Kötü ekonomi rejimi nedeniyle ülke tarımı alarm veriyor. Artan maliyetler ve yüksek enflasyon tarımdan sanayiye ticaretten istihdama kadar her alanda çok büyük krizlerin yaşanmasına neden oluyor. Son bir ayda 2 bin 72 şirket kapandı, bu da on binlerce yeni işsiz anlamına geliyor.

Tarımda girdi enflasyonu yıllık yüzde 40’a dayandı. TÜİK tarafından yeni açıklanan rakamlara göre tarımsal üretimde maliyet tablosu daha da ağırlaştı.

TÜİK'in açıkladığı nisan ayı tarımsal girdi fiyat endeksi iki yılın en yüksek seviyesine ulaşarak yıllık bazda yüzde 38,97, aylık bazda yüzde 5,61 artış gösterdi. Üreticinin en temel ihtiyaçlarından olan gübrede yüzde 62,77, enerjide ise yüzde 48,44 oranında yıllık artışlar yaşandı. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 62,77 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler olurken aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 12,54 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Gübre ve enerji kalemlerini yıllık yüzde 37,7 aylık 4,52'yle yem takip etti.

Aydın’daki öğretmenden YKS gününde vefa örneği
Aydın’daki öğretmenden YKS gününde vefa örneği
İçeriği Görüntüle

Endekste, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 17,49, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 33,79 oranında artış yaşandı. Ana harcama grupları incelendiğinde nisan ayında bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 6,19 artarken tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi yüzde 1,95 oranında arttı.

Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 41,21, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 25,80 oranında bir yükseliş kaydedildi.

Açıklanan girdi maliyetleri küçük üreticileri tamamen tarımdan koparacak hale geldi.

Şirketlerin gıda zincirini tamamen kontrol altına almalarına yol açabilecek, küçük üreticilere hayatı her geçen gün daha da zorlaştıran tarım politikaları nedeniyle, tarlaların sahibi olan çiftçi kendi toprağında “ırgat” haline geliyor, toprağını şirketlere kiralamaya mecbur hale getiriliyor!

Uzmanlara göre mevcut politikalar; tarım ve ekonomi anlayışı, memleketi sadece eko-politik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir çöküşe, “canlı ve verimli” tarım arazilerini enerji ve madencilik şirketlerinin kısa vadede büyük kazanç elde edip sonra da verimsiz ölü bir toprak parçası olarak geride bırakacağı bir felakete doğru sürüklüyor!

Kaynak: HABER MERKEZİ