Hava 40 derece. Sadece serinlemek yetmiyor, nefes almak bile zor bazen. Bu sıcaklar hep vardı belki ama artık şehirler betonla kaplandı, gölge azaldı, suyun kıymeti arttı.

Böyle günlerde en çok unuttuğumuz şeylerden biri de su içmek. Vücudumuzu susuz bırakmak, bu kavurucu sıcaklarda kendimize yapacağımız en büyük kötülük. Susuzluk, baş ağrısından yorgunluğa, konsantrasyon eksikliğinden daha ciddi sağlık sorunlarına kadar birçok probleme yol açabilir. Bu yüzden bir bardak suyu ertelemeyin, yanınızda mutlaka su bulundurun.

Unutmayalım ki, sokaklarda yalnızca biz değiliz. Gölgesiz asfaltın ortasında susuzlukla mücadele eden patili dostlarımız var. Onlar da bizimle aynı sıcak havayı yaşıyorlar, ama kendilerini koruyacak imkanları yok. Evimizin önüne bırakacağımız küçük bir kap su, onların hayatını kurtarabilir. Bu basit ama etkili bir yardım şeklidir.

Sıcaklar geçer, mevsimler değişir. Ama küçük bir kap su ve bir bardak su, bazen bütün yazın en anlamlı hatırası olur. Hem kendimizi hem çevremizdekileri unutmadan, susuz kalmamaya özen gösterelim. Çünkü “Güneş kavuruyor, su yaşatıyor.”