İkinci el araç alırken nelere dikkat edilmeli, otomobil ekspertizinde hangi parçalar hayati önem taşıyor ve araç ilanlarındaki gizli tehlikeler neler gibi sorular arama motorlarında sıkça araştırılıyor. İşte ikinci el otomobil alacakları yakından ilgilendiren uzman uyarıları ve konuya dair tüm merak edilenler...

Otomobil sahibi olma hayali kuran birçok kişi, internetteki ikinci el araç ilanlarında karşılaştığı "sadece güneş yanığı var", "hatasız" ya da "servis bakımlı" gibi açıklamalara kolayca güvenebiliyor. Ancak uzmanlar, dışarıdan kusursuz görünen bir aracın geçmişinde ağır hasarlar gizleyebileceğini belirterek uyarılarda bulunuyor. Ekspertiz uzmanı Şenol Uysal, araç satıcılarının yalnızca beyanlarıyla yetinmenin alıcıları büyük bir hüsrana uğratabileceğini söylüyor. Peki, ikinci el araba alırken dolandırılmamak için ne yapmak gerekiyor, araç geçmişi nasıl sorgulanır ve ekspertizde mutlaka bakılması gereken yerler nereler?

İKİNCİ EL ARAÇ İLANLARINDAKİ TUZAKLARA NASIL DÜŞÜLMEZ?

Ekspertiz uzmanı Şenol Uysal'a göre bir otomobili satın almadan önce atılacak ilk adım, aracın sigorta ve hasar geçmişini resmi kayıtlardan detaylıca araştırmak. İlanlarda sıklıkla karşımıza çıkan "orijinal" veya "sadece boyası var" şeklindeki kelimeler tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor. Özellikle kapı, çamurluk gibi dış gövde parçalarında, araçla aynı renge sahip çıkma bir parça takılarak alıcılar yanıltılabiliyor. Bu tuzağa düşmemek için kapı vidalarının, bağlantı noktalarının ve parça seri numaralarının uzman gözüyle incelenmesi şart.

Güvenli bir alışveriş için ekspertiz sırasında özellikle şu noktaların kusursuz bir şekilde kontrol edilmesi gerekiyor:

  • Kaporta ve boya durumu

  • Değişen veya sök-tak yapılan gövde parçaları

  • Şasi, podye ve direkler

  • Aracın alt kısmı ve çamurluk içleri

  • Hava yastıkları (Airbag)

  • Motor, şanzıman ve kilometre doğruluğu

ŞASİ VE HAVA YASTIĞI KONTROLÜ NEDEN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR?

Bir aracın en kritik ve sürüş güvenliğini sağlayan bölümlerinin başında şasi geliyor. Uysal, ekspertiz raporlarında şasi bölümünün incelenmeden "kirli" veya "bakılmadı" denilerek geçiştirilmemesi gerektiğini, bunun alıcı için büyük bir risk barındırdığını vurguluyor. Şaside daha önce bir onarım yapılıp yapılmadığı sadece boya ölçüm cihazlarıyla değil, mutlaka çıplak gözle ve mekanik kontrollerle tespit edilmeli.

Öte yandan, kaportasında hiç boya olmayan bir aracın kesinlikle kazasız olduğunu düşünmek de büyük bir yanılgı. Aracın alt kısmından alınan sert bir darbe veya sürtme, dışarıdan hiç hasar görünmese bile hava yastıklarının açılmasına sebep olabiliyor. Bu yüzden alt taban incelemesi ve hava yastığı kontrollerinin asla atlanmaması gerekiyor.

DİZEL İKİNCİ EL OTOMOBİL ALACAKLAR HANGİ MASRAFLARA DİKKAT ETMELİ?

Kaporta ve şasi kontrolleri kadar aracın mekanik durumu da büyük önem taşıyor. Özellikle dizel motorlu ikinci el araçlarda sonradan çıkabilecek arızalar, alıcıların bütçesini ciddi şekilde sarsıyor. Uzmanlar, dizel araç alırken motor ve şanzıman durumunun yanı sıra turbo, enjektör, EGR valfi ve dizel partikül filtresi (DPF) gibi yüksek maliyetli parçaların çalışma performansının mutlaka test edilmesini öneriyor.

Sonradan binlerce liralık sürpriz masraflarla karşılaşmamak için kilometre bilgisinin doğruluğu teyit edilmeli. Eğer araçta bir onarım veya parça değişimi ihtiyacı varsa, maliyeti tek bir servisten değil farklı tamircilerden fiyat alarak karşılaştırmak gerekiyor. Uzmanların alıcılara verdiği en net mesaj ise şu: İlan başlıklarındaki süslü kelimelere değil, sadece resmi belgelere ve detaylı ekspertiz raporlarına güvenin.

Muhabir: Haber Merkezi