Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yıllardır “Nefes Kredisi” adı altında üyelerine can suyu olacak bir finansman modeli sunduğunu söylüyor. Ancak ortaya çıkan tablo, bu nefesin yalnızca bir avuç işletmeye ulaştığını gösteriyor.

Rakamlar ortada: 1 milyon 200 binin üzerinde üyeye sahip bir yapıdan bir önceki kredi döneminde sadece 23.515 firma faydalanabilmiş. Yani her 100 üyeden yalnızca 2’si nefes alabilmiş, geri kalan 98’i ise boğulmaya terk edilmiş durumda. Bu dönemde kaynak 30 milyar liradan 25 milyar liraya düştü. Yani şans giderek azalıyor.

Bu sonuç, aylardır her platformda üyelerinin finansmana erişimi konusunu dile getiren birliğin etkisiz kaldığının açık göstergesidir. Oda ve borsa aidatlarını düzenli ödeyen, her yıl üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren yüzbinlerce işletme, finansmana erişim noktasında TOBB’dan gerçek anlamda bir destek göremiyor.

Halihazırda hepimizin de bildiği gibi kredi mekanizması yalnızca güçlü olanın işine yarıyor. Bankaların istediği teminatları sağlayabilen, mali yapısı görece sağlam olan firmalar bu imkâna kavuşurken, esasen en çok desteğe ihtiyaç duyan küçük işletmeler kapıdan geri çevriliyor. Böylece Nefes Kredisi, adıyla ters düşüyor; nefes vermesi gerekenlere değil, zaten ayakta kalabilenlere yedek oksijen tüpü oluyor.

Birliğe bağlı oda sayısının 365 olduğundan yola çıkarak ortalama her bir oda üzerinden yalnızca 60–70 üyeye düşen bu destek, en iyi şekli ile tam bir vehamet. Üyelerin yüksek sesle dile getirdiği ve bu kredilerin belli çevrelerin kullanımına açıldığına yönelik söylemler karşısında da TOBB’un tutumu şeffaflıktan son derece uzak olunca haliyle üyelerin aklındaki soru işareti de büyümeye devam ediyor..

TOBB’un “nefes” dediği şey, milyonların aidatıyla büyüyen bir çatı örgütün, kendi üyelerinin %98’ine sırt çevirmesinden başka bir şey değildir. Birlik üyelerinin nefesini açmak yerine, umutlarını kesiyor, ikilik oluşturuyor ve güveni zedeliyor.

Peki, ne yapılabilir?

- Fon büyüklüğü üye sayısıyla orantılı artırılmalı. 1,2 milyon üye varken, on binlerle ifade edilen bir destek paketinin adı “nefes” olamaz.
- Bankaların teminat şartları esnetilmeli. Asıl desteğe ihtiyaç duyan küçük işletmeler için kefalet, sigorta veya kamu garantisi gibi mekanizmalar devreye alınmalı.
- Her oda için asgari kontenjan ayrılmalı. 365 odanın her birinde belli sayıda firmanın faydalanması garanti edilmeli, kaynak büyükşehirlerde erimemeli.
- Şeffaf raporlama yapılmalı. Hangi odadan kaç üye faydalandı? Bu veriler kamuoyuna açıklanmalı. Kredinin “az da olsa” şeffaf bir şekilde dağıtıldığı imajı oluşturulmalıdır.

TOBB, üyelerine karşı samimi olmak zorunda. Çünkü rakamlar açıkça gösteriyor: Nefes diye sunulan şey, bugün üyelerinin büyük çoğunluğu için hâlâ sıkıcı bir sessizlikten ibaret.