Sosyal medya hayatlarımıza girdiğinden beri yepyeni bir alan oluşturdu bir çok kişi için. Sosyal hayatında, günlük yaşantısında ya da herhangi bir sohbet ortamında düşüncelerini dile getirmekten çekinen çoğu kişi sosyal medya profilinde kızdığını, kınadığını, hoşlandığını, sevdiğini v.b birçok durumu belirtiyor. Gelen yorumlara göre aslında çevresinin tepkisini ölçüyor. Aykırı yorumlar gelmişse de birçoğu siliyor.
Konuyu buraya getirmemin sebebi elbette sosyal medyada yapılan paylaşımları eleştirmek değil. Ben dahil hepimiz düşüncelerimizi paylaşıyoruz ki bu da güzel bir olanak aslında. Bugün değinmek istediğim konu gerçek hayatla sosyal medya arasındaki uçurumun artması. ‘Duyar kasmak’ tabirini duymuşsunuzdur. Her hangi bir konuda aslında hiç etkilenmese bile etkilenmiş gibi tavır takınan, hatta bu durumdan nemalanan kişiler sosyal medyada çeşitli konularda görüş bildiriyor. Birçoğu bir birbirinden kopya bu paylaşımlar öyle sıradanlaşıyor ki bir zaman sonra o önemli konu anlamsızlaşıyor.
Her hangi bir sorun karşısında çözüm için fikri olmayan, imkanı olsa bile kılını kıpırdatmayan, bir yardım kampanyasına destek vermeyen ve daha bir çok örneklendirebileceğimiz durumları ciddiye bile almayan kişilerin sadece çevresine şirin görünmek için sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar size samimi geliyor mu? Bana hiç gelmiyor da.
Biz sosyal medyada vakit geçirsek de elimizden telefonu bırakıp yardım isteyen birine ulaşırsak, bir doğal afette önce paylaşım yapmak yerine üzerimize düşeni yapmaya çalışırsak, bir yardım kampanyasını paylaşırken önce kendimiz destek verirsek iyi bir birey olabiliriz. Bunlar sadece maddiyat değil bu arada. Çünkü bazen insanlara manevi olarak da destek verebilirsiniz. Kısacası toplum içinde bize ihtiyaç duyulan bir durum yaşanıyorsa önce yardım edelim sonrasında bunu duyuralım.

DİĞER YAZILARI