Maden ocağının gerekli saha genişletme izinlerini alamadığı ve ÇED süreci nedeniyle faaliyetlerinin durdurulduğunun bilindiğini ifade Başkan Pehlivan, köylülerden gelen ihbarlar üzerine ilgili kurumlara resmi şikayetlerde bulunulduğunu söyledi.

“Çok Değerli Bir Alandır”
Bölgedeki su kaynakları ve doğal yaşamın tehdit altında olduğunu belirten Pehlivan, “Maden ocağında gerekli saha genişletme izinlerini alamadığı ve ÇED süreci nedeniyle faaliyetlerinin durdurulduğu bilinmektedir. Ancak bugün köylülerimizden gelen ihbarlar üzerine 181 hattına resmi şikayet ve ihbarlarda bulunulmuştur. Söz konusu bölge; Karacaören'in su kaynaklarının, tescilli pınarlarının ve doğal yaşam alanlarının bulunduğu çok değerli bir alandır. Yıllardır süren madencilik faaliyetleri sonucunda doğanın nasıl bir tahribata uğradığı ortadadır” dedi.

“Doğa Yok Olursa Yerine Yenisini Koyamazsınız”
Bölgenin doğal değerlerinin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Pehlivan, “Kesilen ağaçların, bozulan ekosistemin, zarar gören su kaynaklarının hesabını kim verecektir? Bir kez daha soruyoruz: Bir maden şirketinin kârı; köylümüzün içtiği sudan, çocuklarımızın geleceğinden, toprağımızdan ve doğamızdan daha mı değerlidir? Karacaören'in suyu, havası ve toprağı sahipsiz değildir. Yetkili kurumları görevlerini eksiksiz yerine getirmeye, yapılan ihbarları ciddiyetle incelemeye ve varsa mevzuata aykırı faaliyetleri derhal durdurmaya davet ediyoruz. Doğa yok olursa yerine yenisini koyamazsınız. Kesilen ağacı yıllar sonra büyütebilirsiniz belki, ama kuruyan bir pınarı, kirlenen bir su kaynağını ve yok edilen doğal yaşamı geri getiremezsiniz. Karacaören'in doğasına, suyuna ve geleceğine sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.





