Trafikle, şehir yaşantısıyla ilgili konuları köşeme taşımayı seviyorum. Çünkü toplumsal bir alanda yaşarken hele ki belli bir düzenin şart olduğu şehir hayatında yaşadıklarımızı kaleme almak çok da zor değil. Çünkü sokağa her çıktığınızda insanların yanlış davranışlarını görmeniz mümkün.

***
Biraz olsun merkezi bir yerde yaşıyorsanız ve apartmanınızın önünde kaldırım varsa, muhtemelen üzerinde ya kazıklar ya da mantar diye tabir edilen taş yığınlarını görebilirsiniz. Kimi sokaklarda renk renk boyanan ama çoğu zaman da estetikten uzak olan bu uygulamaların insanlar için olduğunu düşünmek beni hep şaşırtıyor. Sadece Aydın’da ve ilçelerinde değil konu. Neredeyse her şehrimizde bu uygulama yaygın olarak yapılıyor.

***
Bu arada yerel yönetimleri bu konuda kesinlikle eleştirmiyorum. Çünkü bu konu bir anda gelişmiyor. Bi sokağa park yapılmaz tabelası konuyor. Bunun yasak olduğu ve sebebi de açıklanıyor. Ama bir kişi arabasını park ettiğini anda arkası hemen bir konvoya dönüşüyor. Yani işin temelinde bizlerin yaptığı yanlış var. Bir tabelaya bakarak ‘evet buraya arabamı koymam yasak’ diyemediğimiz için bir sonraki uygulama mantar koymak oluyor. Bence bu şu demek, ‘Siz şehir içi kurallara uymadığınız için sizi engellemek adına biz de sokağa kazık çaktık”.

***
Özellikle yetişkin insanların toplumsal alanlarda daha duyarlı olması gerekirken tam tersi hareketlerde bulunulması şehir düzeninde kaçınılmaz olarak bu uygulamayı getiriyor.

***
Ayrıca refüj üzerinde bulunan yaya geçitlerine de bu mantarlardan yerleştiriliyor. Çünkü arabayla oradan geçebilecek düşüncede insanlarla aynı şehirlerde yaşıyoruz maalesef. Kısacası insanların hayatlarını zorlaştıran yine insanlar oluyor toplumda.

***
Kurallara herkesin uyduğu bir durum düşünsenize mesela. Bu tarz uygulamalara sizce gerek kalır mı? Bir insanın park yerinin yasak olduğunu anlaması için illa ki koca bir mantar mı görmesi gerekir?

***

Yaya yoluna, kaldırıma araç koyulamayacağını ayırt etmek bu kadar zor mu? Elbette değil ama bir çok kişi işine nasıl geldiyse öyle anlamak için çabalıyor.

***
Özetle, yerel yönetimleri mecbur bırakan ve bu uygulamaya iten yine bizleriz. Bir gün sadece kurallara uyarak şehri daha yaşanabilir bir ortama çevireceğimiz günler umarım gelir.

***

DİĞER YAZILARI