Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Çine Ziraat Odası Başkanı Osman Eşiyok, Aydın’da tarım faaliyetlerinin durumunu değerlendirerek Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Hem bir çiftçi çocuğu hem de üreticilerle sürekli temas halinde olan birisi olduğunu vurgulayan Eşiyok, tarımda yaşanan sıkıntılara değinerek genç çiftçilere yönelik özel destek çağrısında bulundu. Köylerin birinci gelir kaynağının uzun yıllar boyunca zeytincilik olduğunu belirten Eşiyok, bugün ise ciddi bir gerileme yaşandığını aktardı.
Çine’de yaklaşık 250 bin dönüm zeytin arazisi bulunduğunu ve dağlık alanların yüzde 35’inin zeytinliklerle kaplı olduğunu aktaran Eşiyok, arazilerin yaklaşık yüzde 70’inde hasat yapılmadığını dile getirdi. Eşiyok, yüksek işçilik maliyetleri nedeniyle üreticinin para karşılığı hasat yaptıramadığını belirtip, aynı zamanda geçmişte birinci sırada yer alan pamuk üretiminin son iki-üç yılda ciddi değer kaybettiğini ve neredeyse durma noktasına geldiğini ifade etti.

“NE YAZIK Kİ ZEYTİN İŞLEYEN KALMADI”
Zeytincilik faaliyetlerinin azaldığını belirten Eşiyok, “Ben aslında aynı zamanda da bir çiftçi çocuğuyum ve çiftçiliği de seviyorum. Çine’de 250 bin dönüm zeytin arazisi var. Dağlarımızın yüzde 35’i bunlarla kaplı. Çoğunlukla yağ elde etmek için dikilmiş. Bu bölgenin köylerinin birinci gelir kaynağı zeytinmiş çok uzun yıllar. Ancak ne yazık ki bugün oluşan şartlar dolayısıyla işleyen kalmadı. Yüzde 70’inde dahi zeytin silken yok. Arazi ve ağaçların sahipleri hep ihtiyarlaştı, çocukları göç etti, başka işlere yöneldi. Para karşılığı silkeletmek isteseler de çok maliyetli oluyor ve kar elde edemiyorlar. Öyle olunca da kendilerine yetecek kadarını alıp kalanını bırakıyorlar. Zamanla kendi kendine dökülüp gidiyor o zeytinler. Bu nedenle ekonomisini buna bağlayan köylülerimiz çöküntü içerisinde. Daha makul fiyatlara satabilmek, ihracat yapabilmek lazım. Türkiye'nin içinde bu yağları markete satmak lazım. Değerli olursa bu millet bunu işler tabii ki. Kar etmeyen şeyse zararına daha çalışılır mı?” dedi.

“DEĞER KAYBETTİĞİ İÇİN EKİLMEZ OLDU”
Aydın’ın tarım faaliyetleri kapsamında toprak ve arazi gibi etkenler başta olmak üzere birçok açıdan verimli bir kent olduğunu vurgulayan Eşiyok, “İkinci ürünümüz mısır, eskiden çok ekiliyordu. Ondan önce de pamuk vardı birinci sıradaydı ancak iki üç senedir aşırı derecede değer kaybettiği için ekilmez oldu. Eskiden arazilerin yüzde sekseni pamuk doluysa şu an yüzde beş bile yok. Germencik, Koçarlı, Söke bölgelerinde ekiliyor az da olsa ama zannedersem ileride onlar da bırakacak. Aydın’da pamuk ekilen alan daha da azalacak. Amerika ve Çin’de ucuzmuş oradan getirirler herhalde. Aslında çok üzücü bir durum. Burası cennet bir kent ve taşı toprağı altın dersek yeridir. Arazi bakımından çok avantajlı, toprağı verimli, mevsimsel olarak da iyi ancak ne yazık ki tarımın durumu içler acısı” ifadelerine yer verdi.

“KÖYLERİ GEZİP DENETLESİNLER”
Genç çiftçilere pozitif ayrımcılık yapılmasını öneren Eşiyok, “Öncelikle kendi çiftçimizi korumamız lazım. İnsanları mutlu etmemiz lazım ki çiftçiliğe yönelsinler. Mesela çiftçilere pozitif ayrımcılık yapılmalı. Ekipler kurulsun ve dağ köyleri dahil her yeri gezsinler, denetlesinler. Tarım yapan özellikle genç çiftçileri belirlesinler. Kanun koyarken de desinler ki ‘genç çiftçilerin Bağ-Kur'larını 5 hatta 10 yıl devlet ödeyecek’. Yağın kilosu 200 lira ve düşünün 10 kilo zeytinden 1 kilo yağ çıkıyor. Bu insanlar onca emeğin sonucunda kar elde edemezlerse neden yapsınlar zeytinciliği? Ben çiftçilerle sürekli irtibat halindeyim ve bana, ‘çalışırken batıyoruz’ diyorlar. Meclisteki milletvekilleri arasında çiftçilikten gelen ve bu işin arka planına hakim kişilerin sayısı artırılmalı. En azından yeni bir düzenleme yapılırken işin uygulamadaki halini bilen birisi olursa müdahale edebilir. Desteklemeler elbette yapılıyor ancak karşılamıyor. Enflasyonla birlikte eriyor o destekleme oranları” diye konuştu.





