Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen 12 maddelik “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 8 Ağustos’ta TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından bugün sabah 11.00’dan bu yana Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve milletvekilleri, Genel Kurul’a Türk bayraklı şallarla ve ellerinde Türk bayraklarıyla katılırken ayrıca İYİ Parti, teklifi “koşullu özel af” ve “ihanet metni” olarak nitelendirirken, hazırladığı muhalefet şerhine terör saldırılarında hayatını kaybeden 7 bin 563 şehidin ismini ekledi. Teklif Genel Kurul’da görüşülmeye devam ederken İYİ Parti Aydın İl Başkanı İlhan Adıyaman ve beraberindeki teşkilat üyeleri de basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kürt Vatandaşlarla Terör Meselesi Birbirinden Ayrılmalı

Kürt vatandaşlarla terör meselesinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Adıyaman, kendi teşkilatlarında da Kürt vatandaşların bulunduğunu ifade ederek, “Biz Kürt vatandaşlarımızın haklarıyla terör meselesini birbirinden ayırıyoruz. Bizim yapımızda da Kürt vatandaşlarımız var, ekibimiz içerisinde birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız var. Kendileriyle bu konuları çok kez konuştuk. Bizim Kürt vatandaşlarımızla hiçbir problemimiz, düşmanlığımız yok. Bu ülkede yaşayan herkesin, Türküyle Kürdüyle, huzur ve refah içerisinde yaşaması gerektiğini söylüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye istemiyor musunuz?’ deniliyor. Elbette terörün bitmesini istiyoruz. Bizim itirazımız terörün bitmesine, Kürt vatandaşlarımızın haklarına değil, terör örgütünün ve terörist başının muhatap alınmasına yöneliktir. Vatandaşlarımızın belli ihtiyaçları ve hak talepleri varsa bunların karşılanması gerektiğini savunuyoruz. Ancak bunu terör örgütü üzerinden yürütülen bir süreçle birbirine karıştırmamak gerekiyor” dedi.

“Terörsüz Türkiye” Söylemine Eleştiri

Çerçeve Yasa’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Adıyaman, düzenlemenin “Terörsüz Türkiye” söylemiyle sunulduğunu ancak örtülü af niteliği taşıdığını savunarak, “Önümüze getirilen düzenlemeye baktığımızda, ‘Terörsüz Türkiye’ söylemiyle sunulan ancak örtülü af niteliği taşıyan bir yaklaşım görüyoruz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Özellikle şehit yakınları ve gazilerimizle yapılan görüşmelerin yanı sıra hukuk, adalet ve Anayasa açısından da ciddi sorunlar barındırıyor” diye konuştu.

10’uncu maddeye “sorumluluk” Tepkisinde Bulundu

Tasarıdaki 10’uncu maddeye de dikkat çeken Adıyaman, imza atanların ilerleyen süreçlerde herhangi bir sorumluluk taşımayacağı yönündeki düzenlemeyi eleştirerek, “Bir yasa tasarısı hazırlıyorsunuz ve bu süreçte altına imza atanların ilerleyen süreçlerde hiçbir sorumluluğu olmayacakmış gibi bir düzenleme getiriyorsunuz. Bunu nasıl değerlendirmek gerekir? Aslında kendilerine güvenmediklerini mi gösteriyor? Daha önceki örneklerde de gördük; böyle bir sorumluluktan kaçış söz konusu değil. Tarih zamanı geldiğinde bunun muhasebesini mutlaka yapacaktır” dedi.

“360 Milletvekilinin İmzasına Ulaşıldı”

Düzenlemeye ilişkin imza sürecine de değinen Adıyaman, “Süreçte 360 milletvekilinin imzasına ulaşıldı. Oylamaya geçildiğinde bu rakamın nerede kalacağını göreceğiz. İnşallah herkes net tavrını ortaya koyar. Türk milleti de oylamada kimin ne yönde tavır aldığını değerlendirecektir. Tasarıda yer alan bazı kavramlar da açık şekilde tanımlanmalı." dedi.
Adıyaman, “PKK’lı olduğunu, terörist olduğunu söylediğiniz bir kişi için ‘suça bulaşmamış’ kavramını nasıl açıklayacaksınız? Biz bunun netleştirilmesi için önerge verdik ancak reddedildi” diye konuştu.

“Silah Bırakma ve Hukuk Süreci Ters İşletiliyor”

PKK’nın silah bırakması konusundaki görüşlerini de paylaşan Adıyaman, dünyadaki örneklerde önce silah bırakma, ardından hukuki süreçlerin işletildiğini belirterek, “Biz ise bunun tersini yapıyoruz. ‘Silahını bırakırsan sana bunu vereceğiz’ şeklindeki bir yaklaşımın doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu kişiler uzun yıllar dağda, şiddet ve devlete karşı mücadele anlayışı içerisinde yaşadılar. Şimdi bu insanların örtülü af niteliğinde bir düzenlemeyle toplum içerisinde yer almasının ciddi güvenlik ve toplumsal sorunlara yol açabileceğini düşünüyorum. Devletin yapması gerekenle bugün yapılanlar birbirinden çok farklı. Biz terörün sona ermesini elbette istiyoruz ancak bunun terör örgütüyle müzakere edilerek değil, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. İnşallah öngördüğümüz güvenlik zafiyetleri ve toplumsal sıkıntılar yaşanmaz, süreç toparlanır” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Onur Erkin