Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcak havaların keyfini çıkarmak isteyen insanların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de geceleri uykuları bölen ve arkasında kaşıntılı yaralar bırakan sivrisinek çilesi. Şehrimiz özelinde konuşacak olursak elbette her sene benzer rahatsızlıklardan şehir sakinleri olarak muzdariptik fakat özellikle şu son sene yerel yönetimlerin koordinasyon eksiklikleri nedeniyle birçok mahallede sivrisinek ve haşere istilası ciddi anlamda herkesi rahatsız eder hale geldi.
Takdir edersiniz ki yerel yönetimlerin en asli görevi, vatandaşların günlük yaşamlarını huzur, güvenlik ve refah içinde sürdürebilmelerini sağlamaktır. Belediyeler ve diğer yerel birimler; altyapıdan çevre sağlığına, sosyal desteklerden kent düzenine kadar çok geniş bir yelpazede hizmet üreterek bu temel huzur ortamını tesis etmekle yükümlüdür. Bu görev ve sorumlulukları şehrimize endeksleyerek yorumlamamız gerekirse ne yazık ki gerek çöp toplama, gerek cadde ve sokakların temizliği ve gerekse de genel halk sağlığının korunması hususunda şehrimizin özellikle büyük nüfuslu ilçelerindeki yerel yönetim idarecilerinin sorumluluk karneleri oldukça zayıf.

Zaten belediyecilik çalışmaları belirli gün ve haftalar paylaşımları, düğün, dernek, taziye ve cemiyet ziyaretleri ile sınırlı olan işin komiği 40 gündem maddeli meclis toplantılarının bir bardak çay içimlik süre zarfında tamamlandığı toplantılara başkanlık yapan yerel idareciler için bir eleştiride bulunmak da eleştiri konusunun bir kulaktan girip bir kulaktan çıkacak olması gerçeği ile sonuçlanacaktır. Ki bu dünden bugüne hep bu şekildeydi.

Misal, her sene kasım aylarında bir sonraki yıl için gerçekleşen tahmini bütçe görüşmelerinde milyarlarca liralık bütçelerin onaylandığı, onaylanan bütçe görüşmelerinin sonraki aylarında birçok belediyenin personelinin maaşını dahi ödeyemeyecek durumda olduğu hezeyanları ile karşılaşmak akıllara tahmini bütçelerin nerelere harcandığı sorusunu getiriyor? Baktığınız zaman, milyarlarca liralık bütçelere sahip belediyelerin ilaçlama (vektörle mücadele) harcamaları, yıllık bütçelerinin %0.5’i ile %2’si arasında değişir. Bu değerdeki rahatça ulaşılabilir bir bütçe ile çözülebilecek bir sorunu, çözülemezmiş bir sorunmuş gibi vatandaş ile baş başa bırakmak tamamen bir sorumsuzluktur, siyasi manipülasyondur.

2026 senesinde Aydın gibi tarih boyunca sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış kadim bir şehrin ve bu şehirde yaşayanlar olarak bizlerin bu tür gündemlerle meşgul olmamız şehrimizdeki yerel yönetim kadrolarının tamamen vizyonsuz temsiller tarafından meşgul ediliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Takdir edersiniz ki dertlenen için çözüm, dertlenmeyen için bahane çoktur. Yani demem o ki sevdası memleket olanın derdi memleket olur, derdi memleket olmayanın bahanesi çok olur.
Dileriz şehrimiz; sorumluluk almak yerine sürekli dış etkenleri veya başkalarını suçlayan politikalar üreterek gündemi algı siyaseti ile meşgul edip vatandaşı ve şehri kendi sorun sıkıntıları ile baş başa bırakan siyasiler yerine gerçek anlamda derdi memleket olan ve bunu da maddi putlardan ve dünyevi tutkulardan uzak bir kulluk manifestosu ile görevine yansıtan kişiler tarafından yönetilir ve en azından şehir kadim tarihine yakışır bir şekilde değer görür. Yoksa adı büyük, kendi küçük, birçok ilçesi ise köy statüsünde bir görünümde olan bir şehirde başka şehirler için sorun olarak dahi gündem konusu olmayan sorun ve sıkıntılar bizim şehrimizin her daim ana tartışma gündem maddesi olarak kalmaya devam eder bizler de bu monotonluk içerisinde makûs talihimizle dertlenmeye devam ederiz.

Selam, sevgi ve hürmetlerimle…