Çine'de her Perşembe kurulan pazar, bu hafta yangının geride bıraktığı acının konuşulduğu bir buluşma noktası oldu. Kavşit Mahallesi'nde başlayıp rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılan orman yangınında evlerini, bahçelerini, zeytinliklerini, hayvanlarını ve geçim kaynaklarını kaybeden üreticiler, yaşadıkları felaketin ardından ilk kez Hedef Gazetesi'ne konuştu. Yangının yalnızca ormanları değil, yılların emeğini ve onlarca ailenin umudunu da küle çevirdiğini söyleyen vatandaşlar, yaşadıkları korku dolu anları ve bundan sonraki süreçte yaşadıkları belirsizliği anlattı.

"24 Keçim Yandı"

Mutaflar Mahallesi'nden Zübeyde Teker, yangın haberini pazardayken aldıklarını, ailece hayvanları kurtarmak için yaylaya koştuklarını anlattı. Yaşadıkları kaos sırasında aile bireylerine ulaşamadıklarını söyleyen Teker, onlarca hayvanını ve evini kaybettiğini söyleyerek, "24 keçim yandı, evim kül oldu. Şimdi pazara getirebildiğimiz birkaç kasa domates ve bir çuval börülceden başka hiçbir şeyimiz kalmadı. O yanan keçilerin görüntüsü insanın gözünün önünden hiç gitmiyor" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Bahçelerimiz Yandı"

Zehra Aşkın ise yangında zeytinliklerini, kestaneliklerini ve geçim kaynaklarını kaybettiklerini belirterek, yaşanan yıkımın kısa sürede telafi edilemeyeceğini söyledi. Aşkın, "Atalarımızdan kalan bahçelerimiz yandı. Bu toprakların yeniden eski haline gelmesi yıllar alır, bizim ömrümüz belki de bunu görmeye yetmeyecek" ifadelerini kullandı.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Çine Duman Altındaydı"

Saliha Teker de oğlunun ekip biçtiği bahçelerin ve zeytinliklerin tamamen yandığını ifade ederek yaşadıkları belirsizliği, "Çine günlerce duman altında kaldı. Bahçelerimiz, zeytinliklerimiz yandı. Şimdi çocuklarımızın nasıl geçineceğini düşünüyoruz" sözleriyle anlattı.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Satacak Ürünümüz Kalmadı"

Çiftçi Hakan Akbaş, yangının yalnızca bahçesini değil, üretim için kullandığı araç ve ekipmanları da yok ettiğini belirtti. Bundan sonra pazara getirecek ürünü olmadığını söyleyen Akbaş, yeniden üretime başlamanın uzun yıllar alacağını dile getirdi. "Arabam, motorlarım, süt makinem, bahçem... Hepsi yandı. Şimdi pazarda satacak hiçbir ürünüm kalmadı. Babamdan kalan yılların emeği gözümüzün önünde yok oldu" ifadelerine yer verdi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Yanık Kokusu İçinde Oturuyoruz"

Fatma Cengiz ise yangın sırasında hayvanlarını kurtarmaya çalışırken ölümle burun buruna geldiklerini söyleyerek, "Evimiz, damımız, bahçemiz yandı. Bugün hala o yanık kokusunun içinde yaşamaya çalışıyoruz. Birkaç dakika geç kalsaydık biz de alevlerin içinde kalacaktık" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Pazara Getirecek Mahsülümüz Yok"

Nurfazi Korkut da bahçelerindeki tüm ürünlerin yandığını belirterek artık pazarda satış yapamayacaklarını söyledi. "Kestane, ceviz, elma... Ne varsa yandı. Geçimimizi sağladığımız ürünler yok oldu, artık pazara getirecek mahsulümüz kalmad" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Hayvanları Zor Kurtardık"

Huriye Akbaş, yangının çok kısa sürede evlerine ulaştığını belirterek ailece canlarını kurtarmaya çalıştıklarını söyledi. Araçlarını, süt tanklarını ve yemlerini kaybettiklerini ifade eden Akbaş, bundan sonra nasıl üretim yapacaklarını bilmediklerini dile getirdi. "Hayvanlarımızı son anda kurtardık ama araçlarımız, süt tankımız, yemlerimiz ve zeytinliklerimiz yandı. Şimdi elimizde satacak da üretecek de bir şey kalmadı" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

"Ayakta Durmaya Çalışacağız"

Bayram Ayşe Altıntaş ise yangının bıraktığı izlerin kolay silinmeyeceğini belirterek, anne babadan kalan bahçelerin büyük bölümünü kaybettiklerini söyleyerek, "Acısı hala ilk günkü gibi. Bahçelerimizin yarısı yandı. Bu yaştan sonra yeniden başlamak çok zor ama elimizde kalanlarla ayakta durmaya çalışacağız" diye konuştu.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

Tatarmemişler Mahallesi'nden Fatma Arı da yangın sırasında büyük panik yaşadıklarını anlatarak komşularıyla birlikte alevlere karşı mücadele ettiklerini anlatarak, "Dumanların içinde kaldık. Çocuklarımız, torunlarımız ağladı. Hepimiz elimizden geldiğince yangını durdurmaya çalıştık ama içimiz yandı" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

Şükrü Altıntaş ise bölgedeki zararın çok büyük olduğunu vurgulayarak zeytinliklerin ve meyve ağaçlarının neredeyse tamamen yok olduğunu ifade etti. "Yaylada sadece evimiz kaldı, onun dışında her şey kül oldu. Artık kendi zeytinyağımızı bile kullanamayacağız. Bu yangın sadece ağaçları değil, insanların geleceğini de yaktı" dedi.

Çine ağlıyor: Yangın söndü acısı kaldı

Kaynak: HABER MERKEZİ