Son altı, yedi aydır Türkiye’de vatandaşı zerre kadar düşünen yok. Nereden mi çıkarıyorum, ya da neye dayanarak bunu söylüyorum diye sorarsanız, şöyle bir Mart ayından bu yana yaşananlara baktığınızda bu cümlenin dayanağını da nereden çıktığını da gayet net bir biçimde görebilirsiniz.
Geçtiğimiz günlerde Türk-İş tarafından ‘Açlık ve Yoksulluk’ sınırları açıklandı. Türk-İş’in verileri hiç de iç açıcı görünmediği gibi toplumun büyük bir kesiminin ekonomik olarak içler acısı yaşamlarının fotoğrafı gibiydi. Rakamlar mı; açlık sınırı 27 bin 970 TL, yoksulluk sınırı ise 91 bin 109 TL. Bu verilere bakıldığında 16 milyon emeklinin yarısından fazlası açlık sınırı altında bir gelir ile yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Asgari ücretlilerin tamamı açlık sınırının altında bir ücret ile yaşamlarını sürdürme peşinde. Ama sorarsanız ekonomi iyiye gidiyor(!)
Peki bu konuda muhalefet ne yapıyor?
Muhalefetin gündeminin halkın mutfağındaki yangın ile uzaktan yakından ilgisi bile yok. Bu arada hakkını yemeyelim konuyla ilgili olarak Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün bir basın açıklaması var ama fazla bir ses getirdiği söylenemez.
Bülbül’ün basın bülteninde verdiği bilgilerde “Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti 36.305 TL. Mutfak enflasyonu yıllık bazda yüzde 41. Gerçek işsizlik yüzde 29,7 oldu. Bu ülkede 3 kişiden biri işsiz. Mutfakta tencere kaynamıyor.” ifadeleri kullanılıyor.
Bülbül, mutfaktaki yangından söz ediyor, CHP Genel Başkanı Adaletten. Evet adalet elbette herkese gerekli, ancak mutfakta tencere kaynamıyor, gençler üniversiteyi bitirdiklerinde bir iş bulamıyorsa adalet ne işe yarayacak? Elbet verecek yanıtları vardır, ancak öncelikle mutfaktaki tencerenin kaynaması sağlanmalı ki, sonra hep birlikte adalet arayışının peşinde koşabilelim.
Yazının başlığında söylediğim gibi ‘Ana Muhalefetin’ neyin peşinde olduğunu benim söylememe hiç de gerek olduğunu sanmıyorum. Zaten ana muhalefet öncelikle beka peşinde koşuyor; bu arada genelden yerele indiğinizde de vekiller gelecek seçimlerde ilk sıralardaki yerlerini koruyabilme peşinde görünüyor.
Sonuç olarak; eğer bugün mutfaktaki yangını görmezden gelir ve halkın gündeminden farklı bir gündem ile uğraş verirseniz, günü geldiğinde bugün görmezden geldiğiniz halk da sizi görmezden gelir. Tıpkı geçmişte olduğu gibi; yeni bir yol, yeni bir alternatif bulur.