Yıllardır atıl durumda bulunan veya kullanılan fakat eski olan yapıların balkonlarındaki dökülmelere ve yıkılmalara birçoğumuz şahitlik etmişizdir. Genellikle malzeme yorgunluğu, yapı üzerindeki izinsiz değişiklikler ve de yetersiz mühendislik hizmetlerinden kaynaklı bu dökülmeler ve yıkılmalar elbette insanlar başta olmak üzere birçok canlı ve çevre için ciddi tehlike arz etmektedir.

Bugün şehrimiz Aydın’ı baz alacak olursak özellikle Efeler ilçemizde Adnan Menderes Bulvarı ve çevresi başta olmak üzere birçok cadde ve sokak aralarında kaldırımların üzerine denk gelen eski, kullanılmayan ya da yapı bütünlüğü bozulmuş hasarlı balkon ve yahut bina cepheleri o kaldırımlar üzerinde bulunan ya da o balkonlar altında bulunan herkes ve her şey için ciddi hayati tehlike riski oluşturmaktadır. Baktığımız zaman Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine göre balkon; “Tüm katlarda çıkma koşullarını taşımak kaydıyla, bina cephe hattı dışında ve/veya içinde en az bir dış cephesi açık, bağlı oldukları oda ve/veya mutfak piyesinin kullanımını tamamlayan ve bu mekândan bölme elemanları ile ayrılmış üstü açık veya kapalı alanlardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya uygun inşa edilmemiş veyahut mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş birçok balkonla birlikte yıllara değin aşınmış ve gerek su sızıntıları, yetersiz pas payı ve gerekse de dış hava koşulları nedeniyle beton içindeki demirlerin paslanarak hacim büyütmesi ve betonu çatlatması sonucu meydana gelen çürüme sebebi ile birçok balkonda ne yazık ki dökülmelere ve kopmalara şahitlik ediyoruz.
Tabi tüm bu unsurlar dışında özellikle estetik kaygısının güvenliğin önüne geçtiği günümüzde; balkonlara aşırı ağırlık biriktiren dolaplar, ağır saksılar, mermerler veya havuz gibi yüksek hacimli su yükleri konulması, balkonun cam balkon ile kapatılıp duvar veya şap eklenerek bina statüsüne fazladan ölü yük bindirilmesi ile metrekare başına düşen ağırlık sınırının aşılması, malzeme kalitesizliği ve yanlış yapısal müdahaleler nedeniyle de birçok balkon aşırı yükleme sonucu çökme tehlikesi geçirmiş ya da çökmüştür. Bugün yaşadığımız şehir olan Aydınımıza baktığımız da gerek merkez ilçemizde gerekse de diğer ilçelerimizde metruk, eski ya da mühendislik hizmeti alınmadan yapılmış birçok yapıya ve o yapıların çökme tehlikesi arz eden balkonlarına ve cephelerine birçoğumuz şahit oluyoruzdur.

Tabi yaşadığımız coğrafyada saha denetimlerindeki yetersizlikler ve ihmalleri göz önünde bulundurduğumuzda insan hayatına gerekli değerin verilmediğine yaşadığımız her deprem sonrası tekrar ve tekrar tanıklık ediyoruz. Yaşanılan her acı hadise sonrası kısa vadede geçici bir farkındalık süreci yaşıyoruz, bu farkındalığı takip eden bir duyarlılık sürecine giriyoruz sonrasında ise duyarlılık süreci yavaş yavaş kayboluyor ve yine her şey eski alışkanlıklarına geri dönüyor. Bu sebeple İnşaat Mühendisi biri olarak bu uyarıyı tekrar tekrar yapmayı kendime bir vatandaşlık görevi addederek yapı denetimlerinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması, imar aflarının tamamen kaldırılması ve binaların sağlamlığının sürekli kontrol edilmesinin şart olmasının can güvenliği ve deprem direnci için hayati önem taşımakta olduğunu yineliyorum. Bu sebeple can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla riskli yapı unsurları olan metruk binalar ile çökme riski taşıyan balkonların denetlenmesi, yasalara aykırı tadilatların önlenmesi ve tehlikeli yapılar için yıkım kararının alınmasının da can güvenliği, halk sağlığı ve çevre düzeni açısından oldukça önemli ve elzem olduğunu tekrarlamakta fayda olduğunu görüyorum.

Şehrimizin birinci derece deprem bölgesinde yer alması ve yapı stokunun önemli bir kısmının yaşlı binalardan oluşması sebebi ile kullanılmayan eski metruk binaların tamamen yıkılması, eski binaların can ve yapı güvenliği riski taşıyan bölümlerinin özellikle balkon altları başta olmak üzere ilgili bölümlerinin tamiri ve tadilatının sağlanılması ve bu tür yaşlı yapıların yoğun olduğu bölgeler için ise ivedilikle kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması ve eski yapıların güncel mühendislik standartlarına uygun, güvenli yapılara dönüştürülmesi; gerek vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için gerekse de de şehrimizin depremlere ve olası risklere karşı dayanıklı modern yapılara sahip olması adına önemli ve elzemdir. Dileriz her seferinde tekrarladığımız bu hassasiyetlerimiz gerek vatandaşlarımızda gerekse de ilgili kurum ve kuruluşlarda karşılık bulur ve daha güvenli, daha modern, daha risksiz bir Aydın’da hep birlikte yaşamaya devam ederiz. Bu duygu, düşünce ve hassasiyetlerimle hepinizi selamlıyor; saygılarımı, hürmetlerimi sunuyorum.