Aydın Kuşadası’nda son günlerde ilçedeki belediye çalışanlarının zorla parti değiştirilmeye çalışıldığı iddialar gündemi sarsarken CHP’de ilçe başkanlığı görevinden alınan ve ardından Yeni Parti’ye aynı görevle geçiş yapan Mehmet Gürbilek ile CHP’ye ilçe başkanı olarak atanan Hasan Sargın arasında polemik başladı. CHP Kuşadası İlçe Başkanı Hasan Sargın, ilçedeki belediye çalışanlarına Yeni Parti’ye geçmeleri yönünde baskı yapıldığı iddialarında bulunarak durumun hukuki boyuta taşınacağını duyurdu. Durum üzerin Sargın’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Gürbilek ise tepki gösterdi.

“İnandırıcı Değil”

Sargın’ın kendi iradesiyle değil de yöneticilerinin söylemleri ile hareket ettiğini ifade eden Gürbilek, “Birileri hareket merkezlerinden aldıkları talimatlarla bu gün çıkmış, yine aynı senaryoyu sahneye koymaya çalışıyor. Dün sessiz kalanlar, bugün bir anda "emekçi savunucusu" kesilmiş. Öncelikle şunu en baştan belirtmek isterim ki: Sizlere en iyi cevabı, günü geldiğinde bu millet sandıkta verecektir. Bugün ortaya atılan iddialar, gerçekleri örtmeye ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik yeni bir algı çalışmasından ibarettir. Ancak bilinmelidir ki iftiralarla siyaset yapılmaz, yalanla güven inşa edilmez. Madem çalışanların siyasi tercih özgürlüğünden söz ediyorsunuz, önce şu sorulara cevap verin: Sizin siyasi hareket merkeziniz yön değiştirirken, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve belediye şirketlerinde çalışanlara "CHP'den istifa edeceksiniz, AK Parti'ye geçeceksiniz" yönünde baskı yapıldığı iddiaları gündeme geldiğinde neredeydiniz? İnsanlar işini, aşını kaybetme korkusuyla karşı karşıya bırakılırken neden tek bir açıklama yapmadınız? Neden bir tek emekçinin hakkını savunmadınız? O gün sessiz kalanların bugün emek üzerinden siyaset yapmaya çalışması inandırıcı değildir” ifadelerine yer verdi.

“Kamuoyunun Hafızasında Çok Nettir”

Sargın ve beraberindekilere siyaset ile zorbalığı karıştırmamaları gerektiğini söyleyen Gürbilek, “Ne yazık ki bugün karşımıza çıkan tablo, ezberletilmiş söylemlerle yürütülen klasik bir algı operasyonundan ibarettir. Görüyoruz ki hızlandırılmış bir eğitimle yalanı, iftirayı ve siyasi manipülasyonu meslek edinmiş bir anlayış yeniden sahnededir. Ancak bilinmelidir ki bu yöntemlerle ne gerçekler değişir ne de milletin vicdanı yanıltılabilir. Siyaset ile zorbalığı birbirine karıştırmayın. Demokrasinin gereği olarak herkes istediği siyasi partiye üye olabilir, istediği siyasi görüşü savunabilir. Demokratik siyasetin doğal sonucu olarak insanlar davet edilir, ikna edilir ve tercihlerini özgür iradeleriyle yaparlar. Ancak hiç kimse; baskıyı, tehdidi, iş ve aş korkusunu siyasetin bir aracı haline getiremez. Zorbalığın adresi de, bunu yıllardır uygulayanlar da kamuoyunun hafızasında çok nettir” dedi.

“O Dönemde Neden Sustunuz? Açıklayın”

Cevabın sandıkta verileceğini ifade eden Gürbilek, “Eğer gerçekten çalışanların haklarını savunmak gibi samimi bir derdiniz varsa, önce kendi siyasi geçmişinizle yüzleşin. Önce, partinizin üyelerini baskıyla istifa ettirip başka bir partiye yönlendirdiği iddia edilen süreçleri sorgulayın. Önce o dönemde neden sustuğunuzu kamuoyuna açıklayın. Bizim kimseye siyasi tercih dayatmak gibi bir anlayışımız olmadı, olmayacaktır. Bizim mücadelemiz; özgür iradeye, demokrasiye ve milletin sandıkta ortaya koyduğu tercihe saygı mücadelesidir. Son sözü yine millet söyleyecektir. Ve millet; algıyı da, iftirayı da, siyasi ikiyüzlülüğü de günü geldiğinde sandıkta değerlendirecek, demokratik iradesiyle en doğru cevabı verecektir” diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi