Söke’de, vatandaşların yirmi yılı aşkın süredir verdiği taşkın mücadelesi nihayet devasa bir devlet yatırımına dönüştü. Sarıçay Barajı’nın ardından bölgeye yapılan ikinci en büyük altyapı hamlesi olarak kayıtlara geçen Kisir Çayı taş tahkimat projesinde iş makineleri çalışmaya başladı.
Ancak, projenin tamamlanmasına ramak kala ortaya çıkan teknik bir planlama hatası, milyonlarca liralık kamu kaynağının Ege'nin sularına gömülmesi riskini doğurdu.
Söke Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Çıtak, projenin önemini vurgularken aynı zamanda mühendislik planlamasındaki kritik eksikliklere karşı yetkilileri acil önlem almaya çağırıyor.

17 Derenin Birleştiği Tehlike Havzası
Resmi haritalarda tek bir nehir yatağı gibi görünse de yerel dilde "Kisir Çayı" olarak anılan bu su yolu, aslında Güzeltepe, Güneyyaka, Sayrakçı ve Pamukçular mahallelerinin sarp dağlarından inen 17 farklı derenin birleşmesiyle oluşan devasa bir hidrolik güç. Dağlardan gelen bu kontrolsüz sular, Kisir Mahallesi'nin içinden geçerek Ege’nin en büyük su damarlarından biri olan Büyük Menderes Nehri’ne dökülüyor.
Yıllardır kış aylarında tarım arazilerini ve yerleşim yerlerini tehdit eden bu doğa gücüne karşı, Nalbantlar ile Güneyyaka mevkileri arasında taş tahkimat duvarlarının yapımına başlandı. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıkların desteğiyle hayata geçirilen bu proje, bölge halkı tarafından büyük bir minnetle karşılansa da sahadaki gerçekler endişe yaratıyor.

"Köprüye Bağlanmazsa Tüm Yatırım Heba Olur"
Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Çıtak, projenin mevcut haliyle bitirilmesi durumunda doğacak felaketi şu sözlerle özetliyor:
"Taş tahkimat çalışması, Güneyyaka Köprüsü’ne tam 200 metre kala sona eriyor. Eğer bu tahkimat duvarı köprünün ayaklarına kadar uzatılıp sağlam bir şekilde bağlanmazsa, ilk büyük selde sular o 200 metrelik boşluktan arkaya sızacaktır. Devletin milyonlarca lira harcayarak inşa ettiği bu devasa duvarlar işlevsiz kalır, harcanan para boşa gider."

Doğal Baraj Tehlikesi ve Bürokratik Girişimler
Muhtar Çıtak’ın işaret ettiği ikinci ve daha büyük tehlike ise yan derelerin yönetiminde saklı. Sayrakçı ile Güneyyaka arasındaki dağlık araziden gelen 17 derenin ana yatağa bağlantısının mühendislik açısından doğru yapılmaması durumunda, fırtınalı günlerde bu derelerin arkasında devasa su kütleleri birikebilir.
Çıtak, bilhassa Kaygıllı bölgesinden gelen akıntıya karşı bentler yapılması gerektiği konusunda uyararak şöyle diyor:
"Bağlantılar düzgün kurulmazsa, yan derelerin arkasında biriken sular yapay barajlar oluşturacak ve en sonunda Kisir Çayı’nın yeni yapılan setlerini patlatacaktır. Biz bu uyarıları art niyetle yapmıyoruz. 20 yıldır bu yatırım için uğraşıyoruz ve sahada çalışan müteahhit firmaya elimizden gelen tüm desteği veriyoruz. Amacımız, ortaya asırlık ve kusursuz bir eserin çıkmasıdır."
Bölgedeki risklerin ciddiyeti üzerine harekete geçen yerel yönetim temsilcileri, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcılığı, DSİ 21. Bölge Müdürlüğü, Söke Kaymakamlığı ve Aydın Valiliği’ne resmi dilekçeler sunarak projenin revize edilmesini talep etti.






