Germencik'te meydana gelen jeotermal hat patlamasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Aydın İl Müdürü Halit Ergin, kendisine gelen sorulara cevap verdi. Ergin, olayın yaşandığı jeotermal işletmeye idari para cezası kesildiğini ve ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu dile getirdi. Germencik Çevre Derneği Başkanı Halil Çetinkaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Halit Ergin’in verdiği yanıtları yetersiz bulduklarını belirterek, çevre ve insan sağlığını tehdit eden jeotermal faaliyetlere neden hala izin verildiğini sordu.
İzmir’in Bayraklı ilçesinden İpek Sarıca isimli bir vatandaş, 25 Kasım 2025 tarihinde Germencik ilçesi Bozköy yolu altından geçen jeotermal reenjeksiyon hattında meydana gelen patlamaya dair, Bilgi Edinme Hakkı ve Çevre Kanunu kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne çeşitli sorular yöneltti. İl Müdürü Halit Ergin tarafından verilen yanıtlar ortaya çıktı. Yapılan yerinde incelemelerde, patlamanın jeotermal işletmeye ait reenjeksiyon hattında gerçekleştiği ve hatta taşınan akışkanın yol kenarındaki araziye yayıldığı belirlendi. Ergin, çevreye yayılan sıvının reenjeksiyon kuyusuna gönderilen jeotermal akışkan olduğunun tespit edildiğini ifade etti.
AKIŞKANIN MİKTARI TESPİT EDİLEMEDİ
Patlamanın nedenine ilişkin değerlendirmede bulunan Ergin, denetim sırasında olayın bir kaza olarak değerlendirildiğini, bu nedenle patlamanın kesin sebebinin belirlenemediğini söyledi. Ayrıca çevreye yayılan akışkanın miktarının da net olarak tespit edilemediğini kaydetti.

İDARİ PARA CEZASI UYGULANDIĞI AÇIKLANDI
Olayın ardından gerekli incelemelerin yapıldığını belirten Ergin, işletme hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve konunun Cumhuriyet Savcılığı’na taşındığını açıklayarak suç duyurusu yapıldığını ifade etti.

DENETLENDİ TARİHLERİ AÇIKLADI
Ergin ayrıca, patlamanın yaşandığı Maren Maraş Elektrik A.Ş.’ye ait Nezihe Beren Jeotermal Santrali’nin 2025 yılı içerisinde 5 Mart, 10 Nisan, 9 Ekim ve 25 Kasım tarihlerinde denetlendiği bilgisini paylaştı.
Konuya ilişkin Germencik Çevre Derneği Başkanı Halil Çetinkaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Halit Ergin’in verdiği yanıtları yetersiz bulduklarını belirterek, çevre ve insan sağlığını tehdit eden jeotermal faaliyetlere neden hala izin verildiğini söyleyerek tepki gösterdi.

MÜDÜRLÜĞÜN CEVABINI YETERSİZ BULDU
Çetinkaya, patlamaya ilişkin kuruma yazılı olarak yöneltilen sorulara verilen yanıtların “sorumsuz, içi boş ve yetersiz” olduğunu belirtti. Çetinkaya açıklamasında, “Geçtiğimiz günlerde Germencik’te yaşanan jeotermal patlaması sonrası, patlama ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yazılı yöneltilen sorulara yöneltilen sorumsuz, içi boş, ve yetersiz yanıtlara ilişkin sorularımızdır. Aynı jeotermal santralde, bir yıl içerisinde üçüncü kez aynı çevre felaketi yaşanmasına rağmen, bu şirkete aynı alanda yeni projeler için neden izin verilmektedir? Aydın genelinde jeotermal santrallerin; sosyal çevreye, tarım topraklarına ve yeraltı su kaynaklarına verdiği tahribat ortadayken, bu durum çok sayıda bilimsel makale ve akademik çalışma ile belgelenmişken ve Aydın adeta bir jeotermal çöplüğe dönüşmüşken, neden hala yeni santrallere izin veriyorsunuz? Jeotermal patlamalar sonucu yaşanan çevre felaketlerinin; toprağa, yeraltı sularına, tarıma ve insan sağlığına verdiği zararlar neden görmezden geliyorsunuz? Patlamalar sırasında açığa çıkan jeotermal akışkanın; yakındaki araziye değil, dereye, oradan da yaklaşık 200 metre ileride bulunan Hıdırbeyli Sulama Göleti’ne aktığı, ayrıca daha önce de bu gölete düzenli boşaltım yapıldığı, yapılan ihbar ve şikayetlere rağmen neden dikkate almıyorsunuz?” dedi.

“VİCDANİ SORUMLULUK KİMİNDİR?”
Çetinkaya açıklamasının devamında, “Tarımsal sulamada kullanılan Hıdırbeyli Sulama Göleti’ne jeotermal akışkan boşaltılmasına, dolayısıyla tarımsal zehirlenmeye ve insan sağlığına zarar verilmesine neden izin verilmekte ya da bu duruma neden duyarsız kalıyorsunuz? Denetim yapıldığı belirtilen tarihler, bu santralde yaşanan üç patlamanın tarihleriyle örtüşmektedir. Yetkili kurum olarak siz, bu santralleri yalnızca felaket yaşandığında mı denetliyorsunuz? Aydın’ın birinci derece deprem bölgesi olduğu açıkça ortadayken; Hıdırbeyli, Umurlu ve Köşk’te olduğu gibi yerleşim alanlarının içinden geçen reenjekte boru hatlarında benzer bir patlamanın yaşanması durumunda ortaya çıkacak facianın vicdani sorumluluğu kimindir? Bir devlet kurumu olarak, bu kadar ciddi ve önemli bir konuda, bu kadar basit, kısır, yetersiz ve ciddiyetten uzak bir denetim sonucunu nasıl kamuoyuna açıklama ve cevap olarak verebiliyorsunuz?” diyerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne tepkisini sert gösterdi.





