Her bayramda önce ailemizle, sonra arkadaşlarımız ve akrabalarımızla yüz yüze veya telefonla bayramlaşıyoruz. İlk bakışta bu durumda hiçbir gariplik görünmüyor, her şey olması gerektiği gibi. Peki ya kaç kişiyle canı gönülden bayramlaşmak isteyip de bayramlaşıyoruz?

***

Bayramlaştığımız kaç kişiye kalıplaşmış bayram tebrikleri yerine kendi cümlelerimizle bayram tebrikleri sunuyoruz? Bu bayramda kaç kişiyle zorunlu olarak bayramlaştık? Bu sorulara vereceğimiz samimi cevaplar altın değerinde. Çünkü kendimize karşı ne kadar dürüst olduğumuzu gösterecek. Yıl boyu hiçbir şekilde iletişim kurmadığımız akraba ve arkadaşlarımızı düşünelim. Bayram geldiğinde kısacık bir telefon görüşmesi veya el sıkışmayla seneye dek onlardan kurtulmuş gibi rahatlarız. Yalnızca bayramlarda hatırlamak zorunda olduğumuz ilişkilerimizi neden devam ettirmek zorunda hissediyoruz. Bu bayram kendi adıma buna bir son verdim. Ve bayramlaşmak zorunda olduğum- aslında olduğumuzu zannediyoruz- kimseyle bayramlaşmadım. Ve hiçbir şey kaybettiğimi düşünmüyorum.

***

Bir şeylerin bitmesine izin vermekte zorlanıyoruz. Bu bir arkadaşlık ilişkisi, yakın ilişki, iş ilişkisi ve hatta hayatın kendisi bile olabilir. Bir arkadaşlık biter yenisi başlar. Bir işten ayrılırız bir yenisine başlarız. Bu bedenlerdeki tecrübemiz biter ve yeni bir hayata başlarız. Başlangıcı olan her şeyin bitmeye mahkûm olduğunun bilincinde olarak kabul ve güven içerisinde bir şeyleri bitirebilmek büyük bir erdemdir. Bitmesine izin ver ki bir yenisi başlayabilsin. Hayatlarımıza daima yeni ve güzel şeylerin girmesini istiyoruz ama bu yeni ve güzel şeyler için yer açmıyoruz. Eski şeylerin de bizimle kalmasında ısrar ediyoruz. Yeni biri olmak istiyoruz ancak eski benliğimizin her şeyine sıkı sıkıya sarılmışız. Ve bu eskiye sarılma durumu o denli ilerlemiş ki huzursuz hissediyoruz ama bundan kurtulamayacağımızı düşündüğümüz için ‘’Kaderim böyleymiş!’’ deyip geçiyoruz. Halbuki bize iyi gelmeyen insanlardan uzak durmakta özgürüz. Bize iyi gelmeyen şeyleri yapıp yapmamakta özgürüz. Kendimize sınırlı bir dar alan çiziyoruz zihnimizde. Sonra da stresimiz ayrılmaz bir parçamız oluyor, huzur ise daima bir ütopya.

***

Bu bayram bana çok şey öğretti. Kan bağından ötürü sevgi ve saygı görülüp &gösterilmeyeceğini; sevgi ve saygının çabayla kazanılması gerektiğini öğretti. Bitmemesi için çabaladığım ilişkilerin bitmesinde bir sorun olmadığını; bunun hayatın bir parçası olduğunu öğretti. Hayatıma yenilik ve güzelliklerin girmesi için önce onlara yer açmam gerektiğini öğretti.
İyi geldi bu bayram yüzleşmesi...

***

DİĞER YAZILARI