CHP Yenipazar İlçe Başkanı Abdullah Pehlivan, yıl boyunca yürütülen destek ve tanıtım çalışmalarının çiftçilerin sorunlarını çözmeye yetmediğini belirterek, çiftçinin ürününü tüccarın insafına bırakmak yerine Yenipazar’da bir TMO alım noktası kurulması için gerekli girişimlerin yapılmadığını ifade etti.
“Herkesin Kendini Sorgulaması Gerekir”
Geçen yıl buğdayını 13,5 liradan satan üreticinin bugün 12,5 liraya ürün vermek zorunda kaldığını belirten Pehlivan, “Çiftçi yine yalnız bırakıldı, yine kaderine terk edildi. Hasat zamanı geldiğinde çiftçinin yanında olduğunu söyleyenler ortadan kayboluyor. Yıl boyunca reklam afişleriyle, destekleme açıklamalarıyla boy gösterenler; üreticinin alın teri pazara indiğinde sessizliğe bürünüyor. Çünkü iş reklam yapmak olunca herkes var, çiftçinin hakkını savunmak olunca kimse ortada yok. Bugün Yenipazar’da yaşanan tablo bunun en açık göstergesidir. AK Parti ilçe yönetiminden Ziraat Odası Başkanlığına kadar herkesin kendini sorgulaması gerekir. Çiftçinin ürününü tüccarın insafına bırakmak yerine, Yenipazar’da bir TMO alım noktası oluşturulması için mücadele etmek çok mu zordu? Geçen yıl buğdayını 13,5 TL’ye satan üreticinin bugün 12,5 TL’ye mahkûm edilmesini nasıl açıklayacaksınız?” diye konuştu.
“Yoksulluğa Değil İflasa Sürüklemektedir”
Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetlerinin her yıl katlanarak arttığını vurgulayan Pehlivan, “Üretici Nazilli’ye gitsin, Ziraat Odası yardımcı olsun” demek çözüm değildir. Çözüm; çiftçinin ayağına hizmet götürmek, üreticinin hakkını korumak ve emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun, işçiliğin maliyeti her yıl katlanarak artarken taban fiyatların aynı oranda yükselmemesi çiftçiyi yoksulluğa değil, doğrudan iflasa sürüklemektedir. Dünyanın hiçbir yerinde üretici bu kadar sahipsiz bırakılmaz. Ne yazık ki ülkemizde artık bir gelenek haline geldi. Hasat yaklaşınca ithalat kapıları açılır, gümrük vergileri düşürülür, yabancı ürünün önü açılır. Sonuçta kazanan ithalat lobileri ve aracılar olurken kaybeden her zaman Türk çiftçisi olur. Üretici, kurbanlık koyun gibi tüccarın önüne atılır. Bu düzen sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“Üreticinin Yaşadığı Mağduriyeti Gizlemeyecektir”
Mevcut tarım politikalarının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Pehlivan, üreticinin üretmekten vazgeçtiği bir ülkede gıda güvenliği ve kalkınmadan söz edilemeyeceğini belirtti. Tarımda yalnızca kişilerde değil, anlayışta da değişim gerektiğini savunan Pehlivan, “Çiftçinin üretmekten vazgeçtiği bir ülkede ne gıda güvenliğinden ne de kalkınmadan söz edilebilir. Artık değişim şarttır. Sadece kişilerde değil, anlayışta da değişim şarttır. Çünkü balık baştan kokmuştur. Üreticiyi yok sayan, emeği değersizleştiren ve tarımı günü kurtarma politikalarına teslim eden bu anlayışın bedelini bütün ülke ödemektedir. Çiftçinin sesi duyulmadıkça, alın teri korunmadıkça ve emeğinin karşılığı verilmedikçe; yapılan hiçbir reklam, asılan hiçbir afiş, verilen hiçbir vaat üreticinin yaşadığı mağduriyeti gizleyemeyecektir” dedi.





