Kış aylarının ilerlemesiyle birlikte acil servis başvurularında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, bu artışın en önemli nedeninin grip (H3N2), COVID-19 ve RSV’nin aynı anda dolaşımda olmasından dolayı olduğunu aktardı. Benzer belirtilerle seyreden bu enfeksiyonların özellikle hastalar arasında kafa karışıklığına yol açtığını belirten uzmanlar, yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı ve şiddetli halsizlikle kendini gösteren hastalıkların birçok kişide 10 ila 14 gün boyunca etkisini sürdürebildiğini söyledi. Uzmanlar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde hastaneye yatış riskinin arttığı belirtti. Ayrıca uzmanlar, “kolay bulaşıyor, hafife alınmamalı” uyarısında da bulundu.

DAHA BELİRGİN SEYREDİYOR
Bu yıl grip sezonunun, önceki yıllara kıyasla daha erken ve daha yoğun başladığı belirtildi. Sahadaki tabloya göre konuşan uzmanlar, özellikle influenza A’nın alt tipi olan H3N2 ön plana çıktığını belirterek, solunum yolu enfeksiyonları yalnızca grip ile sınırlı kalmadığını aktardı. Solunum yolu enfeksiyonlarındaki son durumu değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Alpar, özellikle H3N2’nin bu sezon daha belirgin seyrettiğini kaydetti. H3N2’nin yeni bir virüs olmadığını belirten Alpar, influenza A’nın bilinen bir alt tipi olduğunu ancak bu yıl “K alt soyu”nun dünya genelinde baskın hâle geldiğini ifade etti. Bu durumun grip sezonunun yaklaşık bir ay erken başlamasına ve vaka sayılarının artmasına neden olduğunu dile getirdi.

MASKE VE HİJYEN KURALLARINA DİKKAT EDİLMELİ
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa’daki grip vakalarının büyük bölümünü H3N2 oluştururken, Türkiye’de de bu alt tipte belirgin bir artış yaşandığı bildirdi. Sağlık Bakanlığı da H3N2’nin mevsimsel bir varyant olduğunu ancak vaka sayılarındaki yükselişe dikkat çekmişti. Acil ve poliklinik başvurularında hastaların çoğunlukla ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları ile yoğun halsizlik şikâyetiyle geldiğini belirten Alpar, öksürük ve bitkinlik hissinin birçok kişide iki haftaya kadar uzayabildiğini söyledi. Bu durumun, “Bu yıl grip neden daha uzun sürüyor?” algısını güçlendirdiğini ifade etti. H3N2’nin daha ölümcül olduğuna dair bir verinin bulunmadığını kaydeden Alpar, bulaşıcılığının belirgin şekilde arttığını vurguladı. Toplumsal bağışıklığın bu alt varyanta karşı düşük olması ve aynı dönemde COVID-19 ile diğer solunum yolu enfeksiyonlarının da görülmesinin, hastalığın daha ağır ve uzun sürüyormuş gibi algılanmasına neden olduğunu belirtti. Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin belirtileri ciddiye alması, kalabalık ortamlarda maske ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini hatırlattı.





