İslam aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayına sayılı günler kaldı. Oruçların tutulacağı, iftarların ve sahurların yapıldığı günler başlayacak. Manevi olarak çok güzel hislerin yaşanacağı süreç öncesi saygı ve anlayışa dikkat çekmek istiyorum.
Her şeyin temelinde olan saygının İslamiyet’te de çok önemli olduğunu bilerek Ramazan ayımızı geçirmeliyiz. Bunun başında da oruç tutanın da tutmayanın da karşılıklı birbirine göstereceği saygı geliyor bence. Örneğin oruç tutan bir kişiyi gördüğümüzde karşısında su içmemek, yemek yememek gibi basit ama anlamlı davranışlarda bulunulabilir. Yine oruç tutmayan birine de ön yargıyla yaklaşmadan anlayışla karşılayabiliriz. Hasta mıdır? Hamile midir? Yada daha farklı bir geçerli sebebi mi vardır? Bunu bilmemiz pek kolay değil.
Aslında bir kez daha bizlerin birbirine saygı göstermesi için vesile olan Ramazan ayına hazırlanıyoruz. Saygının yanına bir de paylaşmayı eklesek nasıl olur?
Düşünsenize imkanlarınız ölçüsünde kurduğunuz iftar sofralarında çeşit çeşit yemekler var. Gün boyu yaşanan açlık hissiyle bir anda sanki hepsini yiyebilecekmişiz hissi yaşarız genelde. Ama peki kapı komşumuzda, mahalledeki diğer insanlarda kaynamayan tencere olamaz mı? Bizim için fazla olan yemekler bir başkasının ihtiyacını karşılayamaz mı?
Burada işte paylaşmanın güzelliğini yaşamak için fırsat oluşuyor. Ne pişirmişsek, masaya ne koymuşsak komşu hakkı ayırabiliriz. Bu sayede hem Ramazan ayında yaşadığımız manevi duygularımızı artırır hem de bir başka insanın yüzünün gülmesini sağlarız. Bir de hayır duasını aldınız mı daha ne ister ki insan?

DİĞER YAZILARI