Gıda fiyatlarındaki görünen artış, enflasyonun yükseliş eğiliminde belirleyici olduğunu gösterdi. Gıda enflasyonundaki yükselişin nedenleri arasında tarımsal kuraklığın tetiklemesi ile taze meyve ve sebze fiyatlarında görülen artışın etkisi tüketici gıda fiyatlarını olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Özellikle mevsimsel yetişen ve sofralarımızın dört mevsim vazgeçilmezi olan sebze ve meyvelerin günümüzde artık kurutma, dondurucuda saklama gibi yöntemlerin de az tercih edilmesi sebebiyle taze olarak tüketilme isteği hat safhada görülmektedir.

Tarımsal üretim teknolojilerinin, seraların ve çeşitli üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ile geçmiş dönemlerde her dönem tüketilemeyen ve sofralarımızda tüketilebilmek için mevsimi beklenen bazı sebze ve meyvelerin artık yılın dört mevsimi üretimi mümkün olmakla birlikte seralarda ve çeşitli yöntemlerle üretilen bu ürünlerin yüksek üretim maliyetleri olması sebebiyle tüketicilerimiz yüksek fiyatlarla karşılaşmaktadır. Özellikle üretim dönemi yaz ayları olan sebze ve meyvelerin kış aylarında fiyatlarının belirli oranda yüksek olmasına alışkın olmamıza rağmen geçtiğimiz üretim sezonunda geçirmiş olduğumuz kuraklığın etkilerinin yanı sıra piyasalarda yaşanan ekonomik dalgalanmalardan dolayı gübre ve yakıt fiyatlarındaki artışın da önemli derecede etkileri görülmüş oldu. Görülen bu artış yıllık tüketici enflasyonuna ve üretici enflasyonunu da oldukça etkilemiş oldu. Temel tüketim maddeleri arasında yer alan bu sebze ve meyvelerde görülen etkilerin toplumun tüm kesimine önemli ölçüde etki ederek üreticinin üretim gücünü ve tüketicinin de alım gücünü düşürdüğü görüldü.
İklimin etkisinin olduğu bölge ve alanlarda iklim etkisini ortadan kaldırmak için tasarlanmış seralarda mevsimi olmayan meyve ve sebzeler istenildiği zaman daha verimli olarak üretilebilmektedir. Boyca küçük sayılan ve dışarda doğal olarak yetişebilen meyve ve sebzeler seralarda cam ve plastik örtüler altında turfanda olarak yetiştirilebilmektedir. Her mevsimde istenilen ürün, gelişen teknoloji ve uygun ortam koşulları sağlanarak yetiştirilebilmekte ve bununla birlikte serada üretilen bitkilerin verimi daha fazla olmaktadır. Birçok ürünün ve bitkinin yetiştirilebildiği bölgemizde meyve ve sebze seralarının yetersizliği dönemsel fiyat artışlarına ve arz talep dengesinin sarsılmasına sebep olmaktadır. Gıda üretiminin git gide önem taşıdığı ve toplumun tüketim toplumu haline geldiği günümüzde en azından bölgemizin kapasitesine yetebilecek kadar ürünün her mevsim üretilebilmesi adına bölge üreticilerimizin meyve sebze seracılığı konusunda teşvik edilmesi gereği ortaya çıkmaktadır.

Aydın’da Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Projesi İçin 2018 yılında adımlar atılmış olup, Jeotermal enerjiyle ısıtılması ve soğutulması hedeflenen 717 dönüm alanı kapsayacak şekilde hizmet verilmesi hedeflenen Kadıköy Jeotermal Sera Projesi ile ülkenin sebze üretimine 20 bin ton katkı sağlanacağı ve 700 kişiye istihdam olanağı yaratacağı düşünülmektedir. Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin de müjdesini verdiği jeotermal sera projesi Aydın’da sebze meyve üreticilerinin desteklenmesi için önemli bir adım olacak olup jeotermal sera OSB ile üreticilerimizin doğal kaynaklardan faydalanarak üretim maliyetlerini düşürebilmesi adına örnek teşkil edecek bir yatırım olacaktır. Bölgemizin çalışkan ve üretken çiftçilerine bu konuda rehber olunması halinde eminiz ki Akdeniz bölgesinde yaygınlaşan seracılık faaliyetinin bölgemizde de en kaliteli şekilde uygulanacağı şüphesizdir.

DİĞER YAZILARI