Seçildiği kurultay hakkında mahkemenin verdiği kararla CHP’deki koltuğunu kaybeden Özgür Özel, “Butlan yoluyla kayyum atanmış partimizde, kayyumdan çok çekmiş Diyarbakır sokaklarında gezip yol soruyoruz” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla “koltuğunu altından çekip aldığı” CHP “eski genel başkanı” Özgür Özel’in yeni bir parti kurarak CHP’ye rakip olacağı konuşuluyor.
Kendisini destekleyen bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla kuracağı partinin adının ne olacağı üzerine kulislerde dedikodular dolaşırken, bazı siyasi analistlere göre asıl mesele yeni partinin ne kadar oy alabileceği ve kimler tarafından destekleneceği.
Bu analizleri seslendirenler, “yoklama” yapmadan yola çıkmanın “sorunlu” sonuçlar doğurabileceğini fark eden Özgür Özel’in, bu anlamda ilk gezisini Diyarbakır’a yapmasını da “anlamlı” buluyor.
Sık sık CHP’nin geleneksel çizgisiyle çelişen politikalar içinde olmakla itham edilen Kemal Kılıçdaroğlu da “genel başkan seçilir seçilmez” Diyarbakır'a gitmiş ve burada davullu, zurnalı, halaylı karşılanmıştı. Kılıçdaroğlu’nun o güne kadar bölgeden az oy almış olmasının “kendi suçları” olduğunu söyleyerek bir tür “günah çıkarması” ise “bölgeci politikalara yakın” gruplarca “CHP'nin Kürt sorunu konusunda eski ve negatif dilden uzaklaşmış olması” olarak değerlendirilmişti. Bu gelişmeler CHP’li belediyelerin yargı karşısına çıkmasına neden olan “kent uzlaşısı” formülüne kadar gitmişti.
CHP’nin “seçilmiş, devrik Genel Başkanı” Özgür Özel de “Kürt oyları konusunda Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı politikaları mı güdecek” sorularının ve yeni parti tartışmalarının gölgesinde önceki gün Diyarbakır’a gitti.
KILIÇDAROĞLU DEĞİL AMA ÖZGÜR ÖZEL “PİŞMAN”
Diyarbakır’da gençlerin sorularını yanıtlayan Özel ilk önce “beka sorunu” meselesinden bahsetti. Ardından son 23 yıldır ülkedeki özgürlükleri birer birer kısıtlayan, demokrasiden geriye adımlar atan bir tek adam rejimi olduğunu savunan Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesiyle ilgili “Pişman değilim” açıklamasının sorulması üzerine “O zaman ben de aynı fikirdeydim ama sonra BEN ÖZÜR DİLEMİŞTİM” dedi.
Özgür Özel Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırıldığı süreçte kendisinin de CHP’nin ortak tavrı içerisinde Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket ettiğini itiraf ederek, şunları söyledi:
“Ben zaten geçmişte dokunulmazlıklarla ilgili karşı görüşte olduğumu biliyorsunuz, yazıldı, çizildi de. Mücadele ettiğimizi partide. Ama genel başkan seçildikten sonra da bunun yanlış olduğunu söylemiş ve grup toplantısı kürsüsünden o zamanki tutum için bugünkü genel başkan olarak özür dilemiştim. O yüzden o konudaki hatalı tutumun ısrarına yönelik sözlerin bir kıymeti yok. CHP’nin temel tutumu bizim tutumumuzdur. O günkü tutum hatalıdır ve biz şu anda o gün dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek güya referandumsuz geçmesin diye yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz. Bunu bir kez daha buradan ifade edeyim.”
KÜRT MESELESİ
Özel, bir an önce bir kanun çıkarılarak, ne yapılması gerekiyorsa her iki tarafta da hızlı şekilde bunların yapılması lazım olduğunu belirterek “Biz bu meselenin Meclis zemininde çözülme fikrinin sahibi partiyiz. Yıllarca bunu söyledik. On yıllarca söyledik. Kurulan komisyona da o yüzden girdik. Yapıcı katkı sağlamaya çalıştık. Diğer yandan da bu Kürt sorununun sadece silahsızlanma değil, bir demokratikleşmeyle çözülebileceğini düşünüyoruz. Yani özgürlüklerin arttığı, kişilerin kendini siyasi olarak ifade edebildikleri, kişilerin siyasete katıldıkları, var oldukları, korkmadan konuştukları, hakkını aradıkları bir zemine ihtiyaç var. Bu iktidarın bunu sağlaması mümkün değil ama yine de bu konuda komisyonun altıncı ve yedinci maddelerinin peş peşe değil iç içe ele alınarak bu sorunların çözülmesini; AYM kararlarıyla gezi tutsaklarının, AİHM kararlarıyla hem Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, siyasi tutsakların hem de yapılacak düzenlemelerle yine bu konuda siyasi tutsakların özgürlüklerini kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Hangi partide olursa olsun mutlaka kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bunu şiddetli şekilde hep birlikte savunuyoruz” şeklinde konuştu.