Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Türkiye Dış Borç İstatistiklerine göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’nin brüt dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,5 artarak 539 milyar dolara yükseldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2026 bütçesinde öngördüğü rakamlar gerçekleşirse 2026 yılında 2,742 trilyon TL faiz gideri açığa çıkacak. Buna rağmen Kamu Yatırım Programı'nda yer alan kamu yatırımı tutarı 1,920 trilyon lira. Anlaşılabilir bir dil ile anlatacak olursak Türkiye 2026 yılında her 100 TL’lik kamu yatırımına karşılık yaklaşık 143 TL faiz ödemesi yapacak.

Yani devletin okula, hastaneye, yola, demiryoluna, sulama tesisine, enerjiye, tarıma ve diğer kamu yatırımlarına ayırdığı her 100 TL’ye karşılık yaklaşık 143 TL faiz bütçelenmiş durumda.

Geçmiş verilere baktığımızda Ak Parti hükümetinin başa geçtiği 2002 yılından günümüze kadar çok çarpıcı verilerle karşılaşıyoruz. 2002 yılında her 100 TL’lik yatırıma karşılık ödenen faiz miktarı 527 TL dolaylarındayken bu rakam 2017 yılında 71 TL’lere kadar gerilemiş vaziyette.

Yani AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında tablo bugünkünden çok daha ağırdı. Strateji ve Bütçe Başkanlığının arşivindeki 2002 Yılı Yatırım Programı verileri ile dönemin Maliye Bakanlığı/Hazine bütçe gerçekleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu yatırımlarına ayrılan program ödeneğinin yaklaşık 9,84 milyar TL, faiz ödemelerinin ise 51,87 milyar TL düzeyinde olduğu görülüyor.

Sonraki yıllarda bu makas hızla kapandı. 100 TL yatırıma karşılık faiz yükünün 2005’te yaklaşık 282 TL’ye, 2010’da 174 TL’ye, 2013’te 110 TL’ye gerilediğini gösteriyor. 2015’e gelindiğinde yatırım ile faiz neredeyse başa baş hale geldi: 100 TL yatırım karşılığında yaklaşık 99 TL faiz.

2017 ise bu serinin en dikkat çekici yıllarından biri oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığının 2017 Genel Faaliyet Raporunda, Yatırım Programındaki 3.042 kamu yatırım projesi için 80,4 milyar TL başlangıç ödeneği bulunduğu belirtiliyor. Aynı yılın faiz giderleriyle karşılaştırıldığında her 100 TL kamu yatırımına karşılık yaklaşık 71 TL faiz ödenmiş oldu.

2002’den 2017’ye kadar çok güçlü bir iyileşme yaşandı. Faiz giderinin kamu yatırımı karşısındaki ağırlığı hızlı ve hissedilir bir biçimde geriledi. Ancak 2017 sonrasında yön değişti; faiz yeniden yatırımın üzerine çıktı.

Burada Türkiye yeniden eski günlere, 2002’ye döndü demek doğru olmaz. Rakamlar zaten bunu desteklemiyor. Fakat aynı iktidar 2017’de 71 TL’ye kadar düşürülen faiz-yatırım oranını neden ve nasıl iki katına çıkardı?

Türkiye bir dönem faiz yükünü azaltıp yatırımların önünü açmayı başardı. Bu gün de yapılması gereken, bir zamanlar başarılmış olan bu dengenin neden bozulduğunu doğru teşhis etmek ve kamu kaynaklarının yeniden üretken yatırımlara daha fazla alan açmasını sağlamaktır.

Sağlıklı ve bereketli günler dilerim.