LÜTFİ ÖZKAL

LÜTFİ ÖZKAL

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

BELEDİYELERDE ŞEFFAFLIK BU KADAR MI ZOR?

A+A-

“Hiçbir miras dürüstlük kadar zengin değildir.”  W. Shakespeare
    31 Mart seçimlerinden sonra özellikle el değiştiren belediyelerde sürekli bir borç ve personel sorunu süregelmektedir. Bu yazımı yazmak için özellikle bekledim ki, gideni kötüleyen belediyelerin şeffaflık yaklaşımını görmek istedim. 
    Şimdi efendim, bir belediye çıkıyor ve diyor ki “şu kadar borç yapmışlar, bu kadar gereksiz personel istihdam etmişler, yemişler, içmişler, harcamışlar vs…” Sonra?
    Sonrası malum, biz yapmayacağız! 
    Siz yapmayın diye siz seçildiniz, size güvenildi. Sizin yerine geldikleriniz de yapmayacaklardı, onlara da güvenilmişti. Ama yaptılar… 
    Peki ne olacak? 
    Şimdi sunacağım çözüm sadece benim aklıma mı geliyor, ben mi fazladan düşünüyorum bilmiyorum lakin kendimle ilgili kuşkuları beynimden bir türlü bertaraf edemiyorum.
 Açarsın bir web sitesi, aylık yapılan harcamalarını kuruş kuruş burada yayınlarsın. Doğrudan teminle ya da ihale ile alının bütün mal ve hizmetlerin kimlerden ne kadara alındığını yayınlarsın. Vatandaş tüm harcamaları görür, senin ne kadar dürüst olduğuna kendisi karar verir.
    Bir de personel işi var tabi…
    Bir işe alım prosedürü yayınlarsın, yine web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından ihtiyaç duyulacak personelleri ve niteliklerini yazarsın, gelen iş ilanlarını değerlendirecek şeffaf bir prosedür oluşturursun (sınav vb.) olur, biter. 
    Olmaz mı, olur, lakin seçilenlerin elinden büyük bir imkan da gitmiş olur. Şöyle düşünelim, seçilmiş başkanın bir yakını işe girmek için Başkan Bey’e gelecek ve Başkan Bey de diyecek ki “bizim işe alma prosedürümüz var, oradan geçmen gerekiyor.” Ya da mühim bir kişi “başkanım şu bizim çocuğa biraz iş ver, kalkınsın” diyecek ve Başkan da “Bizde işler öyle ilerlemiyor, tedarikçi listesine ismini yazdırsın, biz kendisinden teklif alırız” diyecek. Ne günlere kaldık Allah’ım!
Olmaz değil mi, koskoca Başkan istediğini işe alamayacak olduktan sonra, istediği yerden mal ya da hizmet alamayacak olduktan sonra neylesin öyle başkanlığı değil mi?
İşte düğüm de burada çözülüyor. İstediği kişi, istediği yer… Gönül kimi ister? Sevdiğini, tanıdığını, bildiğini… Gönlün istediği kendi tarafıdır. Hal böyle olunca bir taraf gider, bir taraf gelir lakin şeffaflık ve adalet söylemlerde kalır…
Kalın sağlıcakla.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.