Değerli dostlarım öncelikle gençlik temalı köşe yazımın giriş paragrafında geçtiğimiz günlerde milyonlarca gencimizin hayallerindeki liseye, mesleğe ve üniversitelere adım atmalarını sağlayan, “gençlerin kendi idealleri yerine rekabet odaklı bir yarışa sürüklendiği, günümüz kapitalizminin dayattığı ‘piyasacı eğitim’ anlayışının tipik bir örneği olan sınav merkezli eğitim anlayışı ile sistemin gençliğe hayatlarının en kritik dönüm noktalarından biri olarak dayattığı” sınavların haklarında hayırlısı olmasını temenni ediyor, hiçbir soru ve sınavın kendilerinden daha önemli olmadığı temennim ile sınava girmiş tüm kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, hayatlarında başarı ve kolaylıklar diliyorum.
Değerli dostlarım küresel ölçekte 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusun oranı dünya genelinde ortalama %15,6 civarındadır. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yılsonu itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus ise 12 milyon 708 bin 348 kişi olmuştur ve bu veriye göre ülkemizdeki genç nüfusun, toplam nüfusa oranı %14,8'dir. Bu sonuç dünya ortalamasının hemen altında kalmasına rağmen Türkiye bu genç nüfus oranıyla, Avrupa ortalamasını ve tüm Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Dünya geneline baktığımızda ülkelerin yaşlanan nüfusla mücadele ettiği günümüzde, genç nüfus potansiyelini doğru eğitim ve istihdam politikalarıyla değerlendirmek geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’si açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bunun yanı sıra doğru eğitim ve istihdam politikaları ile potansiyeli değerlenen ve hayatın her alanında varlıklarıyla ülkemizin yolunu aydınlatan gençlerin siyasetin bal yapmaz arıları olan yaşlı prangaları yerine siyasete kazandırılmalı, kazandırılan gençlerin yetki sahibi kimseler olmaları adına önlerine konan engeller de kaldırılmalıdır.
Aydın’ımıza baktığımızda yıllardır Aydın’da yaşayan biri olarak sadece kendi bakış açım değil bu şehri gören bu şehirde yaşayan herkesin mustarip olduğu bir konu, şehrin yönetiminin, şehri yönetenlerin yerel yönetim anlayışlarının en basit deyimle belediyecilik anlayışlarının çağın gerisinde kaldığı durumudur. Milletin vergileriyle oluşan devasa bütçelerin, vatandaşların refahını artırmak yerine kurumsal hedeflerden yoksun, somut icraat yerine klişe ifadelerle doldurulmuş, geleceğe dair strateji sunmayan vizyondan yoksun faaliyet raporları satırları arasında harcandığı bir şehirde gelişmişlikten bahsedemeyiz.
Elbette bir şehirde gelişimden bahsetmek istiyorsak siyasetin “vizyonsuz, liyakatsiz bal yapmayan arıları, yaşlı prangaları” yerine fikirleriyle ilham veren, emekleriyle fark yaratan liyakatli, donanımlı gençlerin siyasete katılımı o şehrin geleceği ve toplumun refahı için kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetim noktasında konuşacak olursak gençlerin dinamizmi, yenilikçi bakış açıları ve teknolojik yetkinlikleri, geleneksel belediyecilik anlayışını modern ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürür. Bu da teknolojik altyapının, sürdürülebilirliğin ve toplumsal ihtiyaçların modern şehircilik ilkeleriyle entegre edilmesi ve şehrin her anlamda çağa ayak uydurması açısından kıymetli ve önemlidir. Bu sebeple Aydınımız özelinde konuşacak olursak “çağa ayakkabı uyduran” etliye sütlüye dokunmadan yaşayan bal yapmaz arı olan siyaset prangası siyasilere değil “çağa ayak uyduran” politikalar üreterek şehre katma değer sağlayacak olan genç, dinamik isimlere şehrin siyasetinin ihtiyacı vardır. Bu sebeple Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da deyimi ile gençlere asla arka bahçe olarak bakılmamalı, tam tersine, gençler her zaman emanetin teslim edileceği yol arkadaşları olarak görülmelidir. Bu noktada şehrimizde atılacak ilk adım gençlerin kent yönetimine ve karar alma mekanizmalarına aktif katılımını sağlamak adına “gençlik meclisi kurulmalı” ve gençlere verilen değer tescillenmelidir ve belki de geleceğin siyasi isimlerinin çıkacağı bu meclisteki gençlerin sesine ve sözüne değer verilmelidir. Hatta ve hatta bu fikirden yola çıkarak birçok ilde kurulmuş olan “çocuk meclisleri” dahi kurulmalıdır.
Dileriz gençlere verilen hassasiyetlerini her defasında belirli gün ve haftalarda dile getiren yerel siyasi aktörlerimiz şehrimizin nüfusunun yüzde 13’ünü temsil eden gençlerimize ve onların yerel yönetimlerde temsillerine gerekli destekleri verirler. Çünkü bir şehrin ve yahut bir ülkenin her anlamda gelişimi adına dinamik fikirlerin, yenilikçi vizyonun ve sürdürülebilir kalkınmanın şehre entegre edilmesini sağlamanın en önemli anahtarı donanımlı, liyakat sahibi gençliktedir. Bu sebeple Aydın siyaseti gençleşmeli ve gerek orta yaş grubu olan kitlenin gerekse ki genç nüfusun siyasi kadrolardaki sayısı artırılmalı ki Aydın gelişsin. Selam, sevgi ve hürmetlerimle…