MİNE EREN

MİNE EREN

Daha büyük kıyımlar uzak değil...

Daha büyük kıyımlar uzak değil...

Son dönemde sokakta yaşayan köpeklerin sayısında ciddi bir artış var. Bu durum hepimizi rahatsız ediyor. Hayvanların sayısındaki artışın kontrol altına alınması gerekiyor. Bunun yolu da belli. Hayvanların kısırlaştırılması gerekiyor.

Öncelikle bu konuyla ilgili bir detayı açıklamak istiyorum. Kısırlaştırma, saldırgan hayvan sorununu çözer. Ama doğrudan çözmez, kısırlaştırılan hayvan, hormonlarının oluşturduğu agrasif tavırları bir süre sonra sergilememeye başlar. Bu sayede saldırganlıkta zayıflama olur ve kısır olduğu için üreyemez yani çoğalamaz, hayvanların sokak şartlarındaki ömürleri de ortalama 3 yıl olduğu için zaman içinde sokakta gördüğümüz hayvanlar azalarak yok olur. Sonuç olarak çözüm net bir şekilde kısırlaştırma!

Köpekler, insanlar gibi düşünemez, sebep sonuç ilişkisi kuramaz. Dolayısıyla saldırırken altında yatan özel bir nedeni olamaz. O an karşısındakini tehdit olarak algılamıştır ve kendisini savunma içgüdüsüyle hareket etmiştir. Saldırıların hedefinin çoğunlukla çocuklar olması, onların da tıpkı köpekler gibi sebep sonuç ilişkisini tam olarak kuramadan köpeklere yaklaşmalarından ya da yine düşünmeden yaptıkları ani hareketlerden kaynaklanıyor.

Hiçbirimiz böyle saldırı olaylarıyla karşılaşmak istemiyoruz. Hiçbirimiz o canlar sokakta yaşasın istemiyoruz. Çözüm önerileri sunuluyor, ama daha basit çözümler aranıyor.
Yaşadığımız şehirde 3 günde tam 30 köpek öldürüldü. 30 köpek, 3 tilki ve 1 kedi.
Çünkü sokakta yalnızca size saldırmasından korktuğunuz köpekler yaşamıyor. Sadece karnını doyurup hayatta kalmaya çalışan binlerce can yaşıyor. O katledilen canların tek günahı Türkiye'de dünyaya gelmeleri. Çocuklar zarar görmesin evet, köpekler neden görsün peki? Birini korumak isterken başka bir katliama sebep olmak haklı mı çıkarıyor? O köpekleri katledenler, can çekişerek ölmelerine neden olanlar nasıl toplum içinde hiçbir şey olmamış gibi yaşayabiliyor acaba?

Ve sorumluluğun asıl sahipleri, bu canları korumakla kanun önünde görevli olan belediyeler; sorun bu kadar büyüyüp de katliama varacak boyuta ulaşana kadar ne yaptınız? Şu an neden sessizsiniz? Birbirinizi suçlayıp bahanelere sığınmak yerine harekete geçmeyi ne zaman düşünüyorsunuz?

Bir de işin garip yanı, ülke genelinde tablonun bu kadar ağırlaşmasının faturası hayvanseverlere kesiliyor. Belediyelerin çalışmasına izin vermedikleri söyleniyor. Ben açıklayayım, hayvanseverler belediyelerin hayvanlara eziyet etmesine engel olmaya çalışıyor. Hayvanların refahı konusunda yapılan çalışmalara neden engel olsunlar? O mama lobilerinin aklı yok mu da barınak projeleriyle çalışmak yerine sokakta çalışıyorlar?

"Köpeklere mama vermeyin, besleme yapmayın, toplayıp şehir dışına atın" gibi saçma sapan tavsiyeler veriliyor. Aç hayvanın ne kadar saldırgan olabileceğiyle ilgili bilgisiz olduğunu düşünmüyorum bunu söyleyen insanların. Tam tersi hayvanlar daha çok saldırsın ve daha büyük katliamlar yapılsın istiyorlar. Kıyım devlet eliyle olsun diye bu çığırtkanlığı yapıyorlar. Sorunun çözümü için daha fazla zaman kaybedilirse ne yazık ki bu kıyımlar uzakta değil...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
MİNE EREN Arşivi
SON YAZILAR