Gıda, Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği (TAGİAD) Başkanı Tevfik Fikret Koca, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında Aydın’ın Türkiye incir üretimindeki payına dikkat çekerek, “Bolluk, üreticinin cezalandırıldığı bir tabloya dönüşmemeli” dedi. İncirde fiyat istikrarının sağlanması gerektiğini vurgulayan Başkan Koca, coğrafi işaretli Aydın incirinin kalitesinin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti. İncirin Aydın için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Koca, Aydın incirinin Türkiye ve dünya incir üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin AB Tescilli Coğrafi işaretli Ürünü Aydın İncirinin marka değerini korumak, üreticinin emeğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerine yer verdi. Programda ayrıca Aydın Valiliği tarafından yayımlanan yeni incir tebliğine de değinen Koca, Aydın Valisi Dr. Osman Varol’a teşekkür etti. Alınacak tedbirlerin üreticiye doğru aktarılmasının önemine değinen Koca, Aydın’ın 17 ilçesinde düzenlenecek bilgilendirme toplantılarının faydalı olacağını belirtti. Koca, toplantılarda tebliğin getirdiği kurallar, alınması gereken önlemler ile kurutma ve depolama şartlarının üreticilere aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.

“Türkiye’de İncirin Yarısından Fazlası Aydın’da Üretiliyor”
Aydın’ın Türkiye incir üretiminin önemli bölümünü karşıladığını ifade eden Koca, kentin incir üretimindeki konumunun alınacak kararlarda dikkate alınması gerektiğini dile getirerek, “İncir dediğiniz zaman aklınıza neresi geliyor? Aydın geliyor. Aydın, Türkiye’nin yaklaşık yüzde 60-65 oranında incirini üretiyor. Türkiye’de 320-360 bin ton civarında incir üretildiğini düşünürseniz, bunun 200-250 bin tonunu Aydın üretiyor. Yani Türkiye’de üretilen incirin yarısından fazlası Aydın’dan karşılanıyor. Bundan dolayı Aydın bir incir kenti, hatta incirin başkenti diyebilirsiniz. Bu nedenle incirle ilgili yapılacak her türlü tedbirin ve alınacak kararların Aydın özelinde değerlendirilmesi gerekiyor. İncirin bol olması ülke ekonomisine ve ihracata önemli katkı sağlıyor. Ancak ürün bol olduğu zaman üreticinin zarar etmemesi lazım. Üretici güzel, kaliteli ve bereketli bir ürün yetiştiriyor, fakat ürün bol diye fiyat düşüyor. Böyle bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değil” dedi.

“İncirde Fiyat Tabanı Belirlenmeli”
Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için incirde fiyat tabanının oluşturulması gerektiğini belirten Başkan Koca, coğrafi işaretli ürünün kalitesinin korunmasının aynı zamanda Aydın’ın marka değerinin korunması anlamına geldiğini söyleyerek, “Bunu koruyabilmek adına bir fiyat tabanı belirlememiz gerekiyor. TARİŞ’in, kooperatiflerin ve ihracat birliklerinin belirlediği bazı fiyatlar var ancak ürün fazla olduğu zaman fiyatların düşmesi Türkiye’de sık yaşanan bir durum. İncirde de aynı sıkıntıyı yaşamamak ve üreticiyi korumak için sistemi bir düzene oturtmamız gerekiyor. Aydın’ın coğrafi işaretli ürünü olan incirin kalitesinin korunması büyük önem taşıyor. Coğrafi işaret belgelerini duvara asmak için almıyoruz. Bu belgeler, ürünün kalitesini korumak, sürdürülebilirliğini sağlamak ve değerini artırmak için alınıyor. Bu nedenle Aydın incirini özellikle ihracata yönelik bir ülke olduğumuz için korumamız ve kollamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Üreticiyi Koruyup Fiyat İstikrarını Sağlamalıyız”
Aydın Valiliği tarafından incirin kalitesinin korunmasına yönelik yayımlanan tebliği de değerlendiren Başkan Koca, uygulamada bazı zorlukların yaşanabileceğini belirterek devlet desteğinin önemine dikkat çekerek, “Özellikle Valilik kararnamesiyle Sayın Valimizin böyle bir tebliğ yayınlaması ve bu konuda adım atması gerçekten takdire şayan. Uygulamada bazı zorluklar yaşayacağımızı biliyoruz. Burada devletten de destek bekliyoruz. Üreticiyi koruyup ayakta tutabilmemiz ve fiyat istikrarını sağlayabilmemiz lazım. Aydın’da yeni incir üretim sezonuyla birlikte geçtiğimiz yıllarda yaşanan bazı sorunlar da yeniden gündeme geldi. Aydın Valiliği tarafından yayımlanan tebliğde, coğrafi işaretli Aydın incirinin kalitesinin korunması, ilek arıcılığının sürdürülebilirliği, üretimde verimliliğin ve gıda güvenliğinin artırılmasıyla ilgili yeni kurallar belirlendi. Bu kapsamda Aydın Valiliği ile İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından üreticilere bilgilendirmeler yapılıyor” diye konuştu.

“İlek faaliyetleri kontrollü yürütülmeli”
Tebliğ kapsamında ilek faaliyetlerine yönelik getirilen kuralların yanı sıra, incirin ihracatında önemli sorunlara yol açan aflatoksin, okratoksin ve diğer mikotoksinlerin oluşumunun önlenmesi gerektiğini belirten Başkan Koca, üretimin her aşamasında gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade ederek, “Alınan önlemler kapsamında Aydın ili dışına ilek faaliyetlerinin gerçekleştirilmemesi ve ileklerin satılmaması, ilek arıcılığının erken dönemde hasat edilmemesi ve toplanmaması gerektiği ifade edildi. Bunun yanında özellikle ihracatta sorun oluşturan aflatoksin, okratoksin ve diğer mikotoksin oluşumlarının önlenmesi için incirin ağaçtan toplandığı andan üretim tesisine ve paketleme aşamasına kadar gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. İl Tarım Müdürlüğü ve Valiliğimiz koordinasyonunda, 17 ilçenin katılımıyla incir üretiminin korunması ve gerekli tedbirlerin uygulanması amacıyla bilgilendirme toplantıları yapılmaya başlandı” ifadelerine yer verdi.
“Dağlık bölgelerde üreticinin şartları göz ardı edilmemeli”
İncirin hijyenik koşullarda toplanması, uygun kasalarda muhafaza edilmesi ve depolama süreçlerinin kurallara uygun yürütülmesi gerektiğini belirten Başkan Koca, ancak alınan tedbirlerin uygulanmasında Aydın’ın özellikle dağlık bölgelerindeki üreticilerin koşullarının da dikkate alınması gerektiğini söyleyerek, “Üretici ve tüketici açısından da incirin daha hijyenik şartlarda toplanması, kasalarda muhafaza edilerek üretim alanlarından depolara sevk edilmesi ve plastik kasaların hijyen kurallarına uygun şekilde kullanılması gerekiyor. Bu şartlara uymayan işletmelere idari para cezaları uygulanması, kayıt dışı ve merdiven altı olarak tabir edilen yerlerdeki depolama ve üretim faaliyetlerinin ise durdurulması gündemde. Ancak özellikle Aydın’ın dağlık bölgelerinde bu kurallara tam anlamıyla uyulması bazı durumlarda zor olabilir. Engebeli araziler, ulaşım güçlükleri, geçici depolama imkânlarının sınırlı olması ve üreticinin ekipman ile maliyetleri karşılamakta yaşadığı sıkıntılar dikkate alınmalı. Üreticinin korunması açısından uygulamalarda bu zorlukların da göz önünde bulundurulması gerekiyor” dedi.





