Görevinde henüz 2 yılını tam olarak doldurmayan Aydın Valisi Yakup Canbolat’ın, şehirde uzun zamandan bu yana gündemde olan belli başlı sorunlara çözüm için bir bir düğmeye bastığı su götürmez bir gerçek.

Tasarruf Tedbirleri’ne rağmen Aydın için büyük önem taşıyan bir dizi yatırımın ile kazandırılması adına tüm imkanları zorlayan Vali Canbolat’ın, senelerdir konuşulan ancak bir arpa boyu yol gidilemeyen Efeler’deki AYTER alanında, termal tesis ve ticari alanların hayata geçmesi için girişim başlatması da şehrin geleceği adına bana sorarsanız başlı başına hayati bir adımdır.

Umarız Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu’nun da hayali olan bu projenin en kısa zamanda hayata geçtiğini hep birlikte görebiliriz.

Geriye dönük baktığımızda; Valiliğe incir ve zeytin yaprağı motifiyle kurumsal logo kazandırarak işe başlayan Canbolat’ın, hemen ardından ildeki tüm kurum müdürlüklerine de Devlet ciddiyetinin ve aidiyetinin hissettirilmesi adına çekidüzen verilmesini sağlaması, şehirde ortak akılın işletilmesi adına da kısa zamanda sahada birebir temaslarla ildeki muhtarlardan iş insanlarına, belediye başkanlarından oda ve borsalara kadar güzel bir uyum ve sinerjiyi yakalaması, şehir için bence çok değerli.

Yine oda ve borsaların öncülüğünde başlatılan Aydın için birlik toplantılarına da fire vermeden katılarak her fırsatta Aydın’ın kendi birlikteliğini oluşturmasını önemini vurgulayan Vali Canbolat’ın bu samimi adımları da lafı eğip bükmeden söylemek gerekirse büyük bir özveri örneğidir diyebilirim.

Vali Canbolat’ın açıkça ifade etmeliyim ki, evvel zaman içindeki iş başındaki birileri gibi; “Ben burada taş patlasa 3-4 yıl kalır, sonra başka yere giderim. Bana ne kardeşim bunca sorundan” demeden şehrin kanayan yaralarını sarabilmek için A’dan Z’ye her konuya titizlikle eğilmesi bile esasen ‘Fahri Hemşerilik’ beratını da sonuna kadar hakettiğinin en büyük göstergesi.

Örneğin Efeler Kadıköy’de hayata geçmesi planlanan ancak Güriş adlı jeotermal firması taahhüdünü yerine getirmediği için henüz jeotermalle buluşamayan ‘Jeotermal Isıtmalı Sera OSB’yi de sonuna kadar sahiplenmesi de şehrin geleceği adına büyük önem taşıyor.

Buradaki sürüncemede kalan sıcak su temini, Vali Canbolat’ın geçtiğimiz gün Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ndeki açıklamalarına göre, başka bir firma kanalıyla en kısa zamanda çözülecek. Böylelikle Aydın tarımının jeotermalle buluşmasının önünde de bir engel kalmamış olacak. Umarız bunu da Aydın olarak Canbolat’ın öncülüğünde başarabiliriz.

Bunun yanında Vali Canbolat’ın şehrin tarihi mirasını ayağa kaldırmak için de ciddi bir özveri içerisinde olduğunu da söyleyebiliriz;

En basidinden geçtiğimiz ay başında 300 yıllık Nasuhpaşa Külliyesi’nin restorasyonunun tamamlanarak hizmete açılması, ilde uzun yıllar sonra kayda değer bir gelişme olarak hafızalarda etti. Yine Canbolat’ın, Tralleis, Nysa ve Magnesia antik kentlerine ilave kazı alanları kazandırılmasını sağlaması da Aydın’ın tarihinin daha da aydınlatılması adına cidden önemli bir adım.

Bununla birlikte Vali Canbolat’ın, Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Varyant yolunun yapımı için de bizzat devreye girmesi, hem üniversite öğrencilerinin, hem de hastane yolunu kullanan vatandaşların hayatını kolaylaştıran bir hamle olarak öne çıkan işlerden.

Öte yandan ADÜ Teknokent’in de yalnızca üniversiteyle sınırlı kalmaması, sanayiyle entegre bir yapıya kavuşması adına ildeki Organize Sanayi Bölgesi yönetimleriyle bir araya gelerek paydaş olunması için köprü vazifesi görmesi de bence Aydın’ın kalkınma hedefleri açısından dikkat çekici bir çaba diyebilirim.

Tüm bu bahsettiklerimizin ve sayamadığımız güzel işlerin yanı sıra şu da var; Özünde her ne kadar birçok konuda titiz bir mesai yürütülse de, bazı kurum ve birimlerde halen hissedilen rehavetin giderilmesi için Canbolat’ın bu alandaki adımlarını daha da sıklaştırması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca ilimizdeki bazı atıl kamu alanlarının üretim, istihdam ve genç girişimciliğe açılması adına da artık bence daha cesur adımlar atılabilmelidir. Aydın’ın doğu ve güney akslarında göz ardı edilen kırsal bölgelerdeki ilçelerimizin, kalkınma planlarına daha etkin dahil edilmesi de ilin bütüncül gelişimi adına büyük önem arz ediyor.

Zira Aydın gibi potansiyeli yüksek bir şehirde artık zaman, bahane değil, çözüm üretme zamanı olmalıdır.

Bu bakımdan Vali Canbolat’ın özverili çabaları ve girişimlerinin görev süresi dahilinde daha da katlanarak artmasını ümit ediyor, Aydınlılar olarak da “Bu tempoya aynen devam” diyoruz.

Canbolat’ın bu enerjisine şehir de ayak uydurursa, şunu da peşinen söyleyeyim; Aydın’da işler bir değil, on adım birden ilerler.

Yeter ki birileri ve elini taşın altına koyması gerekenler, ‘Nasıl olsa vali ilgileniyor’ deyip kenara çekilmesin.