Uzman Diyetisyen Ece Boztepe

Uzman Diyetisyen Ece Boztepe

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

REGLİ ÖNCESİ SENDROM (PMS) VE BESLENME -

A+A-

Birçok kadının ortak sorunu olan regli öncesi sendrom (PMS), menstrual döngünün luteal fazında görülen ve menstruasyonun başlamasıyla düzelen fiziksel, davranışsal ve duygusal bozukluk olarak tanımlanmaktadır. PMS’de en yaygın görülen belirtiler, kızgınlık, depresif ruh hali, anksiyete, şiddete eğilim, yalnız kalma hissi, göğüslerde büyüme ve hassasiyet, vücutta ödem, vücut ağırlığında artış, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, iştah artışı veya azalması, cinsel istekte değişiklik, aşırı susama, kas ve eklem ağrısı ve yorgunluktur. Bu semptomlarla baş edebilmek için doğru besinlerden yararlanmak oldukça önemli.
          Kafein içeren çay, kahve ve kolalı içecek tüketimi uykusuzluk ve sinirlilik yaratabileceğinden tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bu dönemde, kadınlarda artan çikolata yeme isteğinin sebebi, çikolata içerisinde bulunan bazı maddelere (magnezyum, serotonin) duyulan ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Çiğ kuruyemiş, kurubaklagiller (özellikle nohut), yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler magnezyum için iyi birer kaynaktır. Östrojen hormonunun azalmasıyla kan şekerinin düşme eğilimi artar dolasıyla iştah metabolizması sürekli uyarılır. Bunun sonucu olarak da basit karbonhidrat kaynaklarına yönelim artar. Kan şekerinin daha yavaş yükselip, azalmasını sağlayan, kompleks karbonhidrat kaynağı olan tam tahıl ekmeklerden hazırlanmış bir tost, süt ve yoğurt gibi besinler tercih edilmelidir. Süt tüketimi ile PMS ilişkisinin incelendiği bir çalışmada, şişkinlik, bazı yiyecekleri yeme arzusu ve genel iştah durumundaki artış, kramp, baş ağrısının süt tüketimiyle azaldığı tespit edilmiştir. Öğünler arası sürenin fazla olması da, tatlı krizlerini tetiklediği için eğer kilo verme sürecindeyseniz, uzun saatler aç kalmamanız bu noktada oldukça önemli.
          PMS döneminde, progestron hormonu vücutta su tutarak ödem oluşmasına neden olduğu için, bu dönemde tuz tüketimini azaltmak ve gizli sodyum kaynaklarından kaçınmak gerekir.  Çünkü fazla sodyum vücudun su tutma kapasitesini arttırır. Maden suları, paketlenmiş ürünler, kavrulmuş kuru yemişler, işlenmiş et ürünleri ve bazı sebze ve meyvelerin de tuz içerdiği unutulmamalıdır. Yemeklerinizi tuzsuz yiyemiyorsanız da çeşitli baharatlarla yemeklerinizi lezzetlendirmeyi deneyebilirsiniz. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.