CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Burada yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinin (SHP) Kürt sorunu üzerine hazırladığı geçmiş raporlara atıfta bulunarak 1989 Kürt Raporu tartışmalarını hatırlattı.
Deniz Baykal liderliğinde 1989 yılında hazırlanan Doğu ve Güneydoğu/Kürt raporunda demokratikleşme ve ana dil gibi tespitlerin yer aldığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu "Terörsüz Türkiye” sürecinin tüm aşamalarının TBMM çatısı altında ve hukuki güvenceyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu konuşmasında; "89’daki o açıklama cumhuriyet tarihimiz için önemli bir adımdı. Buna biz öncülük ettik. İlk kez cesaretle sorunun çözülmesi için adım attık. Daha sonraki yıllarda da CHP, Kürt raporları hazırladı. Bu sorunun aşılması için 2013 yılındaki ilk çözüm sürecinde de destek verdik. Gizli kapaklı yapmayın, Meclis'e getirin diye TBMM'yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi” dedi
Sorunun çözüm adresi TBMM
Süreci "tarihsel bir fırsat" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, demokratik reformlar ile üniter devlet yapısının korunmasının “vazgeçilmez ilkeler” olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında gerçekçi bir çözüm mimarisinin en az dört konuyu içermek zorunda olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu bu dört başlığı şöyle sıraladı: “1) Terör örgütünün örgütsel tasfiyesi.
2) Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması.
3) Irak ve Suriye'deki bağlantılı yapıları kapsayan bölgesel güvenliğin artırılması .
4) Dış güçlere karşı egemenlik stratejisi oluşturulması.”
Süreci “cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci” olarak adlandırdıklarını ifade eden CHP lideri; “Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak güvenliği hukuka yerine koymadan, özgürlüğü de güvenliğin karısına dikmeden bu iki güveni ortak alanda birleştirmektir. Farklı toplumsal aidiyetlerin çatışma alanı olmaktan çıkarıp ortak güvence altına almaktır” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu; Türkiye’nin iç barışı kurarken jeopolitik durumlara da hazırlıklı olması gerektiğini de bildirerek, “Bu mesele sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye'nin güvenliği ve dış politika için de hayatidir. Bu meselemizi çözmeden Türkiye'nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi çok zor. Bu noktada artık ilkesel bir çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir” dedi.
Kılıçdaroğlu; sözlerini “Çağrımız çok açık. Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli. Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı. Bu ülkeyi kuran parti olarak sorumluluğumuzu biliyoruz. ülkemizin, bölgemizin huzuru açıkladığım çerçeve için de çözüm Türkiye'yi rahatlatacaktır" diyerek sonlandırdı.




