Türkiye’nin asırlık zeytin ağaçları 2024 yılında 3 milyon 750 bin tonla kırmış olduğu ürün verme rekorunu kötü geçen 25’in ardından 2026-2027 yeni sezonunda yaklaşık 3,8 milyon tona ulaşıp geçecek gibi görünüyor.
Aydın’ın şu sıralar Ağustos güneşiyle yıkanan zeytin bahçelerinde hasat zamanı yaklaşırken çiftçinin derdi ürününü değerinde satıp satamayacağı. Üreticiler, enflasyona paralel olarak işçilik maliyetlerinin fırladığı bu zamanlarda zeytinyağını maliyetinin altına satma riskiyle karşı karşıya.
İHRACATÇININ PAZAR ÇIKMAZı
İç piyasadaki enflasyon ve maliyet çıkmazından ihracat ferahlığına çıkmak isteyen Zeytin ve zeytinyağı sektörünün bu alanda da sıkıntıları var. Özellikle Aydın’ın "Memecik" zeytiniyle küresel pazarı ele geçirmeye hazırlanırken, bölgedeki üreticiler ve ihracatçılar büyük bir ekonomik belirsizliğin eşiğinde.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği temsilcileri, rekor üretime rağmen küresel pazarda rekabet etmenin zorlaştığına dikkat çekiyor. Geçmiş dönemlerde iç piyasayı korumak adına uygulanan “ihracat kısıtlamaları ve yasakları”, Avrupalı büyük alıcıların Türkiye yerine Tunus veya Fas gibi alternatif pazarlara yönelmesine neden oldu.
Türkiye'nin dökme yağ satarak katma değeri İspanya ve İtalya'ya kaptırdığını, Aydın’ın kaliteli yağlarının acilen küresel markalara dönüştürülmesi gerektiğin söyleyen ihracatçılar hak edilen kazancın ancak doğru pazarlama stratejileriyle geleceği konusunda hemfikir.
ABD’NİN YENİ GÜMRÜK TARİFELERİ
Öte yandan Amerikan Başkanı Donald Trump’ın "politikalarının" Türk zeytin ürünlerine getirdiği %12,5’lik ek vergi, Akdenizli rakiplere haksız bir avantaj sağlarken; Türk zeytin ihracatçısını küresel pazarda zora soktu. Yaklaşan yeni sezon öncesinde yüksek rekolte beklentisiyle umutlanan Aydınlı çiftçiler, maliyetlerin zaten yüksek olduğu bir dönemde en büyük ihraç kapılarından birinin de kapanması riskiyle karşı karşıya kalınca kara kara düşünmeye başladı.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun bu haksız kararın değiştirilmesi ve bu stratejik pazardaki krizin aşılması için Ticaret Bakanlığı ile koordineli olarak diplomatik temasların en üst düzeyde başlatılması için çalıştıklarını belirtti. EZZİB Başkanı “Washington nezdindeki bu girişimler hayati önemdedir; zira Ankara'nın yürüteceği kararlı diplomasi, bu haksız ek verginin kaldırılması için tek çıkış yoludur” dedi.
‘HAKSIZ REKABET OLUŞTU’
ABD’nin yüzde 39.3 payla Türkiye’nin zeytinyağı ihracatındaki en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekerek yeni tarife politikasının mevcut sorunlara yeni bir yük eklediğini belirten Uygun, Türkiye’ye uygulanan tarifenin rakip ülkeler karşısında eşitsizlik yarattığını söyledi.
İtalya ve İspanya gibi AB ülkelerine uygulanan yüzde 10’luk oranın taban vergiyi de içerdiğini, Tunus’un ise ek vergiden muaf tutulduğunu belirten Uygun, “Türk ürünleri aleyhine ciddi bir eşitsizlik doğmaktadır. Oluşan ilave maliyetlerin yalnızca ihracatçılarımız tarafından omuzlanması imkânsızdır” dedi. ABD pazarında yıllar içinde markalı ve ambalajlı ürünlerle güçlü bir konum elde edildiğini vurgulayan Uygun, mevcut tablonun sürmesi durumunda Türkiye’nin bu konumunu kaybedebileceği uyarısında bulundu.
‘İHRACAT DAHA DA ZORLAŞACAK’
TARİŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Akova da ek tarifeye tepki gösterdi.
Kararı “kabul edilemez” olarak nitelendiren Akova, “Zaten zorda olan ihracatımız daha da zor hale gelecek. Ek verginin ardından ABD pazarında rekabet gücümüzün zayıflamasını bekliyoruz” diye konuştu.
ABD’de yaşanabilecek kayıplara karşı alternatif pazar arayışlarının sürdüğünü belirten Akova, tarifenin üreticiye ve zeytin alım fiyatlarına kadar uzanan etkileri olabileceğini söyledi. İşçilik, gübre, mazot, sulama ve enerji maliyetlerindeki yükselişe dikkat çeken Akova, üreticinin korunması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan kilogram başına 50 liralık zeytinyağı desteği talep ettiklerini açıkladı.





