“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için TBMM Adalet Komisyonu’nda yürütülen görüşmeler tamamlandı. Yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla 5 Ağustos’ta TBMM Başkanlığı’na sunulan 12 maddelik teklif komisyonda kabul edildi. Teklifin TBMM Başkanlığı’na sunulmasıyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade eden TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, düzenlemenin bazı soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazına ilişkin belirli şartlara bağlı, geçici ve istisnai hukuki düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Düzenlemenin Uygulanması İçin MGK Kararı Beklenecek
“Terörsüz Türkiye” kanun teklifinin uygulanabilmesi için PKK/KCK ve bağlantılı yapıların faaliyetlerini tamamen sona erdirmesi ve ellerindeki tüm silah ile mühimmatı teslim etmesi şartı aranacak. Bu durumun gerçekleşip gerçekleşmediği ise güvenlik kurumlarının tespitleriyle belirlenecek. Tespit yapıldıktan sonra Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) teyit etmesiyle birlikte kararın Resmi Gazete’de yayınlanması beklenecek. Kanun teklifi Resmi Gazete’de yayınlanmadan soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı bildirildi.
Kanun Teklifinin Kapsamı
12 maddelik kanun teklifinin kapsamı, komisyon görüşmelerinde ayrıntılarıyla şekilde ele alınırken. düzenlemenin sadece PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı oluşumları kapsadığı ifade edildi.
Teklife göre, örgütün faaliyetleri kapsamında veya örgüt lehine işlendiği değerlendirilen bazı suçlarla ilgili yürütülen soruşturma ve davalar ile verilen mahkumiyet kararlarının infazında özel düzenlemeler uygulanabilecek.
Terörsüz Türkiye Teklifinde “Af” Tartışmasına Açıklık Getirildi
Kamuoyunda en çok merak edilen konuların başında yeni kanun teklifinin af içerip içermediği gelirken Yüksel, düzenlemenin hukuki niteliğine ilişkin yaptığı açıklamada, teklifin bir af düzenlemesi olmadığını vurguladı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı düzenlemenin kişiye özgü olmadığını, objektif şart ve somut delilllerin yanında yetkili makamların kararlarının da dayanak olduğunu belirtti.





