Eşiyle birlikte yıllar önce adım attığı sektörde deneyim kazandıklarını ifade eden 46 yaşındaki Sibel Lokmacı, müşteri ilişkilerinin zamanla dostluğa dönüştüğünü belirterek işini severek yaptığını dile getirdi. Ekonomik koşulların ve yaşam tarzındaki dönüşümün alışveriş alışkanlıkları önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Lokmacı, gençlerin artık daha pratik, kullanımı kolay ve uzun ömürlü ürünlere yöneldiğini söyledi.

“Gençler Zahmetsiz Ürünleri Tercih Ediyor”
Tekstil sektörüne evlendikten sonra eşinin yanında başladığını söyleyen Lokmacı, başlangıçta esnaflık konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ancak zamanla işi öğrenip benimsediklerini ifade etti. İşini severek yaptığını belirten Lokmacı, “Müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiler de zamanla sadece bir müşteri dükkan sahibi ilişkisi olmaktan çıktı. Dostluklara, hatta kardeşliğe dönüştü diyebilirim. Bu yönüyle işimden hem keyif alıyorum hem de mutlu oluyorum. Çeyizlik ürünler, havlu ve çarşaf satışlarına baktığımızda, eskiye göre ciddi bir değişim olduğunu söyleyebilirim. Eskiden daha çok el işi ürünler, kanaviçe, dantel ve iğne oyası gibi detaylı ve emek isteyen ürünler tercih edilirdi. Ancak günümüzde gençler daha pratik, kullanımı kolay, yıkaması ve ütüsü zahmetsiz ürünleri tercih ediyor. Biz de bu değişime uyum sağlayarak, daha modern ve pratik ürünler getirmeye çalışıyoruz. Özellikle ütü istemeyen, kolay kullanılan ürünler daha fazla ilgi görüyor. Çeyiz hazırlama alışkanlıkları da zaman içinde değişti. Eskiden “kız beşikte, çeyiz sandıkta” denilerek çok erken yaşlarda hazırlık yapılmaya başlanırdı. Şimdi ise durum farklı. Çeyiz hazırlıkları genellikle evlilik süreci netleşmeye, nişan ya da söz gibi aşamalara gelindikten sonra yapılıyor” diye konuştu.

“Bazı Renkler Neredeyse Hiç Tercih Edilmiyor”
Önceden pembe ve mavi gibi canlı renklerin ön planda olduğunu ifade eden Lokmacı, “Ayrıca gençler, mobilyalarına ve ev düzenine uyum sağlayacak ürünleri tercih ediyor. Renk tercihleri de geçmişe göre oldukça değişti. Önceden daha çok pembe, mavi gibi ana ve canlı renkler tercih edilirken, günümüzde gri, antrasit ve hardal tonları ön planda. Pudra tonları ise nadiren kullanılıyor. Hatta mor gibi bazı renkler artık neredeyse hiç tercih edilmiyor. Firmalar da bu değişen zevklere göre üretim yapıyor ve biz de ürün seçimlerimizi buna göre belirliyoruz. Fiyat konusu da elbette çok önemli. İnsanlar artık alışveriş yaparken ekonomik koşulları daha fazla göz önünde bulunduruyor” ifadelerini kullandı.

“Ekonomik Şartlar Alışkanlıklarını Değiştirmiş Durumda”
İki çocuk annesi olduğunu ve kendi çocukları için de çeyiz hazırlığında bulunduğunu anlatan Lokmacı, “Genellikle modası geçmeyecek, uzun süre kullanılabilecek ürünleri tercih etmeye özen gösterdim. Özellikle havlu grubu, mutfakta kullanılan havlular, paspaslar ve masa örtüleri gibi ürünleri önceden hazırladım. Bunun dışında, mobilya ve genel ev düzeni netleşmeden yatak örtüsü gibi ürünleri almamayı tercih ettim. Çünkü bu tür ürünlerde renk ve model uyumu önemli oluyor. Mobilyaya ve genel dekorasyona uygun seçim yapmak gerekiyor. Çeyiz alışverişinde aslında en önemli noktalardan biri, bazı ürünlerin zamanla modasının geçmemesi. Havlu ve çarşaf gibi temel ürünler her zaman kullanılabilir. Sadece renk tonlarında değişiklik yapılabilir, ama işlevleri hep aynıdır. Bu yüzden bu tür ürünleri önceden hazırlamakta bir sakınca görmedim ve ben de aynı şekilde hareket ettim. Bu nedenle üç ürün almak yerine tek ama daha iyi bir ürünü tercih ediyorlar. Genel olarak söylemek gerekirse hem ekonomik şartlar hem de yaşam tarzı alışveriş alışkanlıklarımızı önemli ölçüde değiştirmiş durumda” dedi.





