Geceleri uyuyamıyorsun ve uyku düzenin alt üst olmuş durumda. Sabah uyanıyorsun ve boğazında hafiften bir yanma var ve korku içerisinde kendi kendine ”olamaz kesinlikle bu sefer virüsü kaptım” diyorsun. Biraz sakinleşip, panik ve paranoya duygularını az da olsa kontrol altına aldıktan sonra online iş toplantına katılmak için bilgisayarını açıyorsun. Toplantı esnasında arkadan köpeğin bağırıyor ve üçüncü sınıfa giden çocuğun uzaktan öğretim dersleri için yardım istiyor. Üstüne üstlük yaşlı anne ve babana bakmaktan tek sorumlu olan kişisin. Senaryo tanıdık geldi mi? Pek azımız daha önce şu anda etkisi altında olduğumuz pandemiye benzer bir olay yaşadık. Böyle kütlesel olağanüstü bir durumda nasıl ebeveynlik yapılır ya da nasıl yaşlı anne ve babanıza destek olunur konusunda bir el kitabı ne yazık ki yok. Yaşlı ebeveynlerimiz yüksek risk grubu dediğimiz, virüsün en olumsuz etkilerinin görüldüğü gruba dahilken onlara yaklaşmadan ihtiyaçlarını nasıl giderebiliriz? Kendi işimizi online da olsa bir şekilde yapmaya çalışırken nasıl aynı zamanda yardım isteyen çocuğumuzun derslerine yardımcı olabiliriz? Bütün bunların üstüne bir de iki hafta boyunca aynı evde uzun süre beraber vakit geçirmek zorunda kaldığımız aile fertlerimizle yaşadığımız gerginlikleri ekleyin. Bunların hepsi hayatımızı olumsuz etkileyen, stres etkeni dediğimiz durumlar. Hepimiz olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız ve böyle bir durumda psikolojik sağlığımızı korumak oldukça güç. Stresimiz tam anlamıyla bu belirsizlik durumu ortadan kalkıp, eski olağan yaşantımıza geri döndüğümüzde azalacak. Fakat bulunduğumuz mevcut koşullarda stresimizi azaltmamız, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı olumlu etkileyecektir. Gelin hep birlikte psikolojik sağlığımızı korumak için birkaç yönteme bir göz atalım.
HABERLERİ FİLTRELE
Haberleri soluksuz bir şekilde takip ettiğinizde kendinizi daha stresli ve hatta belki de panik modunda bulmanız çok olağan. Her şeyi bilmek bazen bize yarardan çok zarar verir. Sadece ihtiyacınız olan bilgiyi alın, gereksiz bilgiden uzak durun. Mesela akşamları Sağlık Bakanlığının verdiği resmi bilgiler ve eğitim sistemi ile bilgiler yararlı ve gerekli bilgi kategorisine girer. Öte yandan abartılı ve doğruluk temeline dayalı olmayan bilgiler bizde korku, umutsuzluk ve karamsarlık duygularının oluşmasına sebep olur.
TEMİZ HAVA ALIN
Dışarı çıkmamamız söyleniyor. Kesinlikle katılıyorum. Fakat dışarı çıkmamak balkonumuza, evimizin bahçesine ya da insan sayısının çok az olduğu mekanlarda kısa yürüyüşler yapmamamız anlamına gelmiyor. Köpeğinizi gezdirmek, markete yürüyerek gitmek, aile üyelerinizle kısa yürüyüşler düzenlemek, evinizin bahçesinde çocuğunuzla oynamak ya da spor yapmak size iyi gelecektir. Hatta evde koşu bandınız varsa onu balkona çıkarmanızı ve balkonda yürüyüşünüzü yapmanızı öneririm. Egzersiz yapmak hem beden hem de ruh sağlığımız için hayati önem taşıyor.
BİR RUTİNİNİZ OLSUN
Hem kendiniz hem de evde çocuklarınız varsa onlar için mutlaka bir rutin oluşturun. Bu bir tatil değil unutmayın; okul ve işler devam ediyor. Her gün mutlaka belirli bir saatte uyanın, işinize belirli bir saatte başlayın, belli saatlerde yemek yiyin ve belli saatlerde egzersizlerinizi yapın. Sabah uyandığınızda güzel bir duş alın ve pijamalarınızı çıkarıp günlük kıyafetlerinizi giyin. Bedensel ve ruhsal bütünlüğümüz için rutin belirlemek çok önemlidir.
GEÇİCİ OLDUĞUNU UNUTMAYIN
Evde olmaktan bıkıp usandığınızdan eminim, sizi çok iyi anlıyorum. Fakat ne kadar üzülsek de bunalsak da şu andaki koşulları değiştirme gücüne sahip değiliz. Hepimiz mikro seviyede hayatımızda değişiklikler yapıp, içinde bulunduğumuz olumsuz koşulları daha yaşanabilir ve tahammül edilebilir bir hale getirebiliriz. Şunu sakın unutmayın: bu durum geçici bir durum. Henüz tam olarak ne zaman olduğunu bilmesek de eninde sonunda işlerimize ve okullarımıza geri döneceğiz. Bu olumsuz koşulların bizlere fark ettirdiği unutmaya başladığımız değerlerimiz, içimizde oluşan yardımseverlik ve özveri duyguları, daha önce yapmaya vakit bulamadığımız hobilerimizle ilgilenmek gibi artıları da var hiç şüphesiz. Sabırlı olmamız gereken zamanlardayız. Mevlanın şu güzel sözünü hatırlayalım: “Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengarenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.”