Söke’de uzun yıllardır Fen Lisesi açılması beklenirken, Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin kapatılacağı ya da Fen Lisesi kapsamında dönüştürüleceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık 400 öğrencinin eğitim gördüğü ve LGS kapsamında sınavla öğrenci alan lisenin geleceğine ilişkin belirsizlik, öğrenciler ve veliler arasında kaygıya neden oldu. İlçedeki eğitim camiası, Fen Lisesi ihtiyacının yeni bir okul açılarak karşılanmasını beklerken, mevcut ve köklü bir okulun öğrenci alımının durdurulması ya da dönüştürülmesi ihtimali tepkilere yol açtı.

Gözler Aydın Vekil

Aydın’ın Vekilleri Reaksiyon Alacak Mı?

İlçenin eğitim geleceğini ilgilendiren böylesine kritik bir konu, Aydın’ın muhalefet milletvekilleri yerine Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Söke’yi ve Aydın’ı doğrudan ilgilendiren tartışmalı konunun ilk etapta Aydın milletvekilleri yerine Gaziantep ve İstanbul milletvekilleri tarafından Meclis’e taşınması ise ayrı bir tartışma konusu oldu. Muhalefet kanadında yer alan CHP milletvekilleri Bülent Tezcan, Hüseyin Yıldız, Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz’un yanı sıra İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş yerine Söke’de gündem olan soruna il dışındaki vekiller tarafından hassasiyet gösterilerek sahip çıkılması büyük dikkat uyandırdı. Öte yandan yaşanan gelişme sonrasında Aydın’ın iktidar milletvekilleri olan AK Parti’li Mustafa Savaş, Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen’in de soruna Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde çözüm sağlanması için girişimlerde bulunup bulunmayacakları da merak konusu oldu.

TBMM’ye Sunulan 14 Soru Nelerdi?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin geleceğine ilişkin öğrencilerin ve velilerin kaygılarını giderecek açık ve şeffaf bir açıklama neden yapılmamaktadır?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenci almaya devam edecek midir?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin kapatılması veya başka bir okul türüne dönüştürülmesi yönünde Bakanlığınız tarafından alınmış bir karar var mıdır? Varsa bu kararın gerekçeleri nelerdir?

Okulun kapatılması halinde, LGS puanı ile nitelikli bir liseye yerleşmek isteyen Söke’deki öğrenciler kendi ilçelerinde hangi okullara yerleşebilecektir?

Söz konusu okulun kapatılması durumunda öğrencilerin kendi ilçelerinde nitelikli kamu eğitimi alma olanaklarının azalacağı ve özel okullara yönelmek zorunda kalacakları yönündeki kaygılar Bakanlığınız tarafından değerlendirilmiş midir?

Milli Eğitim Bakanlığı 2026 yılı LGS kapsamında sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarının kontenjanlarını ve okul listelerini hangi gerekçeyle henüz açıklamamıştır?

Söke ilçesinde sınavla öğrenci alan ikinci bir nitelikli devlet okulunun bulunmasının önünde herhangi bir eğitimsel veya idari engel var mıdır? Yoksa neden öğrencilerin seçenekleri azaltılmaktadır?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin kapatılması veya dönüştürülmesine ilişkin açıklamanın LGS sınavı sonrasına bırakıldığı yönündeki iddialar doğru mudur? Eğer doğruysa, yıl boyunca bu okula yerleşmek amacıyla hazırlık yapan öğrencilerin psikolojik ve akademik durumları neden gözetilmemiştir?

Söke’ye Fen Lisesi açılacağı yönündeki açıklamalar yapılırken, bunun mevcut bir okul olan Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin kapatılması veya dönüştürülmesi yoluyla gerçekleştirileceği neden aynı açıklıkla kamuoyu ile paylaşılmamıştır?

Eğitim kurumlarının açılması, kapatılması veya dönüştürülmesi kararları hangi bilimsel, pedagojik, demografik ve idari kriterlere göre alınmaktadır?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi ile ilgili yürütülen süreçte eğitim sendikalarının, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, velilerin ve diğer yerel paydaşların görüşleri alınmış mıdır? Alındıysa bu görüşler nelerdir?

Söke’deki eğitim planlamasına ilişkin kararlar Bakanlığın eğitim politikaları ve nesnel ihtiyaç analizleri doğrultusunda mı alınmaktadır, yoksa siyasi aktörlerin yönlendirmesi veya talepleri bu süreçlerde etkili olmakta mıdır?

Söke Yavuz Selim Anadolu Lisesi’nin kapatılacağı veya işlevinin değiştirileceği yönündeki belirsizlik nedeniyle öğretmenlerin başka okullara tayin istemesi kaçınılmaz hale gelmeyecek midir? Bu durumda, üç yıl boyunca bu okulda eğitim görecek öğrencilerin nitelikli ve istikrarlı bir eğitim alma hakkı nasıl korunacaktır?

Öğretmen kadrosunda yaşanabilecek olası değişikliklerin eğitim niteliğini düşürmeyeceği nasıl garanti edilmektedir? Bu konuda Bakanlığınızın aldığı somut önlemler nelerdir?

Kaynak: HABER MERKEZİ