Türkiye'de sansürün kaldırılışının 118’inci yıl dönümü ülkenin birçok yerinde olduğu gibi basın mensupları tarafından coşkuyla karşılandı. Bu kapsamda Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti (ABGC) ve Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) de ortaklaşa bir program düzenledi.

24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla organize edilen program, saat 09.30’da Atatürk Kent Meydanı'nda başladı. Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından devam etti. Program kapsamında konuşan cemiyet başkanları Eriş ve Özmen mesleki dayanışmanın eksikliğini vurgulayarak gazetecilerin birlik olması gerektiğini belirtti. Kentteki basın mensuplarının da katılımıyla gerçekleşen törende basın şehitleri ve hayatını kaybeden gazeteciler de anıldı.

Programın Devamında Ne Olacak?
Çelenk sunma töreninin ardından Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti binasında cemiyet üyelerinin katılımıyla kahvaltı programı düzenlenecek. Günün devamında saat 11.00'de Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, gazetecilerin 24 Temmuz Basın Bayramı'nı kutlamak amacıyla Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret edecek. Program, Dahihane Kreş ve Gündüz Bakımevi Kurucu Müdürü Ecem Perperek ile cemiyet üyelerine yönelik yüzde 15 indirim sağlayacak iş birliği protokolünün imzalanmasıyla sona erecek.
“Kalıcı Çözümler Üretmek Zorundayız”
Meslekte kronikleşen sorunlardan bahseden Eriş, “Aydın Gazeteciler Cemiyeti yönetimi olarak 2025 yılı Ocak ayında göreve geldik. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren meslektaşlarımızın sorunlarına hızlı refleks göstermeyi, çözüm üretmeyi ve dayanışma kültürünü güçlendirmeyi temel önceliğimiz olarak gördük. İyi günde olduğu kadar zor günlerde de birbirimizin yanında olmak, bu mesleğin en güçlü değerlerinden biridir. Cemiyetimizin en önemli görevlerinden biri de bu dayanışmayı yaşatmak ve büyütmektir. Ancak bunun da ötesinde, gazetecilik mesleğinin yıllardır biriken ve kronikleşen sorunlarına kalıcı çözümler üretmek zorundayız” diye konuştu.

“Mesleğimizin Saygınlığına Zarar Vermektedir”
Gazetecinin tanımının olmadığını belirten Eriş, “Ne yazık ki gazetecilik her geçen gün daha zor şartlarda yapılmaktadır. Gazete sahipleri ve basın çalışanları bir yandan ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, diğer yandan taraf olmaya zorlanmakta, taraf olmadığında ise dışlanma ve baskıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bunun yanında, dijital çağın getirdiği kontrolsüz bilgi akışı ve herkesin kendisini gazeteci olarak tanımlayabildiği bir ortam da mesleğimizin saygınlığına zarar vermektedir. Bu nedenle en önemli çözüm önerilerimizden biri, "Gazeteci kimdir?" sorusuna net bir cevap verecek kapsamlı bir meslek yasasının hayata geçirilmesidir. Bulduğumuz her platformda bu konuyu dile getiriyor, mesleğimizin daha sağlam temellere kavuşması için mücadelemizi sürdürüyoruz. En üst düzeyde temaslar gerçekleştirerek bu talebimizi kararlılıkla ifade ediyoruz” dedi.
“Kamu Vicdanına Karşı Sorumluluk Taşımaktır”
Genç gazetecilere örnek olunması gerektiğini söyleyen Eriş, “Aydınlı gazeteciler olarak her zaman doğruyu, dürüstlüğü ve meslek etiğini öncelemeli; genç meslektaşlarımıza da bu anlayışla örnek olmalıyız. Belgesiz haber yapılmayacağını bildiğimiz gibi, vicdansız haberin de gazetecilik olmadığını hiçbir zaman unutmamalıyız. Gazetecilik; sadece haber yazmak değil, kamu vicdanına karşı sorumluluk taşımaktır. Kalemimizin gücünü doğruluktan, tarafsızlıktan ve halkın haber alma hakkından almalıyız. İnanıyorum ki mesleğini vicdanıyla, ahlakıyla ve sorumluluk bilinciyle yapan gazeteciler, gazeteciliğin saygın konumunu koruyacak ve basın tarihimizde iz bırakmaya devam edecektir” dedi.
“Onurlu Mücadelenin Simgesidir”
Basın bayramının önemine değinen Başkan Özmen, “Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak, Türk basın tarihinde sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz 1908'in yıldönümünü, yalnızca tarihi bir dönüm noktası olarak değil, aynı zamanda Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak görüyoruz. 24 Temmuz, gazetecilerin kalemlerine ve haberlerine vurulan sansür zincirlerini kırmak için verdiği onurlu mücadelenin simgesidir. Aradan geçen 118 yıla rağmen basın özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesi yönündeki mücadele ise bugün de aynı önemini korumaktadır” dedi.

Gazeteciliğin yaşadığı dönüşüme dikkat çeken Başkan Özmen, “Basın; demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından, halkın doğru, tarafsız ve hızlı bilgiye ulaşmasının en önemli güvencesidir. Gazetecilerin görevlerini hiçbir baskı, tehdit veya kaygı hissetmeden yerine getirebildiği bir ortam, yalnızca basın mensupları için değil, toplumun tamamı için büyük bir kazanımdır. Teknolojinin hızla geliştiği, dijital mecraların hayatın merkezine yerleştiği günümüzde gazetecilik büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Ancak değişmeyen tek gerçek; etik ilkelere bağlı, tarafsız, sorumlu ve özgür gazeteciliğin toplumun en temel ihtiyaçlarından biri olduğudur” diye konuştu.
“Büyük Önem Taşımaktadır”
Yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Özmen, “Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmaları, ekonomik zorluklar içinde mesleklerini sürdürmeye çalışmaları ve çalışma koşullarının her geçen gün ağırlaşması, yalnızca meslektaşlarımızı değil, halkın haber alma hakkını da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle basın özgürlüğünü güçlendirecek, gazetecilerin mesleki güvencelerini artıracak ve ifade özgürlüğünü daha da genişletecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
“Toplumun Ortak Kazanımıdır”
Basın özgürlüğü hakkında konuşan Başkan Özmen, “Yerel basının yaşadığı ekonomik sıkıntılar, dijital dönüşüm sürecinde karşılaşılan sorunlar ve mesleğin geleceğine ilişkin belirsizlikler, güçlü bir dayanışmayı her zamankinden daha gerekli hale getirmiştir. Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak; meslektaşlarımızın haklarını korumaya, yerel basının güçlenmesi için çalışmaya ve basın özgürlüğünün evrensel ilkeleri doğrultusunda mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. 24 Temmuz'un yalnızca geçmişte kazanılmış bir hakkın yıldönümü değil, aynı zamanda özgür gazeteciliğin değerini yeniden hatırlatan önemli bir gün olduğuna inanıyoruz. Özgür basın, güçlü demokrasi demektir. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun ortak kazanımıdır” ifadelerine yer verdi.





