Geçen hafta Aydın siyaseti, Türkiye’nin gündeminde öyle bir yer etti ki, ister istemez herkes bir şekilde konuya dahil oldu. Hangi kanalı açsan, hangi sosyal medya platformuna baksan, kahvede dahi otursan hep aynı isimler, aynı başlıklar: Özlem Çerçioğlu, Aydın, Topuklu Efe… Üç gün boyunca bu kelimeler Türkiye gündeminden bir an olsun düşmedi. Sebebi de gayet açık: Özlem Çerçioğlu’nun, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa edip AK Parti’ye geçmesi.
**
Ama işin boyutu, sadece bir partisinin değişmesinden çok daha büyük. Bu geçişin ardında ciddi bir strateji değişikliği var. Çerçioğlu’nun bu hamlesi, siyasi arenada kimsenin beklemediği bir adım olarak, aslında daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir. Aydın’daki bu “geçiş”, ilerleyen yıllarda yerel siyasetin ötesinde, ülke genelinde de yankı uyandıracak bir hareketin başlangıcı olabilir.
**
Bence asıl konuşulması gereken durum, bu geçişin gerisinde yatan sebeptir. Bundan yaklaşık iki ay önce siyasetin iğne deliğinden geçmiş bir abimizle sohbetimizde söylediği söz geldi aklıma. Bak Mustafa dedi, ... "Ömer Günel çok hızlı başladı. Tamam, 2029’da CHP’nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı belli ki o olacak. Ama siyasette ne zaman ne olur belli olmaz. Allah sonunu hayretsin.”... Şimdi daha iyi anladım.
Abimin o gün kastettiği şey, Ömer Günel değilmiş meğer. Boşuna dememişler, ... "Su küçüğün söz büyüğün"... O çok farklı bir pencereden bakıyormuş olaya.
**
Ben kendimce anladığımı dile getireyim; siz nasıl yorumlarsınız bilmem. Aslında kastetmek istediği şey Ömer Günel veya onun erken davranması değil, Özlem Çerçioğlu’nun yanından kopup Günel’in saflarına geçen eski bürokratlar ve siyasetçilermiş. Kendi nefis mücadelelerini ve hırslarını Günel'e alet eden bunlarmış meğer. Günah keçisi kim ama? Tabii ki Ömer Günel. Dışarıdan bakıldığında tüm hamleler ona mal edildi.
**
Peki bu durum Ömer Günel'i nereye getirdi? Büyükşehir belediye başkan adaylığı kucağına bırakılan Ömer Günel, ilk etapta belki de güle oynaya bir seçim geçirecekti. Ama artık işler değişti. Bu olay bugün hesap yaptıran, düşündüren bir noktaya geldi. Çünkü siyasette hamle yapan kendisi değil, etrafındaki isimlerdi. Yani, bence tabii.
**
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da, günümüz siyasetinin ne kadar “figürlere” dayalı hale geldiği. Siyasetteki başarı, artık sadece partilerin kurumsal yapısı ve politikaları ile değil, liderlerin çevresindeki figürlerin ve çıkar odaklarının nasıl hareket ettiğiyle doğrudan ilişkili. Özlem Çerçioğlu’nun Aydın'da bu kadar güçlü olmasının altında yatan en büyük sebeplerden biri de budur. Kendisini bu konuda övüyorum, yıllar boyunca hem CHP’nin kurumsal gücünü hem de kişisel olarak kurduğu siyasi ilişkileri çok iyi harmanladı.
**
Birçok kişi buna ben de dahil, Özlem Çerçioğlu'nun AK Parti'den seçime girmesiyle birlikte kaybedeceğini, hezimete uğrayacağını düşünüyor. Normal olan budur AK Parti'nin yaşadığı güç kaybını düşünecek olursak. Ama az önce de dediğim gibi, Aydın'da AK Parti ve CHP bir kenara, vatandaşın imajındaki Özlem Çerçioğlu bu kenara.
**
Bunu kendisini övmek için söylemiyorum, rakamlar bunu gösteriyor. Söylemler, gözlemlerin önüne geçmez. Rakamları hatırlatmak amacıyla paylaşıyorum:
2024 Yerel Seçimi:
Özlem Çerçioğlu (CHP) → 344.000 oy
2023 Genel Seçimleri:
CHP → 272.769 oy
2019 Yerel Seçimleri:
Özlem Çerçioğlu → 368.791 oy
2018 Genel Seçimleri:
CHP → 242.000 oy
2015 Haziran Genel Seçimleri:
CHP → 267.000 oy
2015 Kasım Genel Seçimleri:
CHP → 272.000 oy
2014 Yerel Seçimleri:
Özlem Çerçioğlu (ilk kez Büyükşehir adayı) → 285.281 oy
Rakamlara bakacak olursak, tabii dönem şartları ve ittifak partilerin getirdiği oyları da unutmamak lazım fakat, bu rakamlar aslında çok net bir mesaj veriyor. Yıllar boyu Cumhuriyet Halk Partisi'nin Aydın'daki kurumsal oyu sabit kalmışken, Özlem Çerçioğlu adı kişisel olarak en az 50 bin fazla oy almış. Bu da onun şahsi gücünün bir göstergesi. Yani, sadece bir partinin temsilcisi değil, bir politik figür olarak gücünü pekiştirmiş bir kişi.
**
Tabii, analiz bununla da sınırlı kalmaması gerekir. Aydın, Türkiye’deki siyasi iklimin bir yansıması. Yani, yerel seçimlerle genel seçimler arasında sürekli bir etkileşim var. Aydın’daki siyaseti daha da karmaşık hale getiren bir diğer faktör ise DEM Parti. Çözüm süreci, silah bırakma, DEM Parti’nin Cumhur İttifakı’yla yaptığı temaslar… Tüm bunlar, Aydın özelinde çok daha farklı bir tabloyu ortaya çıkarabilir. Örneğin, DEM Parti’nin Aydın’daki aldığı 65 bin oyu, sadece 30 bininin Özlem Çerçioğlu’na kayması, tüm dengeleri değiştirebilir. Bu çok önemli bir hamle olabilir, çünkü bu türden bir değişiklik, 2029’a kadar her şeyi yeniden yazabilir.
**
Tüm bu tabloyu bir araya getirdiğimizde, Aydın’da 2029 yerel seçimlerinde çok büyük bir kırılma yaşanabilir. Herkesin beklediği, AK Partili Özlem Çerçioğlu’nun, Aydın’da kazanamayacağı yönündeki düşünceler tersine dönebilir. Çünkü siyasette bir kişi “yapabilir” dedikçe, o kişi başka bir şey daha yapar.
**
Bu yazı şimdilik sadece bir giriş. Bir sonraki yazımda Ömer Günel'i konuşacağım. Yaptığı hamleler, Aydın'ın en önemli meselelerine yönelik sunduğu çözüm önerileri ve genç bir lider olarak gösterdiği cesaret, karşısındaki siyasi rakiplerin hamleleri ve çevresindeki kişilerin onu yönlendirme çabaları ve aynı zamanda, Büyükşehir’den emekli olup “23 yıllık ihanete son vermeye geldik” diyenlerin, miting günü büyükşehirdeki görevlerinden istifa edenlerin analizini de yapacağım.