat ediyor. Umarım bu durum ileride değişir” dedi.





