Türkiye’de Mart ayında tanıştığımız koronavirüs pandemisi için aylardır önlemler açıklanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, televizyonda yada sosyal medyada sürekli uyarılarda bulunuyor. Doktorların ve hemşirelerin virüse karşı mücadelesi devam ediyor. Her gün rakamlar açıklanıyor. Vakalar, hayatını kaybedenler… Peki hiç ders alıyor muyuz bunlardan?

Mart ve Nisan aylarında yaşadığımız o tedirginlik yerini fazla mı rahatlığa bıraktı acaba? Virüsü yendik de haberimiz mi yok? Bunları soruyorum çünkü çok uzaklara değil Aydın’ın sahillerine baktığımızda pandemiyi düşünen vatandaşların sayısı oldukça az. Anlıyorum tatil cazibesi var. Tabi ki denize girmek, havuz başı keyfi, mangalı v.s bunlar güzel şeyler ama yanı başınızdaki insanlarda virüs olmadığından nasıl emin olabiliyorsunuz?

Dip dibe insanlar. Denizin içinde de dışında da durum çok farklı değil. İllaki gelip görevlilerin uyarması mı gerekiyor? Hadi kendinizden vazgeçtiniz. Ne olursa olsun dediniz de ya çevrenize bulaştırma ihtimaliniz ne olacak? Artık şuna dikkat edelim buna dikkat edelim demeye de gerek yok. Çünkü aylardır Sağlık Bakanlığı neyin ne olduğunu zaten defalarca anlattı. Anlatmaya da devam ediyor.

Takmayanlar kadar bide bir tane maskeyi doğru düzgün takmayanlar var. Kolunuza taktığınız maskenin sizi nasıl koruyacağını düşünüyorsunuz? Ya da çenenizde gezdirdiğiniz maskenin bir aksesuar olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu soruların sonu gelmez. Dikkat edip hem kendini koruyan hem de topluma saygısı olan vatandaşlara çok teşekkür ederim. Umarım sayıları daha da artarda şu virüs belasından ülkemiz bir an önce kurtulur.


TÜRKER KOCAKAHYA