Bazen tam her şey yoluna girmiş gibi hissederken…
Yıllardır aklına gelmeyen bir anı belirir.
Çocukluğundan bir cümle…
Eski bir fotoğraf…
Annenin söylediği bir söz…
Babanın bakışı…
Hiç beklemediğin bir anda yeniden karşına çıkar. İlk aklından geçen düşüncen: Şimdi ne oldu da hatırladım? Olabilir.
Belki de doğru soru şudur: Hayat bana bunu yeniden neyi anlamam için gösteriyor?
Çünkü bazı anılar bizi incitmek için değil, artık iyileşmeye hazır olduğumuz için yeniden görünür olur. Bu durum bazen bastırılmış deneyimlerin yeniden yüzeye çıkması olarak karşımıza çıkar. Bazen de dolunay, yeni ay veya retro gibi gökyüzü dönemlerinden, geçmişi gözden geçirmek ve duygusal köklerle yeniden bağ kurmak için sembolik bir davet olarak yorumlar. İsimleri farklı olabilir. Ama davet aynıdır. Geçmişe dönmek için değil… Geçmişin üzerimizdeki etkisini dönüştürmek için. İşte tam burada nefes, yalnızca soluduğumuz hava olmaktan çıkar.
Nefes, zihnin anlatamadığını bedenin yumuşakça ifade ettiği dile dönüşür. Çünkü yıllarca bastırılmış bir duygu önce düşüncelerde değil, çoğu zaman bedende yaşamaya devam eder.
Sıkışan omuzlarda…
Daralan göğüste… Boğazdaki düğümde…
Ve fark edilmeden tutulan nefeste…
Belki de bu yüzden özgürleşmek, geçmişi unutmak değildir. Geçmişi artık bedenimizde taşımamayı öğrenmektir.
Ve bazen bunun ilk adımı, yıllardır otomatik aldığımız nefesi ilk kez gerçekten hissetmektir.
Geçmiş seni çağırmıyor… Seni özgür bırakmak istiyor
Cevriye Ünal, PhD, Nefes Eğitmeni ve Yazar
Yorumlar
Trend Haberler
Aydın Denizli karayolu trafiğe kapatıldı
CHP Aydın Milletvekili Tezcan'dan istifa kararı!
İzmir merkezli skandalın Aydın ayağı ortaya çıktı!
Aydın’da alarm! O ilçeler için kuvvetli yağış uyarısı
Söke’deki vahşette kahreden detay!
KADES çağrısına müdahale için gitmişti: Aydın’a şehit ateşi düştü!
Reklam