01 Nisan 1965 yılında Aydın’da Hüraydın Gazetesi’nde attığım ilk adımla başladığım yolculuk,sırasıyla Aydın Mücadele Gazetesi,ardından Yeni Asır Gazetesi’nin Aydın Muhabirliği,bir,bir buçuk yıl sonra İzmir’de Yeni Asır Gazetesi’nde Ege Masası Şefliği,onun ardından Demokrat İzmir Gazetesi’nde aynı görev,sendikacılık yaptığım için işten kovulma,kısa bir süre işsizlikten sonra İstanbul’a gidiş,Akşam Gazetesi,Akdeniz Haber Ajansı,yine sendikacılık,yine işten kovulma,610 gün süren grev eylemi ardından Merhaba Cumhuriyet…

Seksenli yılların sonu Aydın’a dönüş…

Gazetecilik yapmama kararı…

Reklamcılık,Aydın’ın ilk kez,sıcak hava ve helyum gazlı reklam balonları,yine ilk elektronik prizmatik dönerli reklam panoları ve Aydın’ın ilk spor dergisi SPOR 09’un yaşama geçişi…

Yine Aydın’da ilk dikili giysiye baskı yapan ahtapot tekstil baskı makinası…

Aydın Tekstil Fabrikasına flama ve ürünlere baskı…

Hollanda’ya,Fransa’ya tişört,bayrak baskısı…

Hep ilkler,hep yenilikler…

Derken,

Ülkede ekonomik kriz..

Tekstil sektöründe hızlı çöküş…

Ve başımda patlayan kabak …

Ardından,

İFLAS……

Yenilmek;ama PES etmemek.

Bir sürü borç ve borçları enaz iki kez karşılayabilecek tahsil edilemeyen alacaklar…

Bu koşulların beni düşürdüğü çukurdan,yine bu koşullarla çıkmak olası değil…

Ver elini İstanbul…

İstanbul,yedi tepeli ,gelmiş geçmiş uygarlıkların beşiği enerji dolu aşkım,sevgilim…

Tuttu elimden,çekti çıkardı beni düştüğüm çukurdan…

Zümrütü anka kuşu gibi kendi küllerimden yeniden kendimi yaratışım…

NLP eğitimleri…

Kazanılan paralar,ödenen borçlar,

Huzura eriş..

Ver elini ,

Kaygusuz Abdal’ın,kopuzunun tellerinden dalga dalga name olup , dört bir yana dağılan

Akdeniz Yaylası;

Aydın Elleri,kuşlar uçar gider dede sultana

Torlak Kemal’in,Börklüce Mustafa’nın diyarı,

Aydın İli…

01 Mayıs 2015

Gazete Flaş’da , ilk yazım.Kanlı 01 Mayıs 1977 olayları.

İki dost kazanıyorum.Semra-Süleyman Kasım Şener ,bir de kızım gibi sevdiğim Gülcan Bilir.

İki yıl köşe yazıları, röportajlar,kendime geliyorum…

Gazete Flaş’ta iki yıl süren enerji dolu süreçten sonra MOLA…

01 Nisan 2018 yani 01 Nisan 1965 tarihinden 53 yıl sonra

Aydın’da Hedef Gazetesi’nde 53 yıl önce başlayan filmi yeniden gösterime sunmak..

Mekan da değişmiş, seyircilerin çoğu da…

Daha iyi ya yeni mekanın, yeni seyircilerine 53 yıl önceki filmi canlı canlı yaşatarak göstermek…

Kiminle ?

SAS’la..

SAS da kim ? diye sorabilirsiniz.

Sabahattin Aydın Sarı biz ona SAS deriz…

Aydın Sarı, benden sonra kumpasla hurufat dizen son muhabir-mürettip tipidir, yani nesli tükenmek üzeredir;çünkü artık o yöntemlerle gazete dizilip, basılmıyor…

Hedef’in İmtiyaz Sahibesi Aydın’ın biblo gibi biricik kızı Sevcan Sarı…Yazı işleri Müdürü,adaşım Atilla Karpınar, benden çok sonra o da Yeni Asır dergahından geçti..Şermin,Emrah ve Türker’i tanıyorum.Bir de köşe yazarım dostum Adnan Bilek…

Gazetecilikte bir gelenek vardır,aynı gazetede çalışanlar bir araya geldiklerinde kendiliğinden tanışmış olurlar,sanki kırk yıllık arkadaşmışlar gibi...

MOLA sırasında bir de baktım ki Aydın’da yazılacak o kadar çok konu birikmiş ki hangisinden başlamalı diye düşünüyorum…

Aydın ’ımızın yaşamını ilgilendiren gündemdeki tüm veriler bizim için önemlidir.

Yazacağım her sözcükle bunu hemşehrilerimizle sindire sindire paylaşmak en iyisi..

Kimseye yargısız infaz yapmadan,

Gazeteciliğin,hakimlik,savcılık,polislik olmadığının bilincinde olarak..

Sorunları sipariş üzerine ele almadan,tetikçilik yapmadan,savunulan her hakkın, hakkını vererek..

Güçlüden yana olmadan, sorumluluktan kaçmadan, çıkar çevrelerinin yandaşı olmadan, kıvırmadan, eğilmeden,bükülmeden ,vicdan denilen ilahi yasanın tecellisine inanarak,saygı duyarak,

53 yıl önce ilk adımla başladığım yolculuğumu 53 yıl onurumla tamamladığım gibi bundan böyle de yazacağım her yazımın, ülkemin, ulusumun, Cumhuriyetimizin,Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda ve bizlere yol gösterici olarak armağan ettiği ;’Kemalizm’den ödün vermeden , Aydın’ınımızın; çaresizlerin,güçsüzlerin haklarını ve özgürlüklerini savunmaya and içmiş olarak gururla sürdürmekten güç alarak.

Yola devam…

Hep beraber,

Hep birlikte,

Emperyal güçlerin tuzaklarına düşmeden, birbirimizi ötekileştirme planlarına gecit vermeden,

Sen,ben değil,

‘BİZ’ olarak.

Yola devam…

Çürük elmaları bulup,yargılamayı adalete bırakmak..

Adaletin evrensel terazisine sahip çıkmak.

Karşı karşıya değil,el ele,kol kola

Hep beraber,

Hep birlikte

Kuvayı Milliye Ruhuyla yola devam etmek…

Merhaba !

NEREDE KALMIŞTIK ?