Söke ilçesinde mesleki eğitime katkı sağlanılması ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla düşünülen ve Söke Organize Sanayi Bölgesi’nde yapım sürecine giren 40 derslikli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, Temmuz 2026 itibarıyla projede temel kazı, zemin etüt ve altyapı inşaat çalışmalarına başlanıldı.
Bildiğim kadarı ile şehrimizde “Aydın ASTİM OSB, Aydın Organize Sanayi Bölgesi (Umurlu), Söke OSB, Çine OSB, Ortaklar OSB, Aydın-Nazilli OSB, Buharkent OSB, Aydın Efeler Jeotermal Sera Tarıma Dayalı İhtisas OSB” olmak üzere 8 ayrı Organize Sanayi Bölgesi var ve bu bölgelerin hiçbirinde öğrencilere doğrudan fabrika ve üretim tesisleri ile iç içe eğitim olanakları sunacak, teorik bilgiyi pratik ile birleştirerek nitelikli insan gücü yetiştirme, uygulamalı eğitim ve doğrudan istihdam sağlama açısından özellikle günümüzde hayati bir öneme sahip herhangi bir meslek lisesi yok. Birçok ilde bulunan fakat eğitim ve öğretime çok önem verilen özellikle geçmişte ülke başarı sıralamasında adından daima üst sıralarda kendinden söz ettiren şehrimiz için bu bir ayıp mıdır? Takdir elbette şehir sakinlerimizdir.
Günümüzde baktığımızda geçmiş köşe yazı başlıklarımdan biri de olan, gerek ülkemizde gerekse de dünyadaki en güncel istihdam sorunlardan biri de gerek sanayicilerin gerekse de işletmelerin aranan niteliklere, mesleki becerilere ve teknik uzmanlığa sahip kalifiye eleman veya ara eleman bulmakta yaşadıkları temel istihdam sıkıntısıdır. Günümüzde birçok gelişmiş ülkenin yaşadığı güncel bir sorun olarak karşımıza çıkan ara eleman sorunu ülkemizde de nüfusun yaşlanması, mesleki eğitimin cazibesini yitirmesi ve gençlerin masa başı işleri tercih etmesi nedeniyle günden güne büyüyen küresel bir krizdir. Bu kapsamda özellikle Söke Organize Sanayi Bölgesizde bu soruna bir nebzede olsa merhem olma amacı ile inşa edilecek olan Meslek Lisesi inşaatının ilçemiz, öğrencilerimiz ve sanayicilerimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Tabi özellikle sanayi bölgelerinde sanayi-eğitim entegrasyonunu sağlamak adına meslek liseleri inşa edilirken inşa edilecek meslek liseleri, o bölgelerdeki fabrikaların veya işletmelerin aradığı ana meslek gruplarına uygun eğitim modelleri sunmalı ve doğrudan sanayi ihtiyacına odaklı eğitim sistemine yönelik mesleki eğitim modelleri geliştirilmelidir. Peki, şehrimizde inşa sürecine başlanılan her kamu yatırımı gibi bu yatırımın da inşa süreci noktasında eksileri ve artıları var mıdır? Biraz da onun üzerine konuşalım.
Soru 1; Söke Organize Sanayi Bölgesi öncesinde bu ve benzeri bir okul veya okullar ilk olarak Aydın OSB merkezli olarak yapılıp örnek teşkil etse ve sonrasında diğer ilçelerde şekillenen ara eleman açığı sorunlarına binaen yapılıp sayıları çoğaltılmış olsa sizce şehrimiz ve şehrimizin istihdam sorunlarına yönelik şehrin iş gücü açığını kapatmak ve genç işsizliği azaltmak adına atılmış sağlıklı bir adım olmuş olmaz mıydı? Tabi ki olurdu fakat vakti zamanında verilen sözler OSB’lerde yapılan anaokulları ile yerine getirilmiş oldu. Gündem bu şekilde unutturulmuş oldu. Bu da OSB Başkanlarının ayıbı olsun.
Soru 2; Misal Söke OSB’de yer alacak ve dev bir proje niteliği taşıyacak bu okulun inşası öncesinde o bölgede sağlıklı bir eğitim sürecinin yaşanıp yaşanılmayacağı konusunda bir fizibilite raporu, bir swot analizi hazırlandı mı acaba? Tozun, toprağın, kokunun, arada çıkan yangınların ve yetersiz altyapının ortasında bir eğitim süreci çocuklar ve eğitmenler adına ne kadar verimli olur soru işareti? Bu soru da bu projeye onay veren yetkililere… Proje kıymetli ve değerli fakat kaş yaparken göz çıkarmamalı…
Soru3; Geleneksel tarım yöntemlerinin yerini teknolojik uygulamaların aldığı günümüzde, tarım şehri olan Aydın’ımıza gelecek nesillerin öncelikli tercihi haline gelecek neden bir tarım lisesi kazandırılmaz? Bu soru işareti de ilgililerin dikkatine...
Tabi bir şehre bir yatırımı kazandırmak elbette meşakkatli iş, doğru strateji ve doğru planlama ile bunun yanında ise doğru koordinasyon ve doğru iletişimi de gerektirir. Özellikle şehrimizde inşası yapılan ya da planlanan projelere baktığımızda hep bir “yaptım oldu” sürecine şahitlik ediyoruz. Misal bir şehir stadyumu neden şehrin Muğla yolu üzerine inşa edilmez? Ya da adalet sarayı ya da büyük bir termal otel neden şehrin Denizli yolu üzerine inşa edilmez? Ya da şehrin merkezinde kötü bir görüntüye sebep veren sanayi siteleri neden şehrin dışına taşınmaz? Hep dertlendiğimiz sorular silsilesi. Tabi tüm bu soru işaretlerinin sebebi şehrin bir makro vizyon ve master plandan yoksun yönetim şeklinin olması. Takdir edersiniz ki makro bir vizyondan ve de master bir plandan yoksun şekilde inşa edilen her bir proje sadece günü kurtarmak amacı ile yapılır ve günü kurtarmak adına yapılan tüm projeler günü geldiğinde beraberinde de güncel sorunları da getirmeye devam eder.
Misal şehrin merkezinde yapılan bir kamu yatırımı beraberinde şehre ciddi bir trafik yükünü getirir.
OSB’lerde bozuk ve kaplamasız yollardan kaynaklanan toz ve hava kirliliği ve yoğun kamyon trafiği gibi çeşitlendirebileceğimiz sorunlar silsilesi içerisinde yapılacak bir meslek lisesinde yaşanacak bir eğitim süreci de öğrencilerde odaklanma sürelerini kısaltacağı gibi akademik başarıyı da doğrudan düşürür. Bu sebeple bir şehre ya da bir bölgeye bir yatırımı buluşturmadan önce o yatırımın eksileri, artıları, kazanımları ve kayıpları, varsa sorunların önceden çözümü noktasında ciddi bir rapor hazırlanmalı ve ona göre o yatırım insanlığın hizmetine kazandırılmalıdır. Aydın’ımıza baktığımızda ise bu tür çalışmalar için daha yiyecek çok ekmeğimiz olduğu ve daha gidecek çok yolumuz olduğu gerçeği ile başbaşayız. Dileriz şehrimiz bu akılcı yöntemlerle yönetilir ve bu akılcı yöntemlerle geliştirilen nice yatırım şehrimize kazandırılır. Bu duygu ve düşüncelerimle hepinizi sevgi, saygı ve hürmetlerimle selamlıyor, hayırlı ve sağlıklı ömürler diliyorum.