Uzman Diyetisyen Ece Boztepe

Uzman Diyetisyen Ece Boztepe

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME

A+A-

Sürdürülebilir beslenme kavramı, sürdürülebilir tarımdan doğan bir kavramdır. Bu kavram, doğal kaynak israflarını en aza çekmeyi ve mevsimine göre besin üretimlerini sağlamayı hedefler. Sürdürülebilirlik kavramı ilk olarak 1983 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından kullanılmıştır. Bu komisyon sürdürülebilir kalkınmayı ‘’gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneklerinden ödün vermeden, mevcut kuşakların ihtiyaçlarının karşılanması‘’ olarak tanımlamıştır. Beslenme rehberlerinde, sürdürülebilirliğin ve beslenme modellerinin çevreye etkilerinin de hesaba katılmaları gerektiği 1986 yılında vurgulanmıştır. Dünya nüfusunun hızlı artışı ile değişen beslenme alışkanlıkları ekolojik dengeyi olumsuz etkilemektedir. Toprak ve su kaynakları azalmadan, biyoçeşitliliği koruyarak mevsim değişikliklerine sebep olmadan tüm bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesinin nasıl sağlanacağı, günümüzde önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu dengelerin sağlanabilmesi için her ülkenin kendi politikasını geliştirmesi gerekmektedir.
           Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2018 raporuna göre; 821 milyon açlıkla mücadele eden insan var iken 1.3 milyar insan obez veya fazla kilolu! Açlığın sebebi ise sadece kaynak yetersizliği değil gıdanın israfı ve eşit dağıtımı olmamasıdır. Üretilen gıdanın üçte biri sofraya ulaşamıyor ve israf edilen gıdanın yıllık miktarı 1,3 milyar ton! Yıllık olarak tahılların %30’u, sebze ve meyvelerin %40-50’si, yağlı tohumların %20’si, et ve süt ürünlerinin %30’unun israf edildiği bildiriliyor. Oysa tüm dünyada gıda israfı yalnızca %25 azaltıldığında, 870 milyon insanın yıllık gıda ihtiyacının karşılanabileceği belirtilmekte. Hızla artan dünya nüfusu için gıda israfını en aza indirmek zorundayız. Bir kilogram tahıl için, tarladan soframıza gelene kadar 500 litre su harcanırken, 1 kilogram et sofraya ulaşıncaya kadar 15 bin litre su harcanmaktadır. Yani dünyadaki tatlı su rezervinin üçte biri her yıl et üretmek için kullanılmaktadır. Et tüketiminin azaltılması, dolayısıyla et üretmek için kullanılan arazilerin azaltılması daha fazla sebze, meyve ve tahıl yetiştirilmesi daha yaşanılabilir bir dünya için beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi gerekmektedir. 
          Dünya’da birçok beslenme ve sağlık otoriteleri sürdürülebilir beslenme için rapor yayınlamıştır. Hollanda Sağlık Konseyi (2011), İsveç Ulusal Gıda Ajansı (2012), Green Food Project, (2012) İtalyan Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı’nın raporlarına göre;      
•    Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmek
•    Sezonunda avlanmış ve avlanma riski olmayan balıkları tercih etmek
•    Yerel besinleri tüketmeye ve yerli üreticiden alışveriş yapmaya dikkat etmek
•    Bitkisel protein kaynaklarını tercih etmek  
•    Şeker, yağ, tuz içeriği yüksek paketli gıda tüketimini azaltmak
•    Baklagil, tam tahıl ve yağlı tohumları daha sık tüketmek
•    İdeal vücut ağırlığına ulaşabilmek ve onu koruyabilmek
•    Kırmızı et, işlenmiş et ürünleri ve hayvansal kaynaklı yağ tüketimini azaltmak
•    Satın alınan besinleri doğru koşullarda saklamak ve besinleri israf etmemek
•    Plastik kullanımını azaltmak, çevreye zarar vermeyen geri dönüşüm ürünlerini tercih etmek oldukça önemlidir.
          Toplumların, sürdürülebilir beslenme, tarım ve sağlık hakkında daha çok bilgi sahibi olmaya ve bunları gerçekleştirmeye ihtiyacı vardır. Bireyi, toplumu ve çevreyi koruyan, geliştiren ve sürdürülebilir kılan beslenme modellerini benimsemek geleceğimize yapacağımız en iyi yatırım olacaktır. 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.